~Burcu Karahanlı~
Esin hanım beni odada yalnız bırakınca hemen üstümdeki kazaktan kurtuldum.
Burada hava çok sıcaktı hâlbuki istanbul serindi...neyse
Üstümdeki sporcu atleti ile kalınca boy aynasından kendime bakmadan edemedim kollarım ve karnımdaki morluklara baktım geçmek üzereler ama bana sanki bu hiç bitmeyecek gibi geliyordu...
Birden kapı açıldı.. karşımda adının Buğra olduğunu öğrendim abim..
Neden bana aynı o adam gibi bakıyordu
ya bana zarar verirse ya bana vurursa ne yapmalıyım gözleri çok korkunçtu.
"Burcu ne oldu sana bana bak ağlama korkma benden kim yaptı söyle bana hemen!" diye bağırdı.
Ağlıyor muydum ne zaman ağlamaya başladım farkında değildim aslında uzun zamandır hiç bir şeyin farkında değildim.
Birden kalbim çok hızlı atmaya başladı yine oluyor nefes alamıyorum korkuyorum... astım krizi geçiriyordum ama ilacım çantada kalmıştı.
"Ben nefes alamıyor astım ilacım lütfen... ihtiyacım var... yalvarırım...ne istersen yaparım..ne olur kimseye bir şey söyleme ölmek istemiyorum...adam beni bulur öldürür lütfen bağırma... söz anlatıcam..."
Gözlerinde birden fazla duygu akıyordu ama benim o sırada dikkat edecek pek gücüm yoktu.
Çantadan astım ilacımı bana uzattı. Bir kez daha şükür ettim nefes alabildiğime ama ben ona ne anlatıcam üvey babam bunu çok kızardı. Ama yapacak bir şeyim yok söz verdim ve sözümü tutmam lazımdı.
Beni kucağına alıp yatağa yatırdığı sırada merdivende esin hanımın sesi geldiği sırada hemen odadan çıktı.
Ya ona herşeyi anlatırsa göz yaşlarım yağmur damlaları gibi yanaklarımdan süzülürken içeriye Metin bey girdi.
Oda beni gibi yağmur damlalarını akıtıyordu ama neden ki benim gibi değersiz bir dilsiz için mi?
Yatağa oturdu saçlarımı sevmeye başladı gözleri vücuduma geziniyordu utanıyordu. Belkide beni koruyamadığı için... bilmiyorum
"O adam sana hiç bir şey yapamaz anlat bana güneş kızım lütfen acı bu aciz adama ben kocaman aşireti yönetiyorum koruyorum ama narin güneş kızımı koruyamadım...sana söz veririm bunu yapan her kimse bin mislini yaşayacak babana güven güzel kızım şimdi abin gelsin morluklarına krem sürsün." Saçlarımdan öptü.
Buğra ya güvenmem...bunu anlamış oldum.
Metin bey oğullarına bağırma başladı.
" O şerefsizi bulacaksınız bana kızımı bu hale getiren ahlaksız bana getirin onu bulmadan sakın karışma çıkmayın!
He bu arada benim kızıma kimse ağzını bile açmayacak duydunuz beni?!"
Gözlerin uykuya hasret bir şekilde kapandı.
Gözlerimi yavaşça açtığımda galiba esin hanım üstümü değiştirmişti.

Yanımda uyuyan buğra abimi fark ettim onu uyandırmadan kalkmaya çalıştım ama o kadar sıkı sarılmıştı ki kalmadım.
10 15 dk sonra rüzgar abi odaya geldi.
Bana acıyarak baktıktan sonra hemen gözlerini çekmişti.
"Buğra uyan herkes sizi bekliyor kahvaltıya!"
Buğra abi kalkıp beni kucağına alıp aşağı inemeye başladı.
" Bakma öyle babam sana en ufak birşey daha olursa bütün konakta kovalar beni cimcime."
Sesli bir şekilde kahkaha attım.
"Günaydın güneş kızım benim." Dedi babam
" Günaydın melek kızım." Dedi annem
Diğerleri öfkeli gözlerle bana bakıyordu yada vücudumda ki morluklara keşke üstümü değiştirseydim.
