İçeriğe geç

Gizemli Bahçe

Bölüm 2 · 12 dk okuma

Gizemli Bahçe

Bölüm 2

Kaos mu, Yoksa savaş mı?

O gün, çok değişik şeyler yaşanmıştı. Okapi'nin yanlış birşey söylemişcesine kendisine kızması beni çok şaşırttı. birinin ismini söyleyecekti alt tarafı neyine bu kadar şaşırdı ki? Sabah kalkınca ilk işim 1. Kural'ı uygulamak oldu, tabii ki odamı toplamak! çol sıkıcı odamı topladıktan sonra baş ucumda duran Xerus'a baktım. O kim biliyor musunuz? Benim bir tanecik tatlı baykuşum! Onu çok seviyorum. Biraz Xerus ile ilgilendiren sonra odamdan çıktım, tam kapımı açtığımda önümde beliren Can'ı görünce irkilip geriye doğru sıçradım.

- agagaaaaayy! Can ne yapıyorsun!?

- dün akşam bana söylemeden dışarıyı gezmeye çıkmışsın!

- evet, çıktım ne var bunda?

- bana da söylemeliydin! En azından bende seninle gelip dışarıyı gezmiş olurdum

- tamam, bugün birlikte tekrar gezeriz

- hıh! Peki, öyle olsun

Bu çocuk cidden kafayı bozmuş. Aşşağı kata inip kahvaltımı da yaptıkdan sonra Can'ı alıp dışarı çıktım. Gezerken yine opaki'yi gördüm. bu şansı değerlendirip o emi- kişisini öğrenmem gerek!

- Opakiii!!

- Aa, günpat!

- naber?

- iyiii seen?

- iyi bende dee.. sana bişey sormak istiyorum.

- tabii?

- şuu.. dünki emi- kişisini tanıyabilir miyim ayıptır sorması?

- eee.. şeeyy.. kendisi çok utangaç biridir tanımasan daha iyi olur

- hadii yaaa noluurrrr.. ellerimi havada birleştirerek en masum yüzüm ile ona baktım

- tamam, seni tanıştırıcağım benimle gel, ama önce şu yanında duran veleti benimle tanıştırırmısın?

Can kendisine velet denildiği için çok sinirlenmişti

- Bana velet diyemessin!!

- tamam sakin ol. İsmin ne?

- Can, hııh günpat ablaa bu kişiyle arkadaşlık yapmadan olurmuu.. hiç gözüm tutmadı daa!

- Can sen eve git şimdi benim minik işlerim var tamam mı?

- pööfffff tamam, gidiyorum!

Can gidince okapiyle birlikte emi- kişisinin klubesine doğru yürümeye başladık. Bir süre sonra tam emi- kişisinin klubesinin önünde durduk. Okapi bir süre tedirgin gözler ile klubeye baktı daha sonra da bana.. ve bu şekilde bir kaç kez tekrarladı burda tedirgin olunacak şey neydi acaba? Okapiyle kapıyı tık tıklaması için kafam ile işaret verdim ve okapi sonunda kapıyı tıklamayı başardı çok şükür aradan çok zaman geçmeden kapı hemen açıldı, kapıyı kumral saçlı, tıpkı benimkiler gibi kehribar gözlü, çene hatları oldukça havalı duran, saçlarının şekli ile ortalığı yerle bir eden bir delikanlı çıktı, yaklaşık 14 yaşlarında gözüküyordu. Sanırım bu çocuk emi- kişisiydi. Yanımda duran Okapiye baktığımda sanki gözleri hayranlık içinde emi- kişisini izliyordu. ne yani bu kız bu çocuğa mı aşık? Öff aman bana ne ki bundan? Kimi severse sevsin! Niye böyle şeyler düşünüyorsam. Okapiye tekrar baktım, gözlerini bir türlü emi- kişisinden alamıyordu şaka mı bu? Buraya aşkı ilan için gelmedik! Bu saçma bakışmaları sonlandırmak için bir şeyler yapmalıydım, hemde hemen!

- ööhhggöömmm! boğazımı temizleme sesi çıkartarak tüm dikkati üzerime çekmiştim

Okapi'ye bakarak

- Büşra? Beni bu şahıs ile yani bu çocuk işte her kimse tanıştırmayacak mısın?

- ş-şey evet, Emir bu arkadaşım Güneş Işıl, kendisi ile dün tanıştık, buraya yeni gelmiş..

