Gözlerimi açmakta zorlanıyordum, her neredeysem üzerinde olduğum şey sanki minik kayalıklara çarpıp dengeyi bozuyor ve sallanıp duruyordu. Boynumda büyük bir ağrı vardı nedenini bilmiyordum. Gözlerimi zorlayarak açtım, yamulan gözlüğümü düzelttim, boynumu yasladığım rahatsız şeydende kaldırarak etrafı yoklamaya başladım ben neredeydim? Etrafa şaşkın bir şekilde bakmaya devam ederken ön koltukta oturup arabayı sürmekte olan Buse teyzemi gördüm. Tabii yaa, annemin yurt dışındaki işi yüzünden büyükannemin minik kulübesine doğru gidiyorduk ve yola koyulalı tam iki saat olmuştu ne yani? Ben şimdi iki saat boyunca arabanın kapısının rahatsız kenarında boynumu yaslayarakmı geçirmişim? Klubeye varınca ilk işim boynuma krem sürmek olucak sanırım. Arabada tek bir sıkıntı vardı oda Buse teyzemin minik oğlu Can'dı hayatımda bu velet kadar sinir bozucu birisi görmedim! Ve bu çocuk büyükannem'in klubesinde benimle birlikte 1 hafta kalıcaktı 1 hafta boyunca bu veletle minik bir klubede baş başa kalmak mı!? Neyseki Can sadece 1 hafta kalıcak ama kendi durumumu henüz bilmiyorum. Tüm yolculuk boyunca Buse teyzemle sohbet etmiştik ve o sırada da Can beyefendisi bizi rahatsız etmekten başka bişi yapmamıştı. Buse teyzemle konuşmak çok güzeldi çok kafa dengi ve sempatik bir insan ayrıca birde iç mükemmelliği yetmezmişce dışındada mükemmel bir insandı, çok beğendiğim kızıla kaçan saçları vardı ve ela gözleri gerçekten çok güzeldi. Teyzem ile konuşurken aradan 1 saat geçtiğini bile fark etmemiştim neyseki en sonunda klubeye varmıştık. İlk önce Can ve ben kendimize boş odalardan birini seçtik, Can en küçük odayı almak zorunda kalmıştı çünkü o sadece 1 hafta kalıcaktı, ben ise annem yurt dışından dönene kadar belkide hiç dönmeyebilir işte tam olarak bundan korkuyorum... Odamıza yerleşmiştik Can ve ben Buse teyzemle vedalaştık Can öyle tatlı bağımlısı bir çocuk ki annesine yani Buse teyzeme 1 hafta sonra eve döndüğünde evinde eğer 2 tepsi baklava bulamassa annesine küsücekmiş miş mişş.. bu velet 8 yaşında olmasına rağmen kendini bişey sanıyor Buse teyzem gitmişti ve ben klubeye çıkıp büyükannem nalan'a dışarıyı keşfetmek istediğimi söyledim ama önce bana bu minik klubenin kurallarını tanıtmak istedi. şakamı bu? Minicik klubede ne kuralı?
- ışılcığımm ilk önce sana çok önemli olan 7 tane büyük kuralımdan bahsetmek istiyorum.
- 7 kural mı? Nalan anne bu fazla olmadı mı?
- neyi fazla kızım daha fazlaydı ama kıyamadım sana
- kıydığın halini hiç merak etmiyorum Nalan anne..
- 1. Kural: sabahları odanı toplamadan odandan çıkarsan öğlen tatlı keyfini kaçırdın demek olur.
- tatlıyla aram pek iyi değil zaten. Devam edelim
- ama bazen tatlıda kurabiyede yapabiliyorum.
- k-kurabiye mi.. neyse devam et lütfen
- evet, hemde enn sevdiğin kakaolu kurabiyeler den. Her neyse 2. Kural: yemeğini bitirmeden sofradan kalkarsan eğer tüm bulaşıkları sen yıkarsın.
- hadi kuralları koydunda, cezaları niye koydun be kadın!
- sus, büyüklerine bağırma!
- öööööfffffff
- 3. Kural: büyüklerine öff leme
- şaka mı bu?
- ben şaka maka bilmem yavrrucuğum
- Nalan anneciğim acaba o "r" harfini uzatmasanmı diyorum??
- 4. Kural: benim cümlelerini düzeltmeye kalkışma yoksa arka taraftaki büyük bahçenin etrafında 10 tur atmak zorunda kalırsın.
- peki,
- 5. Kural: söz dinle, yoksaa.. cezasını henüz belirlemedim o anki durumuma göre değişir
- oldu hanımefendi hazretleri, başka?
