Okuldan eve geçmiştim. Çantamı bıkkınlıkla koltuğa fırlattım. Sıcaktan erimiştim. Sınav yaklaşıyordu. Aynı zamanda tatil de.
Artık o kadar yoğun ders çalışıyordum ki beynim erimişti. Kahrolası sınav yüzünden kendimi görmüyordum. Bıkmıştım. Bir an önce gelse de kurtulsam.
Biraz dinlenmek için karşıdaki koltuğa oturdum. Televizyonda birşey yoktu. Kendime bir film bulmaya çalıştım.
Aşağı Araz ve Uraz indi. Merdivenden inerken kısa bir bakış atmıştım.
Önüme döndüm ve televizyona baktım. Tam o sırada Araz kafama okul çantamı fırlattı.
Bir anda gelen darpeyle ne yapacağımı bilemedim. Hışımla koltuktaki yastığı ona fırlattım. Ona değil yoldan geçen Uraz'a geldi. Tam isabet kafasına vurmuştum.
O da bana döndü. Hepimiz ona bakıyorduk. Yastığı aldı ve Araz a fırlattı.
O da kafasından vurdu. Ve aradan çekildi.
" Lan ben ne yaptım sana Lara'ya vursana."
" Ben ona kıyamam ,bana döndü, vurdum say"
Kafamı salladım.
" Bana kıyıyon ama ben insan değil miyim?"
" İnsan olsan ne yazar senden 10 tane olsa Lara etmez gereksiz. "
Araz kalbini tuttu. " Kırılıyorum ama. " Dedi ağlamakla.
Uraz bakmadı ve gitti. Araz sa kendini koltuğa attï.
" Bayılıyorum galiba" dedi.
Koray abim geldi.
" Kalk ötede bayıl klima buraya vuruyo"
" Hepiniz kalpsizsiniz gidiyorum ben. "
" Aman seni çok ararız burda kalsaydın birde."
"Yazıklar olsun size."
Bir anda annem salonda belirince tüm gözler de ona döndü.
" Ne oluyor yine burda sesiniz mutfağa kadar geldi. "
"Anne senin bu çocukların beni istemiyor" dedi Araz parmağıyla hepimizi işaret ederken. Çocuk gibi davranıyordu. Bir yandan da ağlamaklı gözlerle bakıp kendini acındırmaya çalışıyordu.
" Senden iyi oyuncu olurmuş " dedim.
Bir yandan da Hera havlıyordu. Sanırım isimsiz kedimiz yine bir şeyler yapmıştı. Telefonuma üst üste mesajlar geliyordu.
Koltuktan telefonumu alınca abimler bana döndü. Merak etmişlerdi kim olduğunu.
Bizim gruptu
Shrek'in eşşekleri
Yağmur
Biz birşeyler yapalım benim canım sıkılıyo.
Cem
Sinemaya gidelim mi yeni bir film vizyone girecekti.
Siz
Bir animasyon filmi vardı gidelim bana uyar
Cem
Animasyon mu izleyeceğiz çocuk muyuz biz
Siz
niye olmasın ayrıca ne sen 18 yaşını geçtin ne de animasyon çocuk filmi.
Yağmur
Bence de animasyon izleyelim.
Cem
İyi madem siz öyle diyorsunuz
Telefonu bıraktım. Bence Cem Yağmur öyle dedi diye kabul etmişti. Ayrıca ben onları shipliyordum. Böyle olması hoşuma gitmişti. Birkaç aya umarım sevgili olurlar. Ben şahsen yakıştırıyorum da ikisini.
" Ee kimmiş ?" Dedi Koray
Tahmin etmeliydim. Hepsi yüzüme dikkatle bakıyorlardı.
" Bizim grup. "
" Anladım. " Kıskanmış mıydı bide şimdi bu. Grip yiyorum resmen. Yanına gidip yanaklarını sıktım.
" Oy sen kıskandım mı ?"
Ellerimi üzerinden çekmeye çalışıyordu.
" Hiçte bile o nerden çıktı"
" Tabi tabi inandım. "
O da benim saçlarımı karıştırmaya başladı.
" Ama abi ya " saçlarım hep birbirine girmişti. Oldu mu bu şimdi.
