Sabah uyandığımda saat öğleye geliyordu bu ben her zaman öğleye kadar uyurum.
Üzerime beyaz tişört ve siyah şortumu giyip aşağıya indim.
Âşağıda gülüşme sesleri geliyordu.
Aile hep beraber konuşup gülüşüylrlardı gözlerim dolmuştu hiç bir zaman böyle güzel bir ailem olmamıştı.
"ahh doğa günaydın güzel kızım" dedi Zeynep hanım.
"Günaydın" dedim.
Zeynep hanım "Bende seni bekliyordum bugün seninle alışverişe çıkacağız" dedi.
"Bakın gerçekten benim daha giymediğim kıyafetim var lütfen almanıza gerek yok" dedim.
Zeynep hanım "Kızıma kendim kıyafet almak istiyorum hadi hazır gibi duruyorsun gel çıkalım" dedi.
Diğerlerine döndüm "Lütfen benim kıyafetim var bari siz bir şey deyin" dedim.
Hepsi anında bir işle ilgileniyormuş gibi yaptılar gıcıklar.
Alışveriş merkezinde ilk girdiğimiz mağazada günlük kıyafetler aldım.
Zeynep hanım elimi bir sürü kıyafet yığmıştı oflaya puflaya hepsini sıra sıra denemiştim.
"Bakın lütfen yoruldum bu kaçıncı kıyafet yalvarırım gidelim artık" dedim.
Zeynep hanım "Tamam bunu da alalım gidelim" dedi.
Rahat nefes verdim.
Alışveriş diyince kesinlikle Zeynep hanımdı.
Eve geldiğimde deniz salonda telefonla oynuyordu diğerlerini de bilmiyordum.
Merdivenler den elimdeki paketlerle yukarı çıkmak zordu biri elimdeki paketleri aldı baktığımda Kerem di "Teşekkür ederim" dedim.
Kerem "Rica ederim" dedi.
Paketleri odama yatağımın üzerine bıraktı "Çok Teşekkür ederim" dedim tekrardan.
Kerem "Sorun değil bu arada güzelim bir ihtiyacın olursa karşı oda benim odam gelebilirsin" dedi ve gitti.
Kerem iyi birine benziyordu.
Akşam yemeğinde Kerem'in yanında iki boş yer vardı bende birine oturdum.
Herkes yemeğe başlamıştı ağzıma bikaç kaşık çorba yedim.
Kapı çaldı tek barış yoktu o gelmiş olmalıydı.
Barış arkadan " ben buraya oturmam" dedi. Yani benim yanıma.
Ahmet bey tam bir şey söyleyecekti ben konuştum "Sorun değil ben zaten doymuştum size afiyet olsun" dedim ve masadan kalktım.
Zeynep hanım "Olur mu öyle şey otur doğa hem baksana tabağından bile bir şey yememişsin" dedi.
Evet yememiştim.
"Hayır sorun değil gerçekten benim zaten karnım aç değildi sizin için masaya oturdum afiyet olsun" dedim ve merdivenlere yöneldim.
Benim yüzümden hiç birinin rahatsız olmasını, böyle mutlu bir aileyi mutluluğunu mahvetmek istemiyordum.
Akşam saat birdi uyuyamıyordum acaba kurabiye mi yapsam çalışanlar yoktu müzik dinleyerek yapardım.
Sessizce dikkat ederek merdivenlerden aşağıya indim mutfağa girdim.
Kurabiye tarifini açtım kalp şeklinde kurabiye yapıcaktım.
İlk önce malzemeleri çıkarttım sonrada müziği açtım müzik eşliğinde ne yaparsam yapayım eğlenceli oluyordu.
Kurabiyeyi şekil veriyordum en sevdiğim şarkı çalmaya başlamıştı müziğe uyum sağlamak için dans ediyordum.
Arkamdan biri konuştu "Vay sen doğaya bak ne güzel de dans ediyor" dedi Kerem.
"Teşekkür ederim" dedim. "Uyumadın mı" dedim.
Kerem "Yok uyku tutmadı mutfağa şu içmeye geldim ve seni dans ederken gördüm" dedi.
Kerem elini uzattı "Bu prenses benimle dans etmek ister mi" dedi.
Elini tuttum "Tabiki Kralım" dedim ve dans etmeye başladık.
Kerem beni etrafında döndürdü beraber gülerek dans ediyorduk.
Fırından ses geldi kurabiye olmuştu dansımızı kesmek zorunda kaldık.
Kurabiyeyi fırında çıkardım, tezgaha koydum Kerem "Kokusu güzel geliyor".
Miğdem bulanıyordu baş dönmesiyle kereme tutundum kerem "iyimisin" dedi.
"Kurabiyenin kokusu beni benden aldı" diyerek yalan söyledim.
Kerem gülmüştü.
Endişelenirse keyfi kaçardı.
Kerem eline kurabiyeyi aldı bana uzattı kurabiyeyi ısırdım.
Kerem de tadına baktı "Çok güzel olmuş" dedi. Kerem
"Teşekkür ederim" dedim.
Kerem "Hadi gel artık yatmaya gidelim" dedi.
Beraber yukarı çıktık.
Odama gireceğim sırada kerem beni odasına çekti "bugün bu güzel kardeşim benimle yatacak" dedi.
Keremle yatmak biraz garip olsa da beni eğlendiriyordu.
Akşam yatarken uykulu halimle kereme sarıldığımın bile farkında değildim.
Bölüm sonu.....................