2 saat sonunda sonuçlar çıkmıştı. Metin bey benim babamdı sonunda o kötü insanlardan kurtuluyordum ya ama gerçek ailem daha kötüyse mutluluk duygusunun yanına bir duygu daha ekledi korku... Ya beni sevmezlerse...
"Sonuçlar da çıktığına göre artık kızımı alıp gitmek istiyorum." Dedi Metin bey üvey babam hemen yanıtladı
" Burcuyu yıllarda biz büyüttük canım o benim bari bu gece bizimle kalsa yarın söz hemen size gelecek emin olun."
Ya ne demezsin çok sever beni...
Metin bey bana baktı bir yanıt bekler gibi ne karar verecektim ben karar vermezdim ki korkmaya başladım ellerin titriyordu birden birisi elimi tuttu..
Annem...
Nedeni anlamadığım bir şekilde kendimi güvende hissettim sanki benim ne yaşadığımı biliyor ve kendinden bile korumaya çalışıyordu bende onun elini tuttum sanki bunu beklemiyormuş gibi şaşırdı mutlu oldu o an anladım ailenin ne olduğunu zarar göreceğini bile bile o ateşe atlamak.
Bizi gören babam gülümsedim ve o adama cevap verme gereği bile duymadan odadan çıkardı bizi.
Annemle beni. Benim annem...
Arkadan üvey babamın sesini duydum ama ne dediğini anlamadım. Açıkçası umrunda da değildi artık
Dışarı çıktığımızda siyah bir mini Cooper'a bindik esin hanım yani annem benim yanıma oturdu. Metin bey babam arabayı çalıştırdı nereye gittiğimiz bilmiyordum açıkçası merak da etmiyordum. Annem saçlarımı severken kendimi uykuya bıraktım sanki yüzyıllardır uyumamışım gibi öyle huzurluydu ki anlatamam.
Gözlerimi açtığımda hala arabada olduğumuzu gördüm. Uyandığımı gören babam bana gülümsedi ne kadar güzel gülümsüyordu.
" Günaydın güneşim rahat mısın bir şey ister mısın acıktın mı ilerde bir yerde duralım istersen miden fln bulandıysa?"
Düşündüm acaba beni anlar mı diye en iyisi yazmak diye karar verdim ve çantamdan telefonumu çıkarıp not kısmına girdim.
"Günaydın Metin bey rahatım bir yerde durmanıza gerek yok zaten ben fazla yemek yemiyorum he bir de nereye gidiyoruz ne kadar süredir uyuyorum acaba?"
Hemen telefonu metin beye verdim okurken yüzü düştü neye bozuldu ki şimdi ne dedim ki kızar mi acaba bana?
"Kızım Mardin'e gidiyoruz sen Karahanlı aşiretinin yagane güzelisin güneşim kızım. Yarım gündür uyuyorsun. Az kaldı geldik Mardin'e orada seni bekleyen kocaman bir aşiret var abilerin var."
Abilerim derken kaç kişiler ki acaba ya beni sevmezlerse o zaman ne olacak derin bir nefes aldım düşünmeye başladım nasıl yapacağım orada hem orası çok sıcak ben hem soğuk severim kalabalıktan da hoşlanmam ki düşünmeye ara verdim boğazımın kuruduğu hissettim.
Tekrar not kısmına girerek yazmaya başladım.
"Metin bey ben alışık değilim böyle kalabalık ortamlara hem ya beni sevmezlerse beni yargılamaya çalışırlarsa o zaman ne olacak en basiti hiç size benzemiyorum hem ben sıcak yerleri sevmem ki he bir de su varmı acaba çok susadım?"
Metin bey telefonun aldı okumaya başladı birden kahkaha atmasıyla esin hanım uyandı ne olduğunu anlamaya çalışıyordu.
"Günışığım güzel kızım senin yanında ben varım bak arkada demiyorum yanında diyorum sana bir adım atmaya çalışan kişiyi mahvederim."dedi
Bir şişe su uzattı bana nerdeyse hepsini içtim ve içten bir şekilde gülümsedim metin beye.
~~2 saat sonra~~
Geniş kapalı bir konaktan içeri girdik içerde bir sürü insan vardı.
Hepsi benim için mi buraya geldi hasta dilsiz bir kız için mi tuhaf geliyordu tüm bu şeyler bana...
Arabadan indik birden ayağımın altında bir koyun fark ettim ilk defa bu kadar yakından görüyordum gözlerimin içine bakıyordu biraz daha yaklaşıp onu sevmeye başladım.
Kafamı kaldırdım zaman 10 tane koyunu aynı anda kesmeye başladılar gördüğüm görüntü ile şoka girip bayıldım. En son hatırladığım şey esin hanımın bağırmasıydı.
Gözlerimi açamıyorum yoğunluktan galiba başımda birileri konuşuyordu.
"Ya bu kız kim baba gelip buraya getiriyorsunuz utanmadan benim kardeşim falan yok unutun bunu gönderin şu kızı!" Diye bağırıyordu biri aynı üvey babam gibi sertti sesi korkutucu..
" Bak düzgün konuş senin karşında arkadaşın yok babanım ben senin bura da yatan kız da senin kardeşin duydun mu beni tarık ikinci defa tekrarı olmaz beğenmeyen gidebilir."
Benim yüzümden hepsi onlarda kötü geldim lanetliyim ben yine aynı şeyler oluyor.
"Baba burcu uyanıyor."
Gözlerimi açtığım 6 meraklı çift göz bana bakıyordu.
"Kızım annecim iyi misin ne oldu ben dedim ama babana kesme diye hiç dinlemiyorki beni!"
Başımı olumlu anlamda aşağı yukarı salladım.
"Kızım bunlar senin abilerin bu en büyük abin rüzgar, diğer abin devran,
sonra buğra abin, son olarak tarık abin o senden bir yaş büyük annecim."
Az önce 4 tane abim olduğunu öğrendim ve hepsi birbirinden yakışıklı ama tek sorun sanki beni öldürmek istiyorlar gibi bakıyorlar ama sorun değil 18 olduğum zaman buradan gidebilirim ama belki annem ve babamı özlerim onlar bana bir şey yapmadılar sonuçta...
-BUĞRA KARAHANLI'DAN-
Bu kız şimdi benim kardeşim mi?
Mavi gözleri merak içinde mekik düşüyordu.
Acaba bir şeye ihtiyacı var mı neden hiç konuşmuyor?
Birden anneme dönüp birşeyler anlatmaya başladı işaret diliyle...
Konuşamıyordu...
Annem anlamsız gözlerle ne anlatmaya çalıştığına bakıyordu.
Biraz işaret dili biliyordum Allah'tan
"Anne duş almak istiyor eşyalarını soruyor sen burcuyu odasına götür ben eşyalarını alırım." Dedim
Şaşkın gözlerle bana bakıyordu.. sanırım beklemiyordu. Şuan daha iyi anlıyorum abi olmayı gözlerine baktığım zaman
Bir daha anladım.
Arabaya bavulları aldıkdan sonra burcunun kardeşimin odasına girdim.
Ellerim dolu olduğu için kapıyı çalmadım
Odaya girdiğim manzara ile şoka girdim resmen kan beynime sıçradı.
Kardeşimin, güneş saçlı kardeşimin vücudu morluklar içindeydi.
Benim bu halim onu korkutmuş olmayıdı.


