"Olmaz. Kabul edemem. Ailen ne der?" "Ailem evde değil. Yarın gelecekler." "O zaman hiç olmaz. Ya böyle emrivaki oldu. Ben arkadaşımı arayayım." Arkadaşıma beni araması için mesaj yazdım. Beş dakika sonra aradı. Duyduğum şeyle yüzüm düştü. Selim "ne oldu?" der gibi yüzüme bakıyordu. "Erkek arkadaşındaymış." "Başka arayabileceğin arkadaşın var mı?" "Bu en yakın arkadaşımdı. Diğerleri aileleriyle yaşıyor. Of ne yapacağım?" "Bak çilingir bu saatte olmaz. Açmadı da telefonu. Uzun sürer zaten kiliti değiştirmek. Bak gidelim bize. Sabah da okula bırakırım seni merak etme." "Anneannemlere ne diyeceğim peki?" "Doğruları." "Tamam." dedim üzgün bir ses tonuyla. Murat abinin arkadaşı olmasa asla yapmayacağım bir olayı gerçekleştiriyorum şu an. Yeni tanıdığim bir adamla aynı evde kalacaktım. Eve geldiğimizde ilk ilgimi çeken aile evi sıcaklığıylı. Eve anne eli değdiği belliydi. "Geç lütfen. Rahatına bak." Can bavulumu kalacağım odaya götürüp salona yanıma geldi. "Bir şey içmek ister misin?" "Su alabilir miyim?" "Tabii." Can mutfaktan su getirip karşı koltuğa oturdu. "Rahatına bak lütfen. Anneannenler bir şey demez. İstersen Murata ben açıklayabilirim." "Teşekkür ederim ama gerek yok. Bu durum aramızda kalırsa sevinirim." "Neden?" "Anneannemler fazla korumacı bu konularda. Öğrenirse başımın etini yer. Neden anahtarı kaybettim, neden bir erkekle başbaşa aynı evde kaldım." Son cümleyle kafamı kaldırıp Can'a baktım. Şaşkınlıkla bana bakıyordu. "Ha yanlış anlama. Senden bir zarar gelmeyeceğini biliyorlar da. Endişeliler işte. Neyse ben uyusam iyi olur." Odaya gidip bavulumdan çıkardığım pijamamı giydim. Can'ın odaya girdiğini duyunca hızlıca banyoya gidip dişlerimi fırçaladım. Çıkışta Can'ın sert vücuduna çarptım. Başımı kaldırıp gözlerine baktım. "Ay kusura bakma. Görmedim." "Beni mi?" dedi Can gülerek. 1.90 boyunda adamı da göremiyorsan körsün Suzi. "Şey,gözlüğümü takmadım da," elimdeki gözlüğümü gösterdim utanarak. "Taksana." "Takayım." Büyük, siyah, kare çerçeveli gözlüklerimi takıp tekrar Can'a baktım. Yüzünde anlamsız bir gülüş vardı. "Niye gülüyorsun? Yakışmadı mı?" "Çok yakıştı. Tatlılığına gülüyorum. Gözlük ayrı yakışmış." Utançtan yanaklarımın yandığını hissediyordum. Can'la bir-birimize çok yakındık. Her nefes alışverişinde göğüs kafesinin nasıl hareket ettiğini hissediyordum. "Şey, ben gideyim. İyi geceler." "İyi geceler Suzan." Can bana her Suzan dediğinde irkiliyordum. Geri dönüp ona bir bakış attım. Alarmı kurup yatağa uzandım. Uyuyamıyordum.
Bir saat tavana baktıktan sonra su içmek için mutfağa gittim. Bardakların hangi dolapta olduğunu bulmaya çalışırken duyduğum sesle irkildim.
"Bardaklar sağ üst rafda." "Korkuttun beni." "Özür dilerim. Korkutmak istemedim. Toplantı için çalışıyordum. Ses duyunca bakmak istedim." "Su alacaktım ben de." "Seni de uyku tutmadı galiba." "Yok tutmadı."
Can dolaptan aldığı bardağa su döküp bana verdi. Sessizliği bozarak "Biliyor musun terminalda tanıştığımızda benden hoşlanmadığını düşünmüştüm. Şimdi evinde su içiyorum."
"Senden hoşlanmadığımı nereden çıkardın?"
"Bilmem öyle hissetmiştim. Suratın asıktı o gün. Ben de Murat abi zorla seni beni almak için peşinden sürükledi diye düşündüm."
"Alakası yok Suzan. Yarın katılacağım toplantının gerginliği o zaman başlamıştı. İş yüzünden gergindim sadece. Yoksa seninle hiç sorunum yok." "Biliyorum Can abi." "Ben de bir şeyi merak ediyorum." "Nedir?" "Can abi nereden çıktı birden bire?" "İsmin Can değil mi?" "Yok abi nereden çıktı merak ettim." "Bilmem. Murat abinin arkadaşısın, benden on yaş büyüksün ve Murat abi senden "Can abin" diye bahsediyor. Can dersem kızar. Onun öyle göründüğüne bakma. Bana çok kızıyor."
Can dikkatle beni dinliyordu. Kaşları çatılmıştı.
"Murat sana kızamaz. Bana Can diyebilirsin."
"Yok ben sana Can abi diyen nadir insanlardan olmak istiyorum." dedim gülerek.
"Hmm demek beni taklit ediyorsun."
"Ne alakası var canım. Sadece dediğin çok hoşuma gitti ben de kullanmak istedim Can abi."
Can siniri bozulmuş gibi gülmeye başladı.
"İyi geceler Can abi."
"İyi geceler Suzan."