İçeriğe geç

Gerçek ailem / gerçek aile

Bölüm 32 · 4 dk okuma

Gerçek ailem / gerçek aile

Bölüm 32

32

Berk'den

Ne olduğunu anlamadan kapı üzerimize kapanmıştı. İkimizde açılması için zorluyorduk ama olmuyordu.

" Off açılmayacak galiba zaten bozuktu bu şey ." Dedi Lara yüzünü buruşturup parmağıyla kapıyı işaret ediyordu.

Kapıya vuruyorduk ama kimse duymuyordu. En sonunda sinirle kapıya tekme attı.

Çok tekme de sayılmazdı. Vurduğunda hiçbir şey değişmedi. Hâlâ açılmasını bekliyorduk.

Sıkılıp kapının dibine çöktüm. Derin bir nefes aldım. Bence artık söylemenin zamanı gelmiş hatta geçmişti bile.

Yine de korkuyordum. Onu kaybetmekten deli gibi korkuyordum.

Kimse beni sevmemişti ki nasıl sevildiğini bileyim. Ne yapacağımı bile bilmiyorum ki. Ben kimseye ailemden tek bir kişiye bile seni seviyorum dememiştim ki.

Bilmiyorum. Ne yapmam gerektiğini nasıl sevildiğini bilmiyorum.

Kahretsin ki ne diyeceğimi bile bilmiyorum. Artık mecbur doğaçlama gireceğiz.

O da yanıma geldi oturdu.

" Lara " benim durgunluğum ona da yansımıştı.

" Hı?"

" Benim sana birşey söylemem lazım. "

Kocaman meraklı gözlerle ne diyeceğimi bekliyordu.

Daha da heyecanlandım.

" Lara ben... Ne diyeceğimi bilmiyorum, nasıl denir onu da bilmiyorum ama ben senden hoşlanıyorum. " Tek nefeste söyledim. Artık bundan sonrası onun tepkileriydi.

Dikkatle ne yapacağına baktım.

Ne diyeceğini bilemiyor gibiydi. Beni sevmiyordu. Ve ne diyeceğini düşünüyordu. Ya da nasıl reddeceğini. Nefesimi tutup cevabı bekledim.

" Ben... Bilmiyorum, ne cevap vereceğimi bilmiyorum ama sanırım ben de senden hoşlanıyorum"

Kalp atışlarım hızlandı. Ölecek gibiydim. Tuttuğum nefesimi bıraktım.

Şimdi ikimiz de ne yapacağımızı bilmiyorduk. Öylece birinin bişey yapmasını, söylemesini bekliyorduk.

" Şimdi biz ne olmuş olduk?" Dedim.

" Bilmem. Filmlerde nasıl oluyorsa o işte."

" Filmlerde itiraftan sonra öpüşüyorlar ama ?"

Yine utanmıştı. Yanakları pembe olmuş gözlerini kaçırmıştı. Ne kadar tatlı göründüğünden haberi var mıydı?

" Oha o kadarda değil"

" Şimdi ne yapacağız?"dayanamayıp yine sordu.

" Çıkmayı bekleyip birbirimizden kaçacağız galiba. "

Güldü ." olabilir "

Yine sohbetimiz tıkanmıştı. Birbirimizi çok tanımadığımız belli oluyordu. İkimiz de ne diyeceğimizi düşünürken kapı açıldı. Kapıya yaslanıp oturduğumuz için ikimiz de yere düştük.

Lara gülerken kimin geldiğine baktım. Bizimkilerdi.

Toparlanıp ayaklandım. " Sonunda birilerinin aklına geldik. " Dedim.

Lara'ya da elimi uzattım. Utanmıştı. Hemen yanakları kızardı. Tabii bizimkiler buna anlam veremedi.

Elimi tuttu ve ayaklandı.

" E hadi neyi bekliyoruz ."dedi.

" Sizin topları almanızı , aptal aşık gibi bakıyorsunuz. "

Yine gözlerini kaçırmıştı. Böyle giderse onlar bizden önce bileceklerdi birbirimizi sevdiğimizi.