- Emir miii!?? ayy olamaz sanırım biraz fazla büyük tepki vermiştim

Emir bana bakarak

- evet, neden bu kadar şaşırdın ki?

- hiiçç

- sana gelirsek Büşra neden bu kızı benim ile tanıştırıyorsun?

- b-ben yanlışlıkla ağzımdan çıkardım, ama gerçekten yanlış-

Emir okapi'nin sözünü keserek

- tamam, kes!

bu saçma Emir çocuğu kendini havalı mı sanıyordu? Bu kadarıda fazla ama! Ben neyim burada!

- öhöömm Emir abi, yada Emir veya Emir çocuğu, bunuda kabul etmessen Emir şahsi kişisi acaba kendini bana tanıtırmısın? Okapi'nin bir suçu yok, ben merak ediyorum!

- tamam, öyleyse gelin şuraya adam akıllı konuşalım

Bu emir'e çok sinir olmuştum. Bizi bir süre yürüttükden sonra minik bir parka vardık ve boş bulduğumuz bir banka karşılıklı olarak oturduk.

- evet, okapi ve Güneş Işıl öncelikle şunu sorucağım, bir lakabın varmı çünkü genelde bizim grubumuzda bir birimize lakap ile sesleniriz de.

- evet, bir lakabım var "Günpat" ama şu dikkatimi çekti, sizin bir grubunuz mu var?

- Günpat mı? Tahmin edeyim güzel gözlerinin Güneş ışığında etrafı şenlendirmesin den dolayımı aldın bu lakabı?

- e-evet ama nereden bildin?

- çünkü tam olarak şuan gerçekleşiyor

fark etmemişim bile, gözlerim güneş ışığına maruz kalıyormuş buraya geldiğimizden beri! Güneş ışığı gözüme geldiği için emirin yanına oturdum. Ama o anda okapi'nin bana ve Emire dehşet içinde baktığını gözümden kaçırmışım

- evett, bana bir grubunuzun olduğunu söylemiştin tam olarak ne grubu?, kimler var grupta onlar ile de tanışabilir miyim?

Sanırım okapi kıskanç biriydi

- ben en iyisi grubumuzu bu alana çağırayım, ne dersin emirciğim?

Emir bana baktı ve kafasıyla okapiyi onayladı. Okapi birilerine mesaj attı ve bir süre aynı yerde oturarak bekledik. Aradan 5 dakikaya yakın bir süre geçti , bir kız ve bir erkeğin bize doğru yaklaştığını gördüm. Kız kıvırcık saçlıydı ve yemyeşil gözleri vardı, yanındaki erkeğin ise kahverengi saçları ve siyah gözleri vardı. 2 kişi yanımıza geldiler ve oturdular. Kıvırcık kız benim yanıma, siyah gözlü erkek ise opakinin yanına oturmuştu. Kıvırcık kız bana bakarak,

- " merhaba" dedi

- " merhaba" olarak karşılık verdim.

- ismin nedir?

- Güneş Işıl senin ki?

- benim ismim ise Ela, yanında oturan kişi benim abim, karşındaki ise Gökalp

Şaşırmıştım. Yani şimdi Emir Ela'nın abisimi? Dayanamayarak lakaplarını sordum,

- şey, emir bana hepinizin bir lakabı olduğunu söyledi lakaplarınız neler? Benim ki "Günpat"

Gökalp sırıtıp,

- emir çok korkak birisi olduğu için ona "Tırsinator" diyoruz, Büşra'nın lakabını biliyorsun sanırım Ela'nın ise çok kitap okuduğu için ben ona genelde "livrem" derim sanırım artık sende bizim grubumuzdansın ve sanada Günpat diyeceğiz

- ne güzel, grubunuzun yeni üyesi olduğuma göree.. genelde böyle grupların kendi içlerinde şifre sözcükleri olur sizin var mı?

Ela, yani gökalpin livresi,

- evet, bir tane şifremiz var. Sana biraz saçma gelebilir ama şifremiz, "Makarna"

- Makarna mı? Ahahahah

sessiz kıkırtımı tutamadım

- evet, makarna anlamı ise "benim bir planım var" demek bunun bir gün ile yarayacağını hepimiz hissediyoruz..

Gökalp'in livresi böyle deyince ortamda bir gerilim sessizliği oluştu. Sanki bildikleri ve benden sakladıkları bişey varmış gibiydi

Dayanamayarak,

- bende artık sizin grubunuzdayım benden bişey saklamanız doğru olmaz değilmi?

