Güne baş ağrısıyla başladım. Makyajımı bile silmeden sızmışım. Geceye dair hatırladığım tek şey ağlayarak kustuktan sonra koşa koşa odama çıkıp uyuduğumdu. Uyandığımda ilk iş yüzümü yıkayıp makyajımı temizlemek oldu. Kremlerimi sürdüm, derin bir nefes alıp aşağı indim. Anneannem çoktan uyanmış, mis gibi bir kahvaltı hazırlamıştı. "Günaydın anneanne." "Günaydın kızım." Yüzüme bakınca irkildi. "Suzan, bu hal ne? Gece kaçta geldin sen? Hem kim bıraktı seni, arabayı görmedim." "Anneanne… Ufak bir sarhoşluk olmuş olabilir. Beni de Murat abiyle beraber Can eve bırakmış olabilir… Araba da hâlâ mekanın otoparkında kalmış olabilir." "Ben sana az iç demedim mi? Rezil olduk Cana. Murat da senden on yaş büyük olacak güya, ikiniz de birbirinizden betersiniz." "Ay anneanne, o Can kim sanki… Hem herkes içti. After party’nin olayı o. Eğlenmek." "Eğlenmek zıkkımı dozunda içerek de olur. Neyse, gel otur. Doğru düzgün kahvaltı et." Tam sofraya oturacakken kapı çaldı. Teyzem ve Murat abi gelmişti. Murat abinin hâli de benden beterdi. "Heh, bunun da hali Suzan’la aynı. 31 yaşındaki adama yakışıyor mu bu haller oğlum?" "Anneannecim ama ben senin biricik torununum, bana kızma. Hem insanın ikizi hayatında bir kere evleniyor." Kahvaltı boyunca onlar düğünü konuşurken Murat abi dirseğimle dürttü ."Nasıl vardın dün eve?" "Arkadaşın getirdi işte." "Teşekkür ettim sabah arayıp. Ona güvenmesem seni o halde yalnız bırakmazdım da Can iyi çocuktur." "Ne güzel." "Ben dünle ilgili hiçbir şey hatırlamıyorum Suzi." "Çok normal. Ben de hatırlamıyorum. Sana göre daha iyiydim ama." "Yine de güzeldi. Eğlendik." "Aynen." Tam o sırada telefonum titredi. Ankara otobüsümün ertelendiği bildirimi geldi. "İnanmıyorum! Bilet ertelenmiş. Diğerleri de dolu… Yarın hem dersim hem de stajım var. Geç kalamam ki!" "Hiç mi yok?" "Yok! Olanlar da çok geç varıyor." "Uçakla gitmeyi dene," dedi teyzem."Keşke… ama o da dolu." Murat abi bir anda heyecanlandı. "Dur! Can bugün Ankara’ya gidecekti. Sorarım, belki birlikte gidersiniz." İçimde ufak bir tereddüt vardı ama geç kalmak daha kötüydü."Lütfen sorar mısın?" "Tamam." Kısa süre sonra yüzünde kocaman bir gülümsemeyle döndü. "Şanslısın Suzi. Bugün gidiyormuş. Dörde doğru çıkar. Hazır olursun değil mi?" "Olurum tabii!" "Neden gidiyor Ankaraya?"diye sordu anneannem. "Şirketten gönderiyorlar bir proje için. Hem ailesi de orada ya haftasonu kalıp öyle dönecek." Beş saatim vardı. Odama koşup valizimi hazırladım, duş aldım. Dünün ağırlığı üzerimden akıp gitti. Pembe, tek omzu açık tişörtümü giydim, şortumu geçirdim. Saçlarımı doğal haliyle bıraktım. Hafif allık, rimel ve dudak balmımı sürdüm. Kendimi daha iyi hissediyordum. Saatler sonra korna sesiyle kapıya çıktık. Valizimi yerleştirirken anneannem ve teyzem bana sarılıp sıkı sıkı tembihledi.Aynadan baktığımda anneannemin arkamdan su döktüğünü gördüm. "Seni çok seviyorlar," dedi Can, direksiyona otururken. "Ben de onları... Onlar benim tek ailem." "Tek ailen?" Kısa bir sessizlik oldu. Can hemen toparladı. "Özür dilerim. Boş ver, bir şey deme." Yeni tanıştığım insanlara karşı hep utangaç olmuşumdur. Canla