İçeriğe geç

Gerçek ailem / gerçek aile

Bölüm 31 · 5 dk okuma

Gerçek ailem / gerçek aile

Bölüm 31

30

Bugün okul vardı ve resmen enerjim tazelendi.

Okulu çok sevmesem de arkadaşlarımla birlikte vakit geçirmek kadar iyi bir şey yok.

Klasik rutindi işte. Hazırlanıp okula gittim.

Veee ders boştu. Hem de matematik dersi.

Hocanın çocuğu hastalanmış. Okula gelemedi o yüzden.

Hastaneye gitmiş.

Biz de sınava çok az kalmasına rağmen oyun oynamaya karar verdik.

" Ne oynayalım?"

" Tabu ?"

" Off hayır yaaa"

Başladı yine pick me.

" Şişe çevirmece?"

" Çok klişe başka bir şey olmaz mı?"

" Senin bir önerin varsa oynayalım ?"

Susup kaldı. Kimse onun pick me hallerini çekmek zorunda değil.

" O zaman ben başlıyorum"

" Ama cıvıtalım. "

İlk şişe Ali ve Ayşe arasında durdu.

Ali soru Ayşe cevaptı.

" Doğruluk mu cesaret mi?"

" Doğruluk "

" Madem cıvıtıyoruz. Hmmm. Benden hoşlanıyor musun?"

Bunu tüm okul biliyordu. Bence soru hakkı boşuna gitmişti.

Ayşe kıpkırmızı olmuştu.

Kısık sesle "evet"dedi.

Ali rahat bir nefes verdi. Sınıftan ooo sesleri yükseldi.

Tekrar şişe çervrildi ve bu sefer Ufuk ve Zeynep arasında durdu.

Zeynep soru Ufuk cevaptı.

"Doğruluk mu cesaret mi?"

"Doğruluk."

"Buradan birine çıkma teklifi etsen kime ederdin?"

Ufuk çok rahat bir şekilde" sen "dedi.

Zeynep mosmor oldu.

" Ne o şaşırdın mı? Güzelsin akıllısın hanımefendisin sen Lara gibi misin o şımarık sen uslusun"

" Pardon benim neyim varmış. Sen bana kurban ol bir kere. Ben miyim şımarık?"

Gôz devirdi. Gözlerini oyma isteğiyle doldum.

Gıcık.

Tekrar şişe çervrildi ve şimdi de ben ve Berk arasında durdu.

Soru bende cevap ondaydı.

" Doğruluk mu cesaret mi?"

" Cesaret"

Biraz düşündüm ve aklıma harika bir fikir geldi. Muhteşem eğlence çıkacaktı.

" Birine evlilik teklifi et ama baya gerçekçi olsun böyle hayatım anlamı benimle evlenir misin diye misal"

Etrafa bakındı. Utanmışmıydı. Biz bizeydik ve herkes oyun olduğunu biliyordu.

" Hayatımın anlamı ömrümün en güzel anı, benimle bir ömür geçirmeye var mısın, benimle evlenir misin?"

Sonda biraz bağırmıştı. Sanki oyun değil gerçeğin tam ortasındaydık.

Bu sefer ben morardım.

"Evet. "

Ne ara sınıftakiler yüzük yaptı bilmiyorum ama iki alyansımız vardı. Kağıtları dürerek yaptıkları yüzüklerin içine de isimlerimizi yazmışlardı.

Zorla parmağımıza bu yüzükleri taktılar.

İkimiz de işi şakaya aldığımız için gülüyorduk.

Tüm sınıf alkışlamaya başladı.

Bu anı bekliyormuş gibi elleri parçalanırcasına alkışlardılar.

Cem kaş göz işareti yaptı.

Omzuma vurup " oooo şanslısın kız dalyan gibi çocuğu kaptın , bir ben kaldım aranızda sap gibi"

" Öff hadi amma cıvıttınız yeter devam edelim artık. "Dedi Sude.

Bunun sorunu neydi. Alt tarafı oyun oynuyorduk. Ona batan da neydi şimdi.

Ha anladım. Sanırım o Berk'i seviyordu.

Banane ki oyunumu bozmak zorunda değil. Kimse ona karışmıyorken o da bize karışamaz. Hem bir kere düşünmeyi akıl etmesi lazımdı. Berk istese ona teklif ederdi.

Ama bana etti.

Üstüme alınmalı mıyım ki.

Yok canım ya, öylesine demiştir.

Öylesine midir ki ? Off aklım karıştı.

O sırada zil çaldı. Zille birlikte kendime geldim.

" Hadi kantine inelim. " Dedi Yağmur

" Tamam. " Dedim.