Dedim ve herkese sırayla göz gezdirdim

Emir bir anlık bana baktı ve,

- evet, bir bildiğimiz var ama.. bunu kimseye söyleme ve lütfen kimseden bahsetme olurmu?

- tamam, bahsetmem, nedir?

- bize inanmayabilirsin ama.. derenin kenarındaki minik klube varya

- derenin kenarındaki minik klubemi? Ben orada yaşıyorum.

Bunu dediğinde hepsi aynı anda "ne!!" Dediler

- noldu, bunda bir sıkıntı mı var?!

Gökalp bana baktı ve,

- aslında az çok evet, sıkıntı var çünkü yaşadığın o klubenin arka tarafındaki bahçede yaşayan bir seri katil var.

- Ne!!!! Bu nasıl olur!!??

demek büyük annem oraya bu yüzden girmemi istemiyordu! Ne saçmaa seri katilin o bahçede ne işi var ki?!

- ama seri katil neden o bahçede ki?

Okapi tedirgin bir yüz ile

- bizimde bildiğimiz bir hikaye var ama bu hikayeyi sana alıştırarak anlatırsak çok daha iyi olur senin için..

Şaka mı bu? Ne hikayesi??

- tamam anlatın lütfen dinliyorum.

Ela tam hikayeyi anlatmaya başlayacaktı ki Gökalp Ela'yı durdurup,

- dur livremm, sen anlatıp ağzını yorma, ben anlatırım

Gökalp bunu dediğinde Ela'nın abisi olan emir yani tırsinator sanırım ela'yı kıskanıyordu

Kıskanç emir,

- hayırdır Gökalp ne zamandan beri kızlara yavşar oldun?

- sana mı sorucam kime yavşadığımı? Ayrıca ben yavşamıyorum lütfen daha saygılı ol!

- başlatma saygına Gökalp!

- başlatırsam nolur!!

delirmiş bunlaar! Bir kız için kavga ediolar resmen acilen şu kavgayı durdurup şu hikayeyi dinlemem lazım!

- Yeteeeeerrr!!!!! İkinizde kavgayı kesin ve şu hikayeyi anlatın lütfeen!!

sonunda 2 sinide susturmuştum ve Gökalp hikayeyi anlatmaya başladı

- tamam, üzgünüz günpat anlatıyorum. Bizim bu ünlü seri katilimiz sanırım.. Nalan isimli ve senin yaşadığın klubede yaşayan birisinin yakınıymış, ama henüz neyi olduğunu bilmiyoruz maalesef

Neeeee!!!!! Ben doğrumu duydum yoksa Nalan anneden mi bahsediyor!?

- bi-bir saniye Nalan benim büyükannem ama...

- nasıl yani senin büyükannen bir seri katilin arkadaşımı?!

- yok canım büyükannem yapmaz!

- demekki yaparmış, aman diyim sakın gidipde büyükannene falan anlatıyım deme haa!

- tamam, anlatmam şimdi şu hikayeyi anlatmaya devam et lütfen

- peki, dediğim gibi Nalan anne ile ünlü seri katil arkadaşmış yada her neyse artık kimse bilmiyor neyi olduğunu, bunlar henüz çok gençken, Nalan anne ve katil bu arada şuanki katil henüz ozamanlar katil değilmiş her neyse devam edelim bu iki ne olduğu bilinmeyen arkadaş hergün aralıksız sizin klubenin arka tarafındaki gizemli bahçenin içinde işkenceye maruz kalıyorlar mış. Ama bizim şuanki katilimiz'e artık gına gelmiş ve kendisi de katil olmaya yemin etmiş.

hikayeye bak arkadaş! Büyükannem den beklemezdim, ve ayrıca Nalan anne bana bunları neden anlatmadı ki?!

- peki, bu durum hakkında ne yapacağız?

Gökalp emin bir ses ile,

- hazırlanın! Yarın bu seri katilin işini bitireceğiz!!

Gökalpin livresi korkmuş bir şekilde,

- a-ama sonuçta o bir katil onu bu kadar kolay alt edemeyiz ya bizede işkence yaparsa o-ozaman nolucak b-bizi kim kurtarıcak!!

Gökalp gülmemek için yanaklarının içini ısırmıştı ve aşk dolu gözleriyle livresine bakıyordu, ııiiyyy iğrenç kusucaamm Gökalp bir anda ayağa kalktı livresinin yani Ela'nın yanına oturdu, ona yaklaşıp sarıldı. Bunlar yaşanırken emir'in sinirden yüzü kıpkırmızı olmuştu.

