Bir süre sonra eve gelmiştik.
Heyecanla annemlerden cevap bekliyorum.
Lakin beklemediğim bir şey oldu. Annem izin vermedi.
" Noğlur anne lüüütfen."
" Güzelim onun bir sürü sorumluluğu var. "
" Ben bakarım. Hem daha önce de ben baktım o benim köpeğim ben onu bırakamam ki. Bir daha olmaz."
" Tamam oylama yapalım o zaman "
İşte şimdi sıçtık. Abimlere yolda defalarca kez hırlamıştı Hera. Kesin hepsi uyuz olmuştur. Onlar istemezse zaten Hera da benimle kalamazdı. Ben onu bırakamam ki. O benim.
Bir anda Uraz'ın el kaldırmasıyla ağzım açık kaldı. Sonra da Araz el kaldırdı.
Ben şaşkınlıkla onlara bakarken Yiğit de el kaldırdı.
Son sadece Barış ve Koray kalmıştı.
Onlarda el kaldırdı ve Hera kalıyordu. Heyecan ve mutlulukla Koray'a sarıldım. En yakın o vardı ne yapayım. Şaşkınlıkla geri çekildim bir anda sarılmıştım. Şoktan olmuştu.
Annemin yanına gidip yanağına bir öpücük kondurdum.
Ona da sarılıp Hera'nın yanına gittim. Artık benimle kalabilirdi ve ondan asla ayrılmayacaktım.
Bahçeye de bir kulübe yaptırırım. Benim odam ona dar gelirdi çünkü çok enerjik bir köpek. Birlikte oyun oynarız bol bol. Sonunda eğlenmeyi öğrenir. O kâbus gibi hayattan da kurtuldu. Artık dövüştüremezler. Sonuçta ben varım.
🥀
Aradan bir saat geçti ve ben alışveriş için hazırlıklarımı tamamladım. Çantamı alıp aşağı indim.
" Ooo mankenimiz de geldiğine göre gidebiliriz"
" Hadi o zaman çıkalım."
Birlikte arabaya bindik. Sadece ben Koray ve Barış gidiyorduk. Hera da benim yanımda arkada arabadan kafasını çıkartıyordu. Rüzgarı çok seviyor.
Artık yavaş yavaş onları yanımda görmeye alışıyordu. Ama hala hırlayıp izin vermiyor. Onları yanıma yaklaştırmıyor. Bence bu iyi çünkü yabancılarla karşı karşıya gelirsem de ısırmaktan çekinmiyordu. Tabii babam gibi bana zarar verenleri kibarca uyarıyordu canım kızım.
Bu yüzden ona ağızlık da almalıyız. Şimdi onun için alışverişe çıktık.
Büyük bir petshop'un önünde durduk. Daha camlarda bile çeşitli ürünler vardı.
Çok beklemeden içeri girdik. Çon güzel ve rengarenkti.
Kibar bir bayan bize yardımcı oldu. Kadın tatlı birine benziyordu. Kanım ısındı.
Renk renk tasmalardan 3 bel tasması , bir kayış, bir boyun tasması aldık.
2 zincir, 2 de normal tasma ipi aldım.
3 tenis topu. Bir de ipli top ekledim. Birkaç sesli oyuncak da aldık.
3 köpek yatağı aldım. Sıra mamalara geldi.
15kglik bir çuval mama seçtim. 10 paket de yaş mama
Bir de 5 paket ödül maması aldım. Hera da heyecanla bizi izliyordu.
Yan reyondaki kıyafetler dikkattimi çekti. En büyük boy iki tane aldım ama muhtemelen biraz küçük gelecek çünkü Hera çok iri bir cins.
Koca kızımın alışverişi bitmişti. Merakla bize bakıyordu ama ne yaptığımızı bir türlü anlamlandıramadı.
Ev için yola çıktık.Koca kızımın alışverişi bitmişti. Merakla bize bakıyordu ama ne yaptığımızı bir türlü anlamlandıramadı.
Ev için yola çıktık.
🥀
Eve gelip Hera ' yı doyurdum. Kıyafetler tahminim kadar kötü değildi hatta Hera ' ya tam olmuştu. Sıra onu yıkamada. Ama sorun şu ki Hera evin her yerinde beni takip ediyor ve başka kimseyle ilgilenmiyor.
Onu tek başıma yıkamam gerekecek çünkü abimleri yanına yaklaştırmıyor.
Elime köpek şampuanını aldım. Onun için yer ayarlamıstim. Sıra sadece ondaydı.
Kayışı geçirip onu küvete sabitledim. Şu olması gerektiği gibiydi. Lakin su ayağına değer değmez bağırmaya başladı. Resmen uluyordu manyak. Sürekli üzerime su sıçrattığı için ben de sırılsıklam oldum.
Hala deli gibi bahırdıği için abimler de yukarı çıktı. Beni görünce kahkahayı bastılar. Ben onlara kötü kötü bakarken onlar gülüyordu.
Aslında haklılardı çünkü üstüm başım köpük içindeydi. Kesin hasta olacaktım. Zaten sonbahardayız tam hastalık havası hasta olmasam iyi. Sinirle Herayı duruladım ve üzerimi değiştirdim. O yorgunlukla kendimi bir anda uykuya teslim ettim

