Gölge lordunun uyanışını hisseden dünya büyük bir deprem ile sarsıldı. Bu uyanışı hedefleyen lordlar ve destekleyenler arasında bir toplantı yapılması kararı alındı. Bu sırada Karman'ın vücudunu kullanan gölge lordu beslendi. Yüzden fazla avcıyı mor alevleri ile yakarak özümsedi ve ilk gününün lütuf öğününü bitirdi. Onun için tek avlar, avcılardı, sebebi ise sıradan canlıların alevlerine layık olmamasıydı.
Günün bitiminde Karmanın kuklaya dönen vücudu, gölge lorduna tepki verdi. Vahşet'e dair hafızalarını gölge lorduna aktardı. Lord kendisini eğlendirmeye layık bir başka oyuncak bulduğuna sevinerek "Senin vücuduna vekil olan ben, ricana razı oldum. Vahşet'in ölümü senin limit kaldırıcın olsun" dedi. Yoğun aurasından dolayı, Vahşet'i kolayca buldu ve saniyeler içerisinde onlarca kilometre katederek önünde belirdi. Kendi gölgesinden çıkan askerleri, ona alevlerini güçlendiren "Kasiel'in Boynuzu" adlı güçlü bir manayla kaplı ikili hançeri verdi.

Gölge lordu, hançeri eline aldığı gibi kalbi tepki verdi ve insanı sağır edecek bir hışırtı ile birlikte etrafındaki bir kilometrelik alanı mor alevlere çaldı. Savaş başlamadan bitmişçesine birkaç dakika içerisinde kazanan kararlaştı. Karman yeni hissettiği bu duyguya kapılıp gidiyordu, bu da lordun gücünü arttırıyordu ve öfke denen bu lezzetli zalimliğin tadını her zamanki cahilliğiyle çıkarıyordu. Savaş, içinde bulundukları şehri kül etmiş ve dünya bu sefer bu haberle sarsılıyordu.

Toplantıda tüm lordlar vardı. Gölge lordunu destekleyenler üstünlük kazanmaya başlarken haberler salona ulaştı. İlk durduruculardan olan Gölge Lordu'nun davranışlarına kimse anlam veremiyordu. Her yerden sesler yükseliyordu, bazıları umutsuzluğa kapılacak iken Gölge Lordu'nun eski dostu olan "Ejderhaların İmparatoru" tüm sesleri bastırarak "Gölge lordu yok edilmeli!" diye bağırdı. Tüm lordlar bu emre uyarak harekete geçti, ne de olsa bu, Kaos'un başlangıcını önlemek içindi.
Lordlar dışındaki hiçbir avcı bu yere ayak basamaz iken, "North İttifakı" küllerin şehrine adım attı. Olacakların farkına varan Karman az da olsa korkuyordu. Lordun gücü ne kadar inanılmaz olsa da sonuçta sınırsız değildi.
Yapabileceği tek şey oradan gölge lordu dediği kişiyi izlemek olduğundan, her zamanki gibi o, sessiz kalmaya devam etti. Ancak bu sefer onun için bağıracak, öfkelenecek, yok edecek biri vardı. Bu hisleri devam ederken bir yandan dakikalar sonra burada olacağını bildiği lordlar için, binlerce askerlik ordusunu gölgesinden çıkarıp emirler veriyordu.
Vahşeti yendiği için garip bir zevkle dolan ve kibriyle taşan Karman, iyi bir kap görevi görüyordu, en azından öyle sanıyordu. Gölge lordu eski şöhretini geri kazandığı için mantıklı düşünmekte zorlanıyordu. İçinde kabaran bu hisler, her şeyi yakıp kül etmesini söylüyordu. Kibirli bir kahkaha patlattı.
Şehirde hala yanan alevlerden başka bir hışırtı olmadığından ortama hızlıca yayılan kahkaha, tüyleri diken diken eden bu manzaraya eşlik ediyordu. Portallardan geçerek buraya gelen lordlar bu birlikteliğin ahengine aldırış etmemek için zorlanıyorlardı. Savaş işte tam bu gece, dünyadan arınmış bu yerde tek bir kahkaha ile başlamıştı...