Ama Gökalp emiri umursamadan,

- aaauooyyy livvreeemmmm benimmmm, korkmaa seennnn, ben seni korurummmm

Ela sinirli bakışlar ile,

- aaaaa yeter amaa, ne livreymiş yaaa!

- ayyy livreemmmm çen siniylendinmiiyy?

- ööööffff gökalpp!!!!

Emir bu manzaraya daha fazla dayanamadı,

-Yeter Gökalp!!!

- sen karışma emir!

- karışırım! O benim kız kardeşim tabiiki karışıcam!!

- ozaman benimdee... Eee... Livreciğim sen tam olarak benim neyim oluyosun...?

- göökkkallpppp!!! Saçma hayaller kurmayı keesss!!!!

Opaki kavgaya daha fazla dayanamadı ve,

- yeter! Gökalp yanıma otur! Ela bana bak! Emir sende kavga çıkartmak için yemin mi ettin?

Ben hayla gökalp'ın seri katili alt etmek istemesinde takılı kalmıştım.

- gökalp acaba katili tam olarak nasıl alt etmek istiyorsun, bir planın var mı?

- evet, var ama seri katilin harekete geçtiği sadece belirli günler var oda salı ve Perşembe günleri geceye doğru oluyor. Yarın salı, ya yarın yada Perşembe günü halletmeniz gerek bunu.

- tamam, peki tam olarak ne yapıcağız

- bende bilmiyorum, bir fikri olan varmı?

Herkes şaşkın şaşkın gökalpa bakıyorlardı, sanırım fikri olan kimse yoktu

Emir kendinden emin bir şekilde,

- ozaman seri katilin hareketlerine göre doğaçlama gideriz. Herkes için uygunmu?

Sanırım herkes için uygundu kimseden ses çıkmadı, ve bu demek oluyordu ki herhangi bir planımız yok ve her şey doğaçlama gidicek. biraz zor olucak.. Bir süre sonra herkes evlerine dağıldı ve bende yarın olacakları düşünerek klubeye doğru gidiyordum, ama hayla Nalan annemin gençliğinde böyle şeyler yaşamış olması bana hiç gerçek gibi gelmiyordu, ama 4 kiş bir toplanıp bana neden böyle bir yalan söylesinler ki? Nalan annem gerçekten acaba seri katilin tam olarak neyi oluyor? Sonunda eve varmıştım akşam yemeğimi yiyip odama geçtim. Nalan anneyle pek muhatap olmadım.. odama gitmek için yukarı kata çıktım, kapımı açmıştım ki...

- AAagagagaggağğğğh!!! Caaannn!!!

Gördüklerime inanamıyordum! Resmen ayak parmak uçlarıma kadar kanlar gelmeye başlamıştı, çoraplarım kanlar ile kaplanmıştı dizlerimin üstüne düştüm, dizlerim ve her yerime kanlar bulaşmıştı, korkudan ne yapacağımı bilemedim buda neydi böyle! Neden tüm yer kan ile kaplı v-ve neden Can kanlar içinde yerde yatıyor! Ayrıca bunlarda yetmezmişcesine can çıplaktı! Her yerinde bıçak izleri vardı ve... Neden kanıyordu NOLDU BURADA!! Ben bunları düşünürken büyükannemin arkamda kahkahalar dan boğulmak üzere olduğunu yeni fark etmiştim..... Böyle şakanın içine sıçsınlar!!! Burnum sızladı, gözlerim kızardı. Can gülerek yerden kalkıyordu, çok sinirliydim yüzümdeki damar hatları belli olmuştu resmen, eğer biri bana bişey demeye kalkışırsa sinirden klubeyi yıkacağımı çok iyi biliyordum.. Nalan annem ve Can gülmeyi kesmişlerdi çünkü fazla sinirlenmiştim, bunu fark ettiklerini anlayabiliyorum.

Nalan annem kendini suçlu göstermemek için,

- k-kızım gerçekten benim bir suçum yok bu kadar sinirleneceğini-

Konuşmasına izin vermedim çünkü fazla sinirliydim Şakanın da bir sınırı var ama!

- yeter, Can şakalarından bıktım! O anda ne kadar korktuğumu anlayamassın!

- tamam Güneş abla bu kadar abartma yaa

- off can şu yerleri temizle lütfen

- peki tamam temizlicem

Dedi ve bez almaya gitti, e bir zahmet!

Bir süre sonra...

