Beril o gece uyuyamadı.
Gözlerini kapattığı her an vitrindeki gelinlik gözünün önüne geliyordu. Özellikle de o küçük işlemeli isim...
Beril.
Kendi kendine bunun bir oyun olduğunu söyledi. Belki biri onu korkutmak istemişti. Belki de kasabadaki eski hikâyeleri bilen biri, tesadüfen onun adını kullanmıştı.
Ama içindeki bir ses buna inanmıyordu.
Sabah olduğunda ilk işi eski çarşıya gitmek oldu.
"Lale Gelinlik Evi" hâlâ karşısındaydı.
Fakat bu kez farklı bir şey vardı.
Kapının üzerindeki eski kilit yoktu.
Kapı hafifçe aralıktı.
Beril olduğu yerde durdu.
Dün gece kapalı olan dükkân nasıl olmuştu da şimdi açılmıştı?
İçeriden hafif bir ışık geliyordu.
Normalde olsa geri dönerdi. Ama merakı korkusundan daha güçlüydü.
Kapıyı yavaşça itti.
Gıcırtı sesi boş dükkânın içinde yankılandı.
İçerisi beklediğinden çok farklıydı.
Dışarıdan yıllardır terk edilmiş gibi görünen dükkânın içi tertemizdi. Raflarda eski kutular, duvarlarda sararmış fotoğraflar ve ortada büyük bir ayna vardı.
Ama en dikkat çekici şey...
Gelinlikti.
Artık vitrinde değildi.
Dükkânın tam ortasında, özel bir mankenin üzerinde duruyordu.
Beril birkaç adım yaklaştı.
"Bu imkânsız..."
Gelinliğin yanındaki küçük kartta tek bir cümle yazıyordu:
"İlk görüşte tanıyan kişi, son hikâyenin başlangıcıdır."
Beril kartı eline almak için uzandığı anda arkasından bir ses duydu.
"Oraya dokunmamanı tavsiye ederim."
Beril hızla döndü.
Karşısında dün gördüğü yaşlı kadın vardı.
"Burada ne işiniz var?"
Kadın cevap vermeden gelinliğe baktı.
"Ben yıllardır bu günü bekliyordum."
"Ne günü?"
"Onun tekrar birini seçtiği günü."
Beril kaşlarını çattı.
"Bir gelinlik insan seçemez."
Kadın hüzünlü bir şekilde gülümsedi.
"Sen de herkes gibi düşünüyorsun."
Bir süre sessizlik oldu.
Sonra Beril duvardaki fotoğraflara baktı.
Fotoğraflarda eski gelinlikler giymiş kadınlar vardı.
Ama hepsinde garip bir ortak nokta vardı.
Her fotoğrafın köşesinde aynı sembol bulunuyordu.
Beril sembole yaklaşınca yaşlı kadın bir anda ciddileşti.
"Onu araştırma."
"Neden?"
"Çünkü bazı cevaplar, yeni sorular doğurmaz."
Kadın durdu.
"Bazı cevaplar, geçmişi geri getirir."
Beril'in içine bir merak düştü.
"Bu gelinliğin geçmişinde ne var?"
Yaşlı kadın gözlerini gelinlikten ayırmadı.
"Kasabadaki herkes onun bir efsane olduğunu düşünüyor."
"Ya gerçekse?"
Beril cevap veremedi.
Tam o sırada dükkânın kapısı kendi kendine kapandı.
İkisi de kapıya baktı.
Ve içeride, yıllardır kimsenin dokunmadığı eski telefon çalmaya başladı.
Yaşlı kadının yüzündeki ifade değişti.
Fısıldadı:
"Bu olmamalıydı..."
Beril telefona baktı.
Çünkü telefonun ekranında tek bir isim yazıyordu.
Beril.