Kendini sevmeyen iki insan tanışırsa ne olur?
Benim hikâyemde olan, travma çemberinde yaşanan kasvetli bir aşk.
Sanırım tüm bunları yaşadıktan sonra bana göre aşk, aşılamamış travmaların bir temsiliydi. Tabii bu aşkı neye yorduğunuza bağlı. Benim bahsettiğim, hani şu destanlarda, kitaplarda olanlar var ya, onlardan bahsediyorum.
Bir aidiyet hissi, eksik kalınmışlık, tekrar edilmişlik, amaç edinme gibi hisler taşıyor genelde.
Tabii o zamanlar bilmezdim böyle şeyleri. Derdim ki: "Bu kız deli mi? Ne yapacak ki beni?"
Çok hatam oldu tabii. Daha çocuktum ne de olsa.
Kırdım onu istemeden. Dilim doğrucuydu biraz, pek yalan söyleyemezdim. Yalandan da olsa söyleyemezdim.
Sözlerimi o kadar dikkatli seçmeme rağmen kırmıştım onu.
Sevmiş o beni ya, sevmiş.
İnsan sevenine kıymamalı. Bence hâlâ öyle. Ona hiç kıyamadım. İşin sonunda döner durur, yine gelirdim başının ucuna. Az sohbet ederdim, dağıtırdım kafasını. Sarmalamadan bırakamazdım onu.
Benim için aşk değil, sevgiydi bunun adı.
Onun adına taşıdığım bir sorumluluk duygum vardı. E nihayetinde dünyada bana göre beni karşılıksız seven tek birisi vardı.
Ona iyi bakmalıydım.
Bir kız çocuğu gibi bakmıştım ona hep. Sevmiştim, sarılmıştım ama hiç arzulamamıştım.
Üç senemiz geçti böyle. Dile kolay.
İnsan bazen şaşırıyor ve yanındakine alışıyor.
Çok alışmışım, çok bağlanmışım ona.
Beni acımasızca bıraktı. Öyle ki sorumluluğunu üstlenecek bir konuşma bile yapamadı.
Sarsılmıştım. Öfkelenmiştim. İlk defa böyle hissetmiştim.
Bir açıklamayı hak ediyordum bence. Ona bile gerekli görülmedim. Bir nankör gibi terk edildim.
Ona bağlandığımı hissettiğim zamanlarda terk edildim.
Sanırım beni üzen de buydu.
Dedim ki: "Neden geldin ki? Bir açıklamaya bile layık görmedin beni. Bir köşede beklettin."
Bu saatten sonra işler nasıl eskiye dönerdi ki?
Ben seni sevmişim artık.
Bilemedim.
Bilemedim...
İntikam almak yoktur ruhumda.
Baş başayım bugün serenatımla.
İşte sözlerim bunlardı o gün adına...
Bir Kız Tanıdım
Bir kız tanıdım, iki bıçağın arasında.
Bir kız tanıdım, iki dudağın arasında.
Bir kız tanıdım, iki gözün arasında.
Bir kız tanıdım, ruhumun yarısında.
Sanmıştım ki o olmalı odağım,
o olmalı sunağım, o olmalı Suzan’ım, o olmalıydı kadınım.
Yanılmışım; hem de bu ilk defa değil, bin defaydı. Yanılgılarım arasında en kararsızı ve belki de benim için en arsızı.
Sensin benim çocuk tarafım, kızamadım ki sana. Nasıl kızar ki insan çocuğuna; benine, sana mesela?
Canım yanarken bile kırılıyormuşum aslında; benim, sen tarafımda bir köprü yıkılıyormuş.
Ne yapmalıyım ki bu pazarda? Pazarlığım sensen, tahtımı da bırakırdım ben bu baharda.
Sevmek neydi ki? Hep bunu düşündüm. Elde etmek mi? Onsuz yapamamak mı? Özlemek mi? Nefessiz kalmak mı? Hepsini arşınladım ve karşındayım ben… Yine değeri bilinmeyen yalnız bir adamım.
Söylesene, ne yapmalıydım?