Bir insan düşünün; nasıl öleceği, ne zaman ve neler yaşayacağı gösterilmiş. Kader denen kavramı aşmış ve hayata farklı bakmaya başlamış.
Hayatın ne kadar boş olduğu gibi spekülatif konulara girmeyeceğim. Vardır her şeyin bir manası, eğer biz varsak eğer.
Önceden insanlar bulunduğu çevre kadar tanınır, gözlemlerini ona göre yapar ve bu ihtimaller dâhilinde bir bilgi birikimine sahip olurdu. Veya kitaplar ne kadar anlatı sunsa da bir evrede her şeyi insanın hayal gücüne bırakırdı.
Tabii o hayal gücü de çevremizle sınırlı kalırdı.
Bugüne kadar gördüğümüz sınırlı şeyler üzerinden benzetmeler yapmaya çalışırdık, değil mi?
Ormanda ilkel bir hayat sürmüş bir insanın, göğün ardında ne olduğunu düşünürken bir boşluk olduğunu düşünmesi aklına gelmezdi.
Peki ya konu nereye bağlanacak?
Ulaşılamayacak hayallerin ve "en"lerin verdiği o buhrana. Yaşadığımız hayatın tatminsizliğine ve hep daha fazlasını istemeye.
Etrafınıza bakmanızı istiyorum. Kaç insan buhranda, kaç insan hayallerinin peşinde?
İnsanlar dağı keşfetmeye çıkmadan artık tepesini düşünüyor.
Fark edemedikleri şey ise çarkın dönmeye devam ettiği.
Bu çarkı kaçırdığımı sanırdım o zamanlar. Korkunç bir umutsuzluk ile bakardım her şeye. Oysa kimseyi tutmamıştım.
Gerek de yoktu!
Ben olmalıydım sadece.
Ve sanırım şu anda bunu başarıyorum.
Siz siz olun, siz olun dostlarım.
Siz olmak, ardınızda pişmanlık bırakmayacak...
Melek ve Şeytan Kıskacı
Sorgularım penceremin ardından; arsızca, acımasızca ve amansızca.
Bıkarım güneşin ışığından, karanlığın medcezirinden. Gelgitlerim bitsin artık; durulayım ve susayım.
Biraz da ben olayım, sen olayım; biz olayım.
Yorgunum...
Bedenime kurşun işlemez; ruhumu bir kar tanesi parçalar.
Kırgınım, çok kırgınım. Absürtlük içinde ki kahkahalarım; sebebini anlayamaz kimse.
Ben araftayım,
İki bıçak arasındaki yansımayım; ıssız adanın bitkisi, mahsuru olamadığım yerlerin mahsulüyüm.
Süslü değilim; çirkinlik abidesiyim, hem de o kadar çirkinim ki yakamozumdan korkarım; kaçarım.
Özgür iradeyi sorgularım: Ben basit bir kukla mıyım?
Öyle olsaydım burada ne işim var?
Benim gibi birisi daha var mı ki dünyada?
Paylaşalım hislerimizi umarsızca.
Arzulardan bıktım ve insani değerlerimi yaktım ama ben hâlâ iyi bir insanım.
Normların kalıbına uyum mu sağladım?
Neden kötü olayım — o da bir arzu değil mi?
İşte ben böyle biriyim, ben iyi bir insanım.