" Çocuklar hadi yemek hazır rahat bırakın birbirinizi." Acıkmıştım iyi oldu .
...
Gerçek ailem / LaraBeyza
34. Bölüm
Hikayen hakkında birşeyler yaz için dokun...
Hazırlanmam bitmek üzereydi. Temiz bir makyaj yapmıştım. Makyaj gibi bile durmuyordu. Altıma bir Jean pantolon üstüme de koyu lila bir kazak giymiştim. Beyaz düz çantamı da taktım ve aşağı indim.
Bugün sinemaya gidecektik. Bence gayet güzel olmuştum.
Aşağı indiğimde beni Koray abim karşıladı. AVM'ye beni o bırakacaktı.
" Ooo prenses çok güzel olmuşsun."
" Teşekkür ederim." Dedim mutlulukla. Yeni vizyona giren filmi resmen aylardır bekliyordum. Animasyon filmi deyip geçmemek lazım. Zaten ilk filmini de izlemiştim yıllar sonra bu devamıydı.
Bu yüzden heyecanlıydım.
Hızlıca ayakkabılarımı giydim. Çok istiyordum zaten bu filmi izlemeyi.
AVM'ye varınca abim beni kısaca uğurladı ben de sinemanın girişinde diğerlerini beklemeye başladım.
Zaten kısa bir süre sonra toplanmıştık.
Heyecandan ölüyordum resmen. Çok iyiydi. Filmin başlangıcında kalp atışımın sesini duyuyordum. Tamam biraz abartıyor olabilirim ama ben zaten bu tür küçücük şeylere heyecanlanan biri olduğum için çok da tuhaf değildi bu durum. Mutlu olmayı biliyordum. Bence her insan bu tür minicik şeylere sevinebilmeli. Yoksa büyük üzüntüleri nasıl unutabiliriz ki zaten.
Yan yana almıştık koltukları. Hepiniz dizildik. Ben ortada kalıyordum. Sağında Yağmur solumda da Berk oturuyordu. Yağmur'un yanında da Cem
" Öff çok heyecanlandım ben. "
" Bu kadar abartma alt tarafı bir film. " Dediği şeyle Cem' e döndüm.
" Hiçte bile bu kadar küçümseme. "
Dediği şeye sinirlenmiştim. Alt tarafı ne demek. Bütün hevesim kaçtı. Somurtmaya başlamıştım bile. Hâlbuki onun alt tarafı dediği film gayette güzeldi. Daha başlamadan ve ilk filmi izlemeden bu kanıya nasıl vardı acaba?
Berk bana bakarak"bence Lara' nın beğendiği film onun gibi güzeldir."
Utanmıştım. Bunları bana bakarak söylemek zorunda mıydı. Yanaklarının kızardığını gizlemek için başımı eğdim. Neyseki film başlamak üzereydi.
Yandan Yağmur'un kıkırdama sesi geliyordu. Çıkışta görürdü o.Utançtan yerin dibine girdim.
" Pişt, deve kuşu utandın mı ?" Dedi Berk.
" Yoo kim demiş. " Halimle dalga geçiyordu. Pislik.
" Ne bileyim bir yanakların kızardı da. "
" Çıkmadan allığı fazla sürdüm uçar diye."
Yüzünde sırıtışın izi vardı. İçinden gülüyordu halime. Tabii bunları duyan Yağmur da yanda kıkırdıyordu hâlâ. Böyle yapınca ses çıkarmadığını mı sanıyordu.
Yalanımın da cidden ya. Kim inanır buna. Sanki girişte beni görmemişler di de.
" Sanki girişte böyle değildi. "
" Tint sürdüm sonradan renk değiştiriyor o. Evden acele çıkmıştım. " Dedim yalanım yüzünden daha da kızarırken.
" Sanki daha kızarmaya devam ediyor gibi. Keşke evden acele çıkmasaydın ilk sen gelmiştin zaten. " Benimle dalga geçiyorlardı. Yağmur gibi de arkadaş olmaz olsun. Berk sırıtırken o da arkadan gülüyordu. Yazıklar olsun size.