Yatağımda oturarak kitabımı okurken camımdan gelen bir ses duydum. Camdan baktığımda tırsinator, opaki, gökalp'in livresi, ve gökalp'i gördüm. Bana bakarak aşşağı gelmem için işaret yapıyorlardı. Üzerimde gecelik olduğu için, üzerime gri bir swit ve altıma bir eşofman giyip aşşağı indim. Aşşağıya indiğimde hemen yanıma gelip bir planları olduğunu söylemişlerdi, bu saatte plan peşindelermi hayla?

Emir yanıma gelerek,

- Günpat! Mükemmel bir plan bulduk

- nedir?

- şöyle, katilin ilk isteği tabii ki aramızdan bir kişiye işkence etmek olucak.

- işkencemi? Nasıl yani.

- Ela'nın işkenceye karşı bir eğitimi varmış, yani bu tür durumlarda ne yapabileceğini bizden çok daha iyi biliyor.

Ela emin bir şekilde şunları söyledi,

- evet, sanırım sizin için işkenceye maruz kalacak kişi benim, zaten eğitimim var sizden bir yaş daha da büyük olduğum için. Bu benim için kolay olucak.

- eee, peki sonra.

fazla mı meraklıyım..

Gökalp Ela'nın işkenceye maruz kalacağı için korkmuştu fakat belli etmemeye çalışıyordu. Korkulu bir şekilde sadece şunları söyleyebildi,

- a-ama livrem.. ya tüm eğitimi bir anlık unutursan, ne yapacağını bilemez sen?, ozaman nolucak? Livreeeeemmmm sana bişi olmasına izin verememmmm..

Ela gökalp'in ona livre demesine çok sinir oluyordu ve bu yüzden sinirini saklayamadı,

- yaaaaa yeteeer!!! Gökalllp bana livre deyip durma ben senin livrem falan değiliimmm!!! Allah'ın Arabıııı!!!!! Pisliikk!!!

Ela gökalp'e söverek ona vurmaya başlamıştı bunu izlemek çok güzel

- Bana bak Gökalp! Bana livre deyip durma artıııkkk!!! Al sanaaa! paatt, paattt! Ve bir tane daha paaatttt!

Gökalp dövüldüğü için ağlasamı, gülsemi bilemedi

- ahhy! Sen bu kadar güçlümüydün livremm!

Emir gülerek kavgaya dahil olmak istedi sanırım.

- afferim sana Elaa! Devam ett. Benim yerimede dövv, hatta sana yardımda edebilirim.

Ela gökalpe vururken yorulmuştu resmen. Gökalp ela ona vururken sinsice sırıtıyordu.. bu çocuğun işi gücü yok mu ya?

Kavga ederken fazla ses çıkardıkları için onları uyarmak zorunda kaldım,

- tamam tamam, sakin olun bu kadar kavga yeter. Tüm millete duyurdunuz sesinizi!

Okapi beni onaylayarak,

- Günpat haklı, bu kadar yeter. Emirciğim bana çantandaki suyu verebilir misin?

bu kızda delirmiş..daha önce kızların erkeklere yavşadığını hiç duymamıştım

Emir sırıtarak,

- tamam, veriyim okapiciğim. Ama bu sudan ben içmiştim sıkıntı olurmu?

Okapi bence aslında içmek istiyordu da kimse yanlış anlamasın diye iğreniyormuş gibi yapmıştı.

- ehe.. ııiiyyy ozman ben ondan içmiyim en iyisi.

Gökalp tekrardan sırıtıp ela'ya baktı ve,

- sende su ister misin, Livrem?

Ela'nın az önceki dinmek üzere olan siniri tekrar yenilenmiş gibi gökalp'e baktı ve tam tekrardan vuracakken gece gece insanları rahatsız etmemek için onun için zorda olsa durmuştu.

- Gökalp! Şükret insanlar gecenin bir yarısı rahatsız olmasınlar diye duruyorum!

Buraya plan için gelmiştim ama yaşananlara bak!

-tamam, her neyse plan bu kadar mı?

Okapi emir'den aldığı gözlerini bana vererek,

- evet, bu kadar gerisi artık doğaçlama olucak, ve çok korkutucu olucak..

Okapi haklıydı. Seri katil dediğimiz kişiyi hafife almamalıydık..

- gerçektende korkutucu olacak...

yarın ki yaşanacaklar bir kaos mu, yoksa savaş mı? Olacaktı..

Bölüm sonu

1 yorum