" Biz gelmeyeceğiz. " Dedi Cem

" Niye oğlum inelim işte. " Dedi Berk

" Ben tuvalete gitcem. "

" Benim burda yerim ne peki hikayenin neresindeyim? "

" Yav gel işte. "

" Oğlum tuvalete gitmeye mı korkuyor git işte."

" Sende gel." Dedi ve Berk'in elini tuttu.

Biz ikimiz aramızda bu duruma gülerken hiç bozuntuya vermedi ve " noğluuur" dedi.

" Beni döverler orda ." Okulun en büyükleri bizdik. Dövecek biri olsa o olurdu çünkü sıska biri değildi. Hatta yapılıydı da.

Çocuk gibi davranıyordu.

Belli ki Cem Berk'le konuşmak istiyordu. Biz de onları yalnız bırakmaya karar verip kantine indik.

Cem

Berk'e her ne kadar anlatmaya çalışsam da anlamadı saf çocuğum.

Kızlar bile anladı ve aşağı indi fakat o hâlâ boş bakıyordu.

" Noldu acaba yine?"

" Oğlum sen mal mısın ?"

"Niye?"

" Açıl artık şu kıza ." O mu anlamıyordu yoksa ben mi anlatamıyordum.

Kız da onu seviyordu işte. Olsunlar sevgili onlarda kurtulsun bizde kurtulalım.

Yağmurla 4 gözle bekliyorduk onların sevgili olmasını.

Çünkü olurlarsa çok tatlı olurlardı. Arkadaşlarımızın mutluluğunu istemek suç muydu?

" Ya bırak, onun beni sevdiği ne malum ?"

" Lan kız mı sana açılcak , onu mu bekliyon , açıl işte isterse ister istemezse ayrılırsınız?"

" Ayrılamam işte"

" Manyak mısın sen? Takıntılı mısın? İstemiyorsa olmaz , ben senle arkadaşlığımı bitiririm ona göre ,adam gibi git söyle söylemiceksen ben hallederim. Kıza takıntılı olup onu rahatsız etme. "

" Saçmalama ben onu mu diyorum. "

"Ne dediğin beni ilgilendirmiyor git adam gibi söyle söylemezsen ben söylerim ona göre" baya ciddileşmiştim çünkü ona takıntılı gibi davranıyordu. Onların yanında çekinse de bana söylemişti ondan hoşlandığını ki bence Lara da boş değildi.

" Tamam söyleyeceğim de ne zaman hiç baş başa kaldığımız mı var?"

Aklıma harika bir fikir geldi.

" Neyse hadi bekletmeyelim onları ."

" Tamam ."

Birlikte aşağı indik.

...

Yağmurla muhteşem bir plan yaptık. Aslında basitti. Birazdan göreceksiniz

Ya da okuyacaksınız

Her neyse işte

Bu ders bedendi. Herkes eşofman takımını giymiş hocanın gelmesini bekliyorduk.

Sonunda gelmişti.

" Günaydın çocuklar. " Hep bir ağızdan cevap verdik.

" Günaydın."

" Lara , Berk siz topları getirin. Çocuklar sizde serbestsiniz toplar gelince oynarsınız. Müdür bey önemli bir toplantı olduğunu söyledi ben gidiyorum çok sürmez. "

Birden ne olmuştu bilmiyordum ama benim çöpçatanlığım için çok iyi olmuştu.

Onlar Spor odasına doğru ilerlerken hemen Yağmur'un yanına gittim.

" Şimdi bunlar Spor odasında ya biz de gidelim üstlerine kapatırız kapıyı. "

" Ya Cem sen çok fenasın nerden aklına geliyo böyle şeyler. "

" Geldi işte hadi onlar topları çıkarmadan gidelim. ".

Bir anda benden önce koşmaya başladı. Ağzım açık arkasından bakakaldım.

Okulun spor odasının kapısı bozuktu. Dışarıdan açılıyordu ama içeriden açılmıyordu. Yani biz kapıyı hafifçe itip bırakınca onlar kendiliğinden kapandı sanacaklardı.

Ve içeride mahsur kalacaklardı.

Berk de Lara'yla tek kalınca itiraf ederdi.

Off ben neydim yaa

Harika bir plandı. Şimdi ise kapının önündeydik.

Ben hafifçe Yağmur' u geriye ittim. Çok ittim de sayılmazdı gerçi çekmiştim. İkimiz de kapının arkasından onlara bakıyorduk.

Hâlâ topları bulamamışlardı. Bu oda bir yandan okulun deposu gibiydi de.

Ne ararsanız vardı.

Hafifçe kapıyı ittim. Veee

Kapandı.

Onlar içeride yalnız kaldı.

Sonunda itiraf gelecekti. Ben onlardan heyecanlıydım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.