Bazen kader yüzünüze gülmezdi. Hayat da zaten bu tür zorluklar ile yüzleşmek içindi. Fakat kader benim yüzüme bazen değil hiç bir zaman gülmemişti.
Şimdi ise yatakta doğrulmuş, numaranın söylediklerini hazmetmeye çalışıyordum. Bakın çalışıyordum diyorum çünkü çatı katımda ki her kimse, bir şeyleri yere atmaya devam ediyordu. Asıl sorun da şuydu;
Oraya tek mi çıkmalıydım?
İstersem şuan en yakın arkadaşım Rana'yı arayıp, onla birlikte çıkabilirdim. Fakat bir anda bir kez daha çalan telefonun sesini duymam ile düşüncelerimden ayrılmış oldum.
- ne istiyorsun benden?
- geçmişini hatırlamanı. Hatırla mira, hatırla. Bazı kişilerden kaç! Ama doğru kişiden kaç, geçmişinden değil.
- yettiniz artık! Polisi arıyorum.
- bak tatlım, azıcık aklını kullan. Polis gelene kadar gelip seni öldürürüm. Çatı katındayım unutma.
Bir anda aklıma dank etmişti.
- mira, sana bir soru. Sence annen, oyuncak bebekleri eski olduğu için mi çatı katına koydu?
- ne demek istiyorsun? Açık konuş!
- hatırla mira.
