____________________
"Bazı şeyleri değiştirmek için düşünmeye başlamanız en güzel adımdır."
"Berk bence bu olsun artık." dediğimde Berk oturduğu tekli sarı koltuğu inceliyordu. Yaklaşık üç dükkan gezmiştik ama Berk işleri zorlaştırınca bir şey alamadan çıkmıştık hepsinden. Leyla ve Talha ellerinde bir sürü poşetle bizi burada görmüş ve koltuk seçememiş olduğumuza şaşırarak yanımıza gelmişti.
"Ya Selin ne göstersem olur diyorsun böyle seçilir mi koltuk?" diyerek başka bir koltuğa oturdu ve evet koltuklara tek tek oturup deniyordu.
"Yorulduğum için olabilir mi? Zaten yurt saati de geçmek üzere." diyerek kollarımı göğsüme bağladığımda Leyla elindeki poşetleri bana vererek Berkin yanına oturdu. Ne almıştı bu kadar ağır ve fazla?
"Berk, senin koltukları bu kadar önemsemen normal mi?" dediğinde ikisi de evde oturur gibi mobilya mağazasının örnek salonlarından birinde oturuyordu.
"Bundan sonra sizin salonda takılacağımı düşünürsek normal." Leyla da buna hak vermiş olmalı ki başka bir koltuğa geçtiler. Bende yanımda poşet taşıyan Talhaya döndüm.
"Ne aldınız bu kadar ağır ve çok?" dediğimde güldü.
"Seninki nevresim takımlarını görünce kendini kaybetti sonra yastık, kıyafet askısı falan derken süs eşyalarına geçti. Zorda olsa çıkardım oradan." gülerek söylediğine bende güldüm.
"İyi bir ekip olmuşsunuz. Leylayı süs eşyalarının arasından çekmek yetenek ister, küçümseme kendini." dediğimde o da bu dediğime gülmüştü.
"Teşekkürler." gülümserken bir an duraksadı.
"Leylayla üniversite arkadaşı mısınız?" dediğinde gülümseyerek Leyla ve Berkin denedikleri L koltuğa baktım.
"Kardeşim gibidir Leyla. Kendimi bildim bileli hep yanımdaydı." dediğimde gülümsedi.
"Eğlenceli geçmiştir hayatın, şanslısın." gülümseyerek Leylaya baktığını fark ederken sırıtmadan edemedim.
"Hayırdır? Leyla ilgin?" dediğimde ilk sustu gözlerini kaçırdı ama sonra bana döndü.
"Yeni tanıştık öyle bir şey diyemem ama etkilendiğimi de inkar edemem." dediğinde gülümsemekten alamamıştım kendimi.
"Leylanın etki alanına girmişsin."
"Sanırım."
"Yanlışını görmediğim sürece destek çıkabilirim sanırım." dediğimde gülerek kafasını salladı.
"Yanlışım olmaz en azından bilerek yapmam." dediğinde Leylanın saçları gibi sarı olan saçlarını poşetleri taşıyan eliyle düzeltti. Birbirlerine benziyorlardı dış görünüş olarak.
"Selin!" Berkin sesiyle onlara döndüm.
"Geliyorum!" elimdeki poşetlerle ilerleyip yanlarına gittiğimde gösterdikleri hafif koyu renkteki gri L koltuğa oturdum. Evin salonundaki lacivert olan büyük koltukla güzel durabilirlerdi. Üstelik rahattı.
"Çok güzelmiş sahiden. Fiyat peki?" dediğimde Berk gülümseyerek koltuğun yanındaki afişi gösterdi.
"Merak etme, evden çıkarken kızlarla ayırdığınız bütçeyi geçmiyor." dediğinde şaşırmıştım. Belki de biz fazla bütçe ayırmıştık bir koltuk için. Açıkçası piyasa hakkında yorum yapamıyordum çünkü üç mağaza gezerken dahi tek düşündüğüm yurttaki eşyaları nasıl getireceğimizdi.
"Tamamdır artan parayla salonun ortasına alçak bir sehpa bakalım orda toplu çalışabilmek adına." diyen Leylayı onaylarken elimdeki poşetleri Berkin eline tutuşturup Berki koltuğa oturttum.