konuşurken de aynı şeydi. "Dün için kusura bakma," dedim. "Eve koşmam… kötüydüm." "Sorun değil. Kötü derken?" "Yanında kusmak istemediğim için koştum." "Ah, anladım! Murat’ı öyle hallerde gördüm ki, sen masum kalırsın." "Sen Murat abiyle çok yakınsın. Onun için mi İzmir’e taşındın Can abi?" "Can abi? Dün de bana böyle seslendin ama sarhoşluğa özel sanıyordum." dedi gülümseyerek. "Murat abi hep Can abin deyince öyle demem gerekiyor diye düşündüm. Benden büyüksün ya. Saygı, resmiyyet gibi." Ne açıklama yapacağımı bilemedim. "Gece oynarken pek resmi değildik ama," diye mırıldandı."Ne dedin?" "Bir şey demedim." "Oynarken mi? Dün biz oynadık mı?" "Birlikte dans ettik. Seni kıramadım." Yerin dibine girdim. "Hiç hatırlamıyorum." "Yalancı mı diyorsun bana?" "Hayır! Sadece… hatırlamıyorum. Ne oynadık? Nasıl oynadık?" Can kahkaha attı. İlk kez bu kadar içten güldüğünü gördüm. "Tamam, sakin ol. Buzları eritmek için şaka yaptım. Ama dans ettiğimiz doğru." "Ay… rezil oldum." "Hayır! İyi ki dans ettik, yoksa sıkılırdım." "Çok utandım şu an." Arabada sessizlik hükmederken "Bu arada… bana Suzi diyebilirsin," dedim. "Neden Suzan'ı kullanmıyorsun? Bence çok güzel bir isim." "Bilmem doğduğum günden beri anneannem dışında herkes bana Suzi der. Dedem ben doğunca aniden ne isim vereceğini bilemeyince anneannemin ismini vermiş bana. Anneannem gıcık olur isminin kısaltılmasına." "Dedenin eşine olan aşkına hayran kaldım," dedi. "Sen de istersen ben sana Suzan demeye devam etmek isterim. O nadir insanlardan biri olmak isterim." Sözleri içimde sıcak bir yer açtı."Olur," diyebildim sadece utanarak. Biraz sohbet, biraz müzik derken gözlerim kapanmıştı. Uyandığımda Can hala aynı dikkatle yola bakıyordu. "Uyandın mı?" diye gülümsedi. "Kaç saattir uyuyorum ben?" "Dünün yorgunluğu çıktı diyelim." "Ne kadar kaldı varmamıza?" "Ankaradayız artık. Sen adresini yazabilir misin?" dedi navigasyonu bana uzatarak. Yirmi dakika sonra mahalledeydik. "Teşekkür ederim Can abi. Beni kurtardın." "Ne demek. Her zaman." Tam dönüyordum ki seslendi, "Bu arada… birkaç gün burada olacağım. Bir şeye ihtiyacın olursa arayabilirsin." "Numaran yok ki?" "İstersen vereyim." Telefonlarımızı değiştirdik. Canla vedalaşıp binaya girdim. Binam eski olduğundan asansörü yoktu. Şanslıyım ki birinci katta kalıyordum. Kapının önüne geldiğimde çantanın küçük cebine elimi attım. Anahtarımı bulamayınca panikledim. Çantamı devirip her şeyi yere saçtım, ama yoktu. Hemen belki arabada düşürmüşümdür diye Can'ı arayıp olayı anlattım. Can arabasına baksa da bulamamıştı. Çilingir bulmaya çalışırken telefonuma bir mesaj düştü: Can Murat Abi: “Suzan, aşağıdayım. Hangi blok?” Ben: “A blok.” Ayak seslerini duyunca başımı kaldırdım. Can beni yerde çökmüş, eşyalarla çevrili görüp hemen yanımda durdu. "Suzan… gerçekten yok mu?" "Yok! Ne yapacağım?" "Tamam, düşünelim." "Çilingir çağıracağım." "Bu saatte?" "Kaç ki saat?" "00.30." "Arkadaşımı arayayım…" "Nerede yaşıyor?" "Keçiören." "Çok uzak. Şöyle yapalım…" dedi yumuşacık bir sesle. "Sen bize gel." "Efendim?"
Bölüm 3
3. Bölüm
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.