İçeriğe geç

Geceye saklı yol

Bölüm 2 · 1 dk okuma

Geceye saklı yol

Bölüm 2

2. Bölüm

O gece, Melis uyumadan önce günlüğüne uzun bir şey yazmadı. Sadece tek bir cümle: “Gerçekte gördüm. Ama o beni tanımıyor.” Uykuya dalması her zamankinden uzun sürdü. Gözlerini kapattığında, önce karanlık vardı. Sonra… sis. Ama bu kez orman yoktu. Bu kez her yer… yanıyordu. Melis birden alevlerin içinde açtı gözlerini. Gökyüzü griydi, yer çatlamıştı. Ağaçlar yoktu. Daha önce hep aynı olan o huzurlu rüya, şimdi kabusa dönüşmüştü. Ve o adam oradaydı ama sırtı dönüktü. İlk kez bu kadar uzaktaydı. Melis koşmaya çalıştı ama adımları ağırlaştı. Çevrede yankılanan fısıltılar vardı: “Vakit daralıyor…” “Hatırla…” “Adını söyle…” “Hatırla, Melis…” Adam döndü. Bu kez yüzü… yara içindeydi. Gözleri hâlâ aynıydı ama içinde bir şey kırılmış gibiydi. “Neden bu kadar geç kaldın?” diye sordu. Sesi yankılandı. Rüyada olmalarına rağmen… sesi acı içindeydi. “Sana ulaşmaya çalışıyorum. Ama her seferinde geç kalıyorsun. Neden hatırlamıyorsun?” Melis titredi. “Ben seni tanımıyorum. Gerçek hayatta karşılaştık ama…” Adam yaklaştı. Elini uzattı ama bu kez dokunduğunda Melis’in kolu yandı. Gerçekten acı verdi. “Sadece bir rüya değil bu. Bu, uyarı.” “Zaman bitiyor, Melis.” “Beni hatırlamak zorundasın… yoksa bu, son olacak.” Melis çığlıkla uyandı. Ter içindeydi. Kalbi göğsünden çıkacak gibiydi. Koluna baktı. Teninde kırmızı bir iz vardı. Parmak izi gibiydi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.