"Sehpa bizde. Sende Talhayla beraber otur koltuk kapılmasın." dediğimde Leyla güldü.
"Berk burası kurumsal bir yer de değil o yüzden indirim falan ayarlasan harika olur." dediğinde Berk kafasını geriye attı.
"İyi bir arkadaş olmak ne zormuş ya." onu koltukta isyan eden haliyle bırakıp Talhayı da yanına gönderdikten sonra Leyla koluma girmişti. Şimdi de yüksek olmayan ama geniş olan açık renkte bir orta sehpa arıyorduk.
Bir kaç modele bakarak ilerlerken Leyla gülümseyerek beni durdurdu.
"Sanırım Talha benden etkilendi." dediğinde gülsem mi gülmesem mi bilemeyerek gözlerimi sehpa ararcasına etrafta dolaştırdım.
"Bu kanıya nasıl vardın?"
"Hissederim ben böyle şeyleri Selinim sanki bilmiyorsun." uzun sarı saçını arkaya atarak hava attığında güldüm.
"Sen peki? Etkilendin mi?"
"Ya şimdilik bir şey yok daha ilk kez görüşüyoruz falan. Tanıdıkça anlarız artık." dediğinde gülümsedim. Şimdi ne yorum yapabilirdim ki? Sabah tanışıp beraber ev temizlemiş ve bir sürü mağaza gezmişlerdi yorum yapmam için erken sanki?
"Gel şu ilerdekilere bakalım." diyerek ilerlediğinde bende o tarafa yöneldim. Birbirinden güzel sehpa vardı bizde uyguna gelmesi açısından ahşap görünümlü ama ahşap olmayan bir sehpa bakıyorduk.
"Bence bu güzel." diyerek geniş açık renkteki sehpayı gösterdiğimde Leyla da bakıp beğendiğini söylemişti. Sehpa geniş bir kare gibi görünüyordu. Böylelikle bu uzun günü de bitirmek adına ödemeyi yapmıştık ki Berk sağ olsun gerçekten de indirim sağlamıştı tabi mağaza sahibinin kızıyla yarın randevuya çıkması gerekiyordu. Teslim etmeleri adına adresi vermiştik ve şu anda bitkin bir şekilde merdivenleri çıkıyorduk. Hazır buradayken elimizdekileri buraya bırakıp yurda öyle dönecektik ama Oya ve Ezgiyi bulamamıştık.
"Çok yoruldum." Leyla bir şey taşımadığı halde elini beline koymuş yorgunluğunu saklamazken Berk elindeki poşetleri kaldırıp Leylaya gösterdi.
"Bence benim yorulmaya daha çok hakkım var. Şu sarışınlar da gerçekten çekilmiyor ya." ha evet bir de yoldayken mağazadaki kızın esmerliğinden açılan konu sarışınların şımarık olmasıyla bitmişti ki inanın bunu nasıl başardıkları hakkında en ufak bir fikrim yoktu.
"Berk yorgun olmasam o nevresim paketiyle döverim seni."
"Ay bu da hep bir boş tehditler." Berkin her zaman uğraşmak için var olan enerjisine şaşırarak kapıyı açtım.
"Durun! Ayakkabıları çıkarın daha yeni sildim yerleri." Oya koşturarak kapıya gelirken kaşlarımı çattım.
"Sadece iki anahtar vardı nasıl girdiniz içeri?" Leyla ayakkabısını çıkarırken konuştuğunda Oya gülümsedi.
"Ezgideki anahtarla kopyasını yaptırdık hatta bu da seninki." diyerek pembe anahtarlığa takılı anahtarı uzattı Leylaya.
"Bu da seninki!" bana uzattığı mavi anahtarlığı alıp kapıda kalan anahtara taktım ve çıkardığım ayakkabılardan sonra içeri girdim.
"Çok güzel düşünmüşsünüz." diyerek içeri girip koltukta oturan Girayı görmezden gelerek bende koltuğun diğer köşesine attım kendimi.
"Ezgiler nerde peki?" mutfakta olan Oyaya seslenirken Berk de kendini yanıma atmıştı.
"Ya Berk kay biraz bende yoruldum." Leyla sitemle konuştuğunda Berk de daha fazla uğraşmayıp bir kolunu omzuma atıp yanıma kaydı.
