Korktum. Hıç korkmadığım kadar korktum.
Yataktan çıkıp, hızlı hızlı girişe doğru koştum. Elimde sadece telefonum vardı. Evimin kapısını hiç kitlemezdim. Bu yüzden kolayca çıkabilirdim. Evim müstakil bir ev olduğu için iki kapısı vardı. Hızlıca ana giriş kapısının kolunu indirdim. Fakat kapı açılmıyordu. Bir anda çatı katımın merdiveninden ayak sesleri gelmeye başladı. Arkamı döndüm ve maskeli bir adam ya da kadın gördüm. Elinde evimin anahtarı vardı. Bana doğru sallayarak,
- bunu mu arıyorsun dedi.
İşte o andan sonra tek düşündüğüm ne yapacağımdı.
Korku muydu bizi cesaretlendiren?
Yoksa
Cesaret miydi bizi korkutan?