" Bir kere de insanlık edersiniz dedim ama işte yok illa beni bekleteceksiniz. "
Film sonunda başlamıştı. Kurtulmuştum sorgu yağmurundan. Resmen benimle oyun oynadılar. Alay malzemesi ettiler beni. Yazıklar olsun.
Hem allık hem de tint sürdüm dedim bide ya. Neyseki makyajdan anlamıyordu. Bir de onun sorgusuyla uğraşamaz burda domates olurdum.
...
Film bitmişti. Hepimiz çıkışta bir şeyler içelim dedik. Kafeye doğru ilerlerken bir oyuncakcıda peluş oyuncaklar gördüm. Şu yaşımda hâlâ onları çok seviyorum. Zaten bence oyuncak almanın bir yaşı yok.
Sürüden biraz uzaklaşıp oyuncaklara yöneldim. Berk beni fark etmişti. Diğerlerine söylemeden peşimden geldi.
" Ne o oyuncak mı alacaksın?" Dedi. Sesi bir çocukla uğraşıyor gibiydi.
" Evet ne var bunda ?"
" Sence de fazla büyük değil misin ?"
" Yoo bence insan istediği oyuncağı istediği zaman alır?"
" Peki sen ne alacaksın?"
" Bilmem bakıyorum."
Dikkatimi çeken gittiğimiz filmin figürleriydi. Anahtarlık , peluş , mini figürler ve benzeri birçok ürün bulunuyordu.
Elim anahtarlıklara gitti. Daha çok çiftler içindi ama bence gayet güzellerdi. Ana karakter olan tavşanı aldım. Bunu Hera'dan saklamalıyım yoksa her an ağzında bulabilirim.
Ben diğer raflara yönelirken Berk o rafta kaldı. Birkaç figür de aldım ana karakterlerin. Bir de önceden izlediğim ve aşığı olduklarımdan biri olan animasyonun da figürlerini görünce çığlık atmadan zor duruyordum. Ana karakterler ve ejderhalarının olduğu seti aldım. Odam figür dolacaktı. Bir raf almayı düşündüm. Bence odama çok yakışacaklardı.
Berk yanıma gelmeyince ben onun yanına geri döndüm. Anahtarlığı aldığım yerim birkaç adım ilerisindeydi. O da birşeyler bakıyordu.
" Benim alışverişim bitti. "
" Az önce Cem aradı. Nerede olduğumuzu sordu bende baş başa kalsınlar diye söylemedim biz takılıyoruz siz de takılın birazdan geliriz dedim. "
" Çıkalım mı o zaman ?"
" Ben kardeşime oyuncak birşeyler bakayım "
" Tamam ben tek çıkıyorum o zaman sen de gelirsin ."
" Olur. "
Kasaya gittim. Hesabı ödeyip bizimkilerin olduğu kafeye gittim.
" Siz neredeydiniz ?" Dedi Yağmur. Sanki gitmemiz daha da iyi olmuş gibiydi hâli.
" Oyuncakcıda ."
" Ne ?"
" Ne var bunda, çok güzel şeyler buldum bak ." Dedim ve aldığım figürleri gösterdim. Hepsine bayılmıştı. Tanımayan bir insan bile anlardı gözlerindeki ifadeyi.
" Çok güzellermiş. Keşke bende gelseydim ya. Figürlerine bayıldım. Keşke o anahtarlıktan iki tane alsaydın. "
" Ne yapacaktım anahtarlık mı stoklayayım. "
" Bana verirdin hain. "
" Ama almadım. "
" Evet maalesef."
" Şansına küsmelisin ." Dedim kafamı yavaşca yukarı aşağı saklarken.
Dudaklarını büzdü küçük bir çocuk gibi. Yerdim şimdi bunu ben. Yanaklarını sıktım.
" Bırak beni hain " dedi kollarımda çırpınıyordu.
Berk de gelmişti. Yanımdaki sandalyeye oturdu.
" Kardeşine ne aldın?"
"Oyuncak araba. "
" Sen ciddi misin kıza araba mı aldın?"
" Evet ne var bunda ?"
" Yok bişey."
İkimiz de siparişlerimizi verdik. Gelen kahvelerle hepimiz susmuştuk.