"Geç otur Leyla sanki bana poşet taşıdı." hiç pas geçmiyordu Leylayla uğraşmayı gerçekten.
"Ezgi ve Alaz pizza getirmeye gitti! Kimse bir şey yemeyince şart oldu." Oya konuşurken içeriden elinde tepsi ve kahve dolu kupalarla gelince şaşırmıştım.
"Aldığın şeyleri yerleştirdin mi hemen?" dediğimde kaşlarını çattı.
"Hayır bu kupaları kahve için yıkadım üstelik şef olacağız dedik bir sürü porselenle uğraştım bugün. Yarın sen diz mutfağı bir süre mümkünse uyumak istiyorum." isyanına gülerek Berkin tepsiden alıp uzattığı kupayı elime aldım.
"Eline sağlık güzelim, hemen kızıyorsun." diyerek yüzündeki kızgın ifadenin yumuşamasına sebep oldum. Evet güzellik Oya için hassas bir noktaydı. Makyaj yapabilmek adına uykusundan kısardı.
"Yorgun olmasam güzelim lafının hesabını sorardım Selin." kahvesini yudumlayan Leyla yorgunca söylendiğinde göz devirdim.
Giray kalkıp Oya için yer verirken Talha da bar sandalyesini bu tarafa getirip oturmuştu. Giray da onun gibi gidip bar sandalyesini çekmişti.
"Selin hadi Leylaya en komik arkadaşının ben olduğunu söyle." Berk kahveden aldığı enerjiyi belli ederken elimdeki kahveye iki elimle sarıldım.
"Sadece susmak ve kahvemi bitirmek istiyorum." dediğimde şaşırtıcı bir şekilde üstelemedi ve başını omzuma yasladı. Berk kayıp erkek kardeşim falan mıydı?
"O zaman sessizliği ben böleyim. Bir sürü eşya aldım ama bu kupalar dışında kupa yok." Oyanın söylediği üzerine içtenlikle gülümsedim.
"Ayrıca bir sürü güzel kupa satan bir yer öğrendim Giraydan, sana da gösterir orayı gidip seçersin istediklerini." Oya bana yönelik konuştuğunda cevap vermedim ve kahvemi içmeye devam ettim. O sırada Oya sessizlikten rahatsız olup tekrar konuştu.
"Yakınlarda bir kütüp-" Oya rahatsızca konuşurken Leyla elindeki kupayı yere bırakıp Oyanın saçını okşadı.
"Kimse sessizlikten rahatsız olmuyor bebeğim." dediğinde Berkin omzumdaki kafasının titreşime geçmesiyle güldüğünü anlayarak bende gülmüştüm.
"Baştan desenize ya bende gerildim burada." Oya rahat bir nefes verip kafasını Leylanın omzuna koyduğunda dayanamayarak isyan ettim.
"Ya Berk titreşimden çıkar mısın? Kahvem dökülüyordu eğer hemen içmeseydim!" desem de kızmaya çalışırken ben de gülmeden duramamıştım. Herkesin bakışları Berke dönerken Leylanın yerdeki kupasıyla benim ve Berkin kupasını da alıp mutfağa doğru ilerledim.
Mutfakta açılmayı bekleyen bir sürü kutu ve poşetler varken lavaboda ki boşluğa bıraktım kupaları. Tam zamanında açılan kapı ve ellerinde pizza kutularıyla içeri giren ikili ile ellerindeki kutulardan iki tanesini aldım. sanırım herkese bir pizza almışlardı çünkü iki arkadaşımda komik bir şekilde kutulardan önünü göremiyordu.
"Hoş geldiniz?" diyerek kapıyı kapattım.
"Hoş bulduk." Alaz aceleyle gülümseyip Ezgiyle salona geçtiğinde arkalarından ilerledim.
"Kurtarıcılarım!" Berk pizza kutularının sevinciyle ayaklandığında oluşan boşluğa Alaz ve Ezgi yerleşti.
"Hepsinin üstünde yazıyor kimin oldukları." Ezginin yaptığı açıklama ile tuttuğum kutulara baktım.
"Berk" dediğimde Berk hemen kutuyu elimden aldı.
"Leyla" Leylanınkini de uzattığımda Alaz da benimkini vermişti elime.