"Hadi başlayın çocuklar. Tarık yarından itibaren kardeşin seninle aynı okula başlayacak haberin olsun okulda ondan sen sorumlusun."
Okul mu ama ben okula hiç gitmedim üvey annem benden utandığı için hep evden eğitim görmüştüm.
"Baba ne diyorsun sen ya benim kardeşim yok diyorum neden anlamıyorsun birde o da yetmezmiş gibi bu dilsizi korumamı mı bekliyorsun benden!"
" Sesine dikkat et ben senin babanın o da senin kardeşin şimdi ondan özür dile! Sonra defol git odana terbiyesiz."
" Ben özür fln dilemiyorun hem yalan mı dilsiz değil mi?"
Elimi metin beyin omzuna koyup beni görmesini sağladım.
" Önemli değil Metin bey ben zaten hep evden eğitim aldım yani üvey annem öyle isterdi alışığım benim yüzümden oğlunuzla aranızı bozmayın lütfen."
"Artık onlar yok seninde hakkın okulda eğitim almak güneş kızım bu terbiyesiz de seni okulda koruyacak bitti."
" Baban doğru söylüyor annecim hem ben senin arkadaşların olsun istiyorum..
Belki ilerde sevgilinde olur onunla da taşımak isterim hatta görüştün biri varsa çekinme benden tamam mı kızım." Dedi esin hanım.
Masada ki erkekleri bir anda öksürük tuttu. Çok komik görünüyordu.
Başımı olumlu anlamda salladım.
Devran abi kahvaltı boyunca en sessiz olanıydı.
Birden gözleri kıyafetime bakmaya başladı.
Bana bir şey söyleyecek gibi ağzını açıldı ama sonra vazgeçip esin hanıma dönüp konuşmaya başladı.
" Anne bu gün alışverişe çıkın bu kız bizimle yaşayacaksa uygun kıyafetler giyinsin."
" Kızımın kıyafetine kimse karışamaz o ne isterse onu giyinebilir."
Aç değildim ve sıkılmaya başladım.
Konağın kocaman bir bahçesi olduğunu gördüm. O kadar güzel çiçekler vardı ki oraya gitmek istiyordum bu hayatta galiba en çok çiçekleri seviyordumm.
"Metin bey size ayıp olmazsa bahçeye çıkabilir miyim çiçeklere bakmak istiyorum."
Önce tabağıma sonra bana baktı.
" Kızım bir şeyle yesedin hiç bir şey yememişsın zaten zayıfsın iyice güçsüz olacaksın ama "
"Şey ben fazla yemek yemiyorum aslında ama söz öğlen çok yerim lütfen.. "
Yavru köpek bakışlarımı ona çevirdim.
Sonra biri konuştu. Tarık işe yarayacağını biliyordum.
" Uff baba bırak çıksın ya."
Metin bey başını olumlu anlamda salladı.
Çocuksu bir heyecanla dayanamayıp metin beyin boyuna sarılıp öptüm.
~ Tarık Karahanlı~
Burcu nedeni anlamadığım bir şekilde aşırı tatlı bir şekilde babama bakıyordu içimde ona karşı buzlarım eriyor ama bu asla onu kabullendiğim anlamına gelmiyordu çünkü burası ona sadece acı verir ve ben onun acı çekmesini istemiyorum o yüzden burdan gitmeli hemen.
Daha fazla dayanamayıp lafa atladım sanki bunu bekliyormuş gibi mutlu oldu.
Babama sarılıp öptü keşke bana da öyle sarılsa ama ben onun gözünde hep kötü olarak kalacaktım o yüzden oana fazla alışmam lazımdı.
Bahçeye çıkınca içime de bir duydu belirdi... kıskançlık...
Ya birisini ona bakarsa rahatız ederse hemde o kıyafetle olmaz peşinden gitmeliyim.
" Size afiyet olsun ben dışarı çıkıyorum arkadaşlarla buluşacağız."
Bahçeye çıktığım zaman eğilmiş papatya topluyordu.
O kadar kırılgan duruyor ki ona bakmaya kıyamazken yıllarca baba dediği adam onu bu hale getirmişti.
Bu düşünce ile sinirle ellerimi sıktım. O
adamı bulacağım sonra doğduğuna bin perişan edeceğim.