- oooo bak bu cümleyi beğendimm "hanımefendi hazretleri" 6. Kural: bana bundan sonra böyle seslenceksin
- peki, tamam, şimdi lütfen son kuralı söyler misiniz hanımefendi hazretleri?
- 7. Kural: sakın arka taraftaki bahçeye girme!
- neden?
- boşver sen sadece, girme...
Büyükannemin bu davranışları çok esrarengizce gelmişti. Kafamla Nalan annemi onaylayıp saçma kurallarınıda dinledikten sonra dışarıyı keşfetmek için bahçeye indim etraf çok sessizdi. Her yerde Nalan annemi ki gibi minik minik klubeler vardı. Etrafta bir süre gezdim ve bana nedense tüm bu klubeler esrarengizce geliyordu, ve tam o anda karşıda bana doğru gelen bir kız gördüm. Bir süre sonra yavaş adımlar ile yanıma varan kıza bakıyordum aynı şekilde oda bana bakıyordu. Kızın sarımsı saçları vardı, gözleri yemyeşildi, ben bunları düşünürken önümde duran kız bir anda tatlı bir sesle
- "merhaba" dedi
- "merhaba" dedim ve konuşma şöyle devam etti
- ismin ne? Kimsin? Seni ilk defa görüyorum yeni gelmiş olmalısın neden geldin? Yaşın kaç? En çok neyi seversin?
- ismim Güneş Işıl, bende kim olduğumu bilmiyorum kimim ben? Evet yeni geldim, 13 yaşındayım ama biz ona 14 diyelim şurada 2 ay kaldı 14 olmama, en çok kakao parçacıklı kakaolu kurabiyeleri severim.
- ismin çok güzelmiş, benim ismim ise Büşra. Zevklerinde harika arkadaş olalım mı?
- olalım, ama bana kakao parçacıklı kurabiye yapman şartıyla ama kakaolu olucak sade olursa yemem
peki, dedi ve uzaklaşmaya başladı, bu kız beni ciddiye mi almıştı? Şaka yapmıştım oysaki!
- Hey! Dur, sadece şaka yaptım!! Dediğim de gülerek yanıma doğru koşarak geldi.
- kara mizah severim ama gerçekleştirmeyi de severim.
Gülümsedim. çok değişik bir kızdı
- peki, Güneş Işıl'cığım bir lakabın varmı?
- evet, var
- nedir?
- dalga yok ama!
- tamam, tamamm
- Günpat
- Ahahahhaga
- hani dalga yoktu! Gidiyorum ben!!
- tamam ya şaka yapmıştım, benimde bir lakabım var
- nedir?
- önüme gelen her şeyi yediğim için bana Okapi diyorlar
- hafif kıkırtımı tutamadan "iyiymiş ama herşeyi yediğine göre nasıl bu kadar çeviksin hayla?"
- aslında yediğim şeyler pek yemek sayılmaz, daha çok elime verilen her şeyi yeme gibi bir alışkanlığım var. Peki senin lakabının anlamı nedir günpat?
- gördüğün gibi kehribar rengindeki gözlerim güneş ışığı görünce patlar ve ortalığı şenlendirirmiş öyle olduğunu söylüyorlar
- ne güzel, seninle tanışmak güzeldi ama şimdi geç olmadan gitmem gerek, görüşürüz!
- tamam, görüşürüz
Değişik bir kızdı, nasıl eline verilen her şeyi yiyebilir bir insan? Eşyalarında mı? Değişik? Büşra uzaklaşırken bir anda aklıma bişi gelmişcesine durdu ve bana doğru döndü, aramızda 20 adımlık bir alan vardı, ve bağırarak " Günpaat! Hemen yan tarafındaki klubede oturan çocuğa çok dikkat et! İsmi emi-" dedi ve sustu sanki söylememesi gereken bişi söylemiş gibiydi bir anda koşarak uzaklaştı, bu kız koşarken parmağını mı ısırıyordu? Yoksa bana mı öyle geliyor? Lakabının hakkını veriyor cidden. Bu mahalle çok esrarengizceydi. Peki Büşra'nın yanii okapi'nin sonda söylediği isim neydi? Erkek ismi olduğu belliydi ama isim tam olarak neydi emi- demişti ve susmuştu çok acayip! Emi- ile başlayan erkek isimleri.. ne olabilir ki emir,emin,emirhan,emircan,emirkan,emiralp,emirşah,emirhanlı ooohoooo say say bitmez ki? Bence emir, emirhan'da olabilir ama sanki emin gibide geliyo, öffff çok sinir bozucu! ben gidiyorum! Yoldan geçerken şu ismi belli olmayan emi- kişisinin yaşadığı eve baktım bu çocuğun, yada adamın ismini bir şekilde öğrenicem! Okapi niye bukadar esrarengizce davrandı anlamıyorum.