Herkes pizzasına kavuştuğunda kızlarla koltukta oturmuştum. Koltuk kenarlarına da Alazla Berk geçmişti. Oturacak yerimiz kısıtlı olduğundan hepimiz sıkışarak pizzalarımızı yemeye dönmüştük ki gerçekten de hepimiz acıkmıştık. Bir süre sessizce yemeğimizi yemiştik. Yemekler bittiğinde ise ortalığı toplayıp ayaklanmıştık.
"Siz yurda dönecek misiniz?" Berkin sorusuna cevap vereceğimde Leyla hemen koluma girdi.
"Yok zaten saati de geçti. Artık sabah erkenden döner eşyalarımızı alırız ancak." diyen Leyla ile kaşlarımı çattım.
"Saati geçti diye yurda mı dönmüyoruz?" şaşkınlıkla ona döndüğümde gülümsedi. Zaten atıldığımız bir yurda saati geçince gitmemek fazlasıyla saçmaydı.
"Yani kalıyor musunuz? Gidecekseniz eşlik edeyim diyecektim. Gece yarısı oldu." Berk ve diğerlerinin bakışları üstümüzdeyken gülümsedim ve kolunu sıvazladım. Berki ciddi görmek bünyeme yabancı gelmişti herhalde.
"Yok ya hadi siz dönün, burada kalırız. Hepiniz yoruldunuz zaten, çok teşekkür ederiz yardımlarınız için gerçekten." dediğimde Berk yine alaylı bir ifadeye bürünüp omuz silkti.
"İlk defa kaldığınız bir evde rüyalarınız gerçekleşebilir. Gördüklerinizi sakın unutmayın yarın konuşalım."
"Hadi git Berk." diyerek sırtından hafifçe itip ilerlemesini sağladım.
Nihayet herkes birbiriyle vedalaşıp çıkmıştı ki kapıyı kilitleyip Leylaya döndüm.
"Evet? Dinliyorum." dediğimde heyecanla ellerini çırptı.
"Şimdi şöyle ki o kadar yorulduktan sonra evimizin ilk gecesinde hep beraber salonda yerde yatalım hem ben bir sürü örtü ve yastık aldım ilk gece dördümüz yatalım diye." Oya da Leyla gibi heyecanlandığında Ezgi omuz silkti.
"Bana ikisi de uyar."
"Bana da uysun madem." dediğimde birden Oyanın sessiz çığlığı ile sarılması ve Leylanın Ezgiyi zorla çekip bize sarılması ile dördümüz yurttaki gibi sarılmıştık.
"Bu sarılma işini ilk kim çıkarmıştı?" Ezgi kaşlarını çatarak sorduğunda ona hak verdim.
"Evet ya, her seferinde kafamı çarpıyorum." dediğimde Leyla cevapladı.
"Ben çıkardım ve yaşlansak da bu sarılmayı hep yapacağız, şikayet yok."
"Hadi örtüleri serelim."
"Yataklarımız varken yerde yatacağımıza inanamıyorum." Ezgi yeniden haklı bir isyanda bulunduğunda ona katılsam da şu anda karşılıklı yastık kılıfı geçirirken bunu belirtemiyordum.
"Bakın yumuşak yorganla kalın örtü serdim üst üste yatak gibi olmuştur bu." Oya bizi ikna etmeye çalışırken bizde yastıkları dizdik ve Leylanın verdiği renkli battaniyelere sarılarak uzandık. Ben ve Ezgi iki yanda yatarken Leylayla Oya ortamızdaydı. Hepimiz karanlıkta tavana bakıyorduk.
"Selin?"
"Oya?"
"Berkle flört mü ediyorsunuz?" Oyanın merak ettiği soruya gülen Leyla ile ben de güldüm.
"Hayır ama garip bir şekilde uzun zamandır arkadaşmışız gibi hissettiriyor." dediğimde Leyla örtünün altından gülümsedi.
"Aslında Berki anlayabiliyorum zekice davrandı." Leylanın tavana bakarak konuşması ile bende tavandaki bakışlarımı anlık ona çevirdim.
"Nasıl yani?" dediğimde gülümsedi ve sustu sonra Ezgi cevap verdi.
"Senin gibi Berk." kaşlarımı daha da çatarak tavana baktım.