Elime rastgele bir voleybol bir basketbol bir de futbol topu aldım.

Bunlarla oynasınlar işte daha ne

Bide ayakçılık yapıp top taşıyamayız.

...

Lara

Neler olduğuna anlam veremiyordum. Çok hızlı olmuştu. Rüya gibiydi.

Beni sevdiğini başta anlamamıştım ama şüpheleniyordum. Oyundan sonra da emin olmuştum. Ben de onu seviyordum. Fakat benim bile haberim yokmuş gibiydi.

Biz kızlar voleybol oynuyorduk. Onlar ise basketbol.

Canım sıkılmıştı. Zaten top sürekli düştüğü için sarmıyordu.

Köşeye geçip oturdum. Ben gülmeyince Yağmur yanıma geldi. Birşey olduğunu sanmıştı.

" Ne oldu bir durgunlaştın sanki?"

" Yoo birşeyim yok canım sıkıldı sadece. " Hep böyle oluyordu. Ne zaman normale dönsem insanlar birşey olduğunu sanıyordu. Halbuki bir sorunum yoktu. Sadece arada şarj oluyordum.

" Doğruyu söyle o zaman siz Berk'le ne ayak? "

" Nası ne ayak?" Gerilmiştim. Bu kadar fark edildiğini bilmiyordum.

Tabii onun gözünden kaçmazdı.

" Sen ne o gerildin , sevgili misiniz?"

Saklamanın anlamı yoktu

" Şeyy... Bilmiyorum. Yani ikimiz de itiraf ettik sevdiğimizi ama bir şey değişmedi. "

" E tamam işte. Gerisi zamana kaldı artık. Ayy çok tatlı. " Ellerini çenesinin altında birleştirdi.

Bilmiyorum ki. Ama olduk sayılırdı bence.

Olmuştuk. Rüya gibiydi.

" Eee nasıl itiraf etti. Ne dedi? Sen ne cevap verdin ?"

" İşte şey dedi, ben ne diyeceğimi bilmiyorum ama senden hoşlanıyorum dedi. " Daha ben nefes almadan yine sormaya başladı.

" E sen ne dedin insanı merakta bırakma?"

" Ben de itiraf ettim işte. Bende senden hoşlanıyorum dedim. "

" Hii sonra noldu?"

" Bişey olmadı siz geldiniz işte. "

" Ya of zamanlamaya bak. Keşke gelmeseydik. Keşke müdür yolumuzu kesseydi de gelmeseydik. "

" Manyak müdür ne alaka ?"

" Ben bizim müdürü pek sevmiyorum. Adam bana bir tuhaf davranıyo anlamadım. "

" Nası tuhaf? Birşey mi dedi?"

" Yok ya ben gıcık oluyorum eski müdür daha iyiydi"

Bir tuhaftı. Daha önce fark etmemiştim. Ben çok takılmazdım böyle şeylere ama Yağmur çok dikkat ederdi. Ona göre insanın mimikleri karakterini yansıtırdı.

Aslında haklıydı da mimikler karakteri yansıtıyordu.

Biri size tiksiniyor gibi bakarken istediği kadar sevdiğini söylesin bir anlamı olmazdı.

İkimiz de düsünmeye başlamıştık. Bu sırada Berk ve Cem de yanımıza geldi.

Sanırım zil çalacaktı.

" Naber kızlar?" Dedi Cem Selena misali ellerini açarak.

" Hiiç canımız sıkıldı öyle oturuyoruz. "

" İyi madem dedikodu yaptınız sanmıştım. " Dedi sahte hayal kırıklığıyla.

" Sen iste yaparız. " Dedi Yağmur

" Kız geçen ben 9. Sınıflardan Eda'yı 11lerdeki Mert'le gördüm. "

" Aaa ne alaka onlar. Hiç daha önce tanıştıklarını bile görmedim. "

...

Çoğu zaman ne yazacağımı nasıl devam ettireceğimi bilemediğim bir bölüm oldu. Umarım beğenirsiniz

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.