"Nasıl benim gibi? Biri açıklık getirebilir mi?"
"Sana Can konusunu açtı çünkü verdiğin tepki ve anlatım şeklinden çıkarım yapıp seni sınıflandıracaktı. Sende ona açık açık arkadaş olduğunuzu ve Berke karşı sadece arkadaşlık olarak baktığını fazlasıyla belli ettin. O da rahatladı onu arkadaşın olarak gördüğünü bildiği için sana konfor alanında nasılsa öyle davrandı. Eğer Oyaya öyle davransaydı Oya flört ettiğini düşünecekti ki bu yüzden Oya ile pek iletişime girmedi bence." Ezginin yaptığı uzun açıklama ile hızla doğruldum.
"Ben insanları sınıflandırıyor muyum yani?" merakla sorduğum şey ile Ezgi sustu Leyla ise gülümseyerek kolumdan çekip tekrar uzanmamı sağladı.
"Selinim, sınıflandırma derken sen biriyle ilk tanıştığında gözlem yapar onun hayatında nerede olacağını tahmin edersin ya onun gibi bir şey işte. Berk de hazır Can konusu varken seni merak etti denedi sende ona arkadaşlık güvencesi verince Ezginin dediği gibi oldu işte." diyerek özetlediğinde şaşırmıştım.
"Yalnız bu tespit işleri bendeydi siz ne ara bu kadar tespit yaptınız?" dediğimde Lelya tekrar güldü.
"Sen kendi hayatında değil diğer hayatlarda tespit yapmakta iyisin."
"O değil de bence Oya alındı." dedim gülerek Oya ise sitemle cevapladı.
"Bak tespit gibi tespit! Alınırım tabii, ne demek Oya ile böyle olsa flört sanardı? İnanmıyorum Ezgi ya!" dediğinde Ezgi sakince cevapladı.
"Etkilendin adamdan Oya. Sanki biz görmedik saçınla oynamaları gözünle Berki takip etmeni. Hatta bence o da anladı." dediğinde üçümüz de gülmüştük. Oyanın bakışlarını yanlış yorumlamamıştım demek ki. Biz gülerken Oya doğruldu bu sefer.
"Anlamış mıdır?" telaşla sorduğunda kendimi tutamayarak seslice gülmüştüm. Diğerleri de gülüşüme katılırken Ezgi gülüşlerinin arasından zar zor konuşabilmişti.
"Şaşkın tavşan saçmalama nerden anlasın? Biz seni tanıdığımız için anladık o kadar." Oya pek ikna olmasa da tekrar uzandı.
"O değil de Talhayla bir şeyler olacak gibi." Leyla örtünün üzerinden karnında birleştirdiği elleriyle oynarken gülümsedim.
"Etkilendin sanırım?" dediğimde gülümsedi.
"Yalan yok yakışıklı çocuk üstelik kibar ve tıp okuyor."
"Tıp okuyor ne ya Leyla." arkadaşımla alay ettiğimde kaşlarını çattı.
"Alay etme kızım havalı bir kere ne yapayım?"
"Ezgi sende yok mu bir şeyler? Herkes birinden etkilenmiş bugün." alayla konuştuğumda Ezgi derin bir nefes verdi.
"Yarın başlamam gereken bir maket var onu düşünüyorum. Ne etkilenmesi?"
"Benimde notları almam lazım ya." diyerek ona hak verdiğimde Leyla güldü.
"Genciz güzeliz, notumuzu da alırız, maketimizi de yaparız ve etkileniriz ne olacak?" dediğinde güldüm.
"Tabi canım elimizde gençliğin verdi güvence var!" ona destek çıktığımda hepimiz gülmüştük.
"İlk ve yeni evimizde söylemek isterim ki iyi ki varsınız kızlar."
"İyi ki varız."
"İyi geceler."
"İyi geceler.." diyerek onlara katıldığımda uzun ve yorucu günü beraber yeni evimizin salonunda yerde yatarak bitirmiştik. Bu evin hayatımızda değiştireceği bir çok şey olacağını hepimizin hissettiğine emindim. Biz yetişkin bedenlerdeki kendini ailelerine kanıtlamaya çalışan çocuklardık ve bu sizinle aramızda olan bir sırdı..
