İçeriğe geç

GECEYE MAHKUM

Bölüm 5 · 6 dk okuma

GECEYE MAHKUM

Bölüm 5

URAS

Keyifli okumalar :)

___________________________________________

Sabah ağlamaktan şişmiş gözlerimi yavaş yavaş açtım. Dün o kadar çok ağlamıştım ki gözlerimi bile açamıyordum. Elimi yüzümü yıkadıktan sonra üstüme saçlarımla aynı renk bordo kazağımı, altıma da lacivert kot pantalonumu giyindim ve Rüzgar'ın durumu hakkında bilgi almak için bahçeye çıkmaya karar verdim. Odamın kapısını açtığımda karşımda gördüğüm manzara beni şoka sokarken ağzımda bir el hissettim.

"Şimdi sessiz ol, ağzını açtığım zaman bağırırsan seni bayıltmak zorunda kalırım. Anladın mı beni? Ağzını açacağım ve bağırmayacaksın."

Karşımda ela gözlü, kumral saçlı, kaslı, 1.90 boylarında, elmacık kemikleri,kalın dudakları, kemik yapılı yüzü ve gamzeleriyle göze çarpan bir çocuk duruyordu. Çocuğun yakışıklılığı karşısında şoka uğrarken bir anda ağzımı açıverdi.

"BIRAK BENİ!" diye bir çığlık attığım sırada ağzımı tekrar kocaman eliyle kapattı.

Bu yakışıklı, uzun boylu çocuğun yanında ben resmen bir çocuk gibi duruyordum. Yanında küçücük kalmıştım. 1.60 boyumla bu yakışıklı çocuğun kolları arasında kalmıştım. Yüzüne daha da yakından bakarken farkettim ki gamzeleri de vardı. O an sadece bir anlığına onun gamzeleri olma hayalini kurdum. Keşke onun gamzeleri olabilseydim...

"Sana bağırmamanı söylemiştim değil mi?"

Kollarının arasında çırpınırken tekrardan gözlerimin içine baktı.

"Sakin ol, ağzını açacağım ve konuşup anlaşacağız."

Tok sesiyle çok karizmatik görünüyordu. Buna rağmen onun kim olduğunu öğrenmek istiyordum.

Bu çocuk kimdi ve benimle ne işi vardı bilmiyorum ama tek bildiğim bu çocuğun çok yakışıklı olduğuydu. Üzerindeki siyah tişörtü ve kot pantalonuyla adeta bir mafya babasını andırıyordu.

Ellerini ağzımdan yavaşça çektiğinde bağırmanın anlamsız olduğunu anladım. Susma hakkımı kullanarak pür dikkat yüzüne bakmaya başladım. Benimle işi ne olabilirdi?

"Selam ben Uras, korkma sana birşey yapmayacağım. Tek istediğim şuan adam gibi konuşmak."

"Tamam, konuşalım ne istiyorsun benden?" diye fısıldadım.

"Senden tek birşey istiyorum o Rüzgar denen çocukla görüşmeyi keseceksin."

"Pardonda sana mı soracağım? İstediğim kişiyle görüşürüm. Ayrıca söyle bana kimsin sen?"

"Ben senin celladınım Gece. Seni nereden tanıdığımı sorma ama Rüzgar iyi kalpli biri değil. Sana sadece bunu söyleyebilirim. Onunla konuşmayı kes. Çünkü o sadece aşağılık bir herif. Bu kadar."

Sesi bir anda nazikleşmişti. Sanki o andan sonra bana daha kibar davranacak gibiydi. Ama hâlâ söylediklerine bir anlam verememiştim.

"Odamdan çıkar mısın?"

"Tamam sakin ol çıkıyorum, bu arada ,Rüzgar ile konuşmaya hala devam edeceğim, diyorsan sana bir gerçeği daha söyleyeyim. Rüzgar o akşam bir adam tutup kendini vurdurdu."

"Ne?"

Ağzımdan sadece bir kelime ve iki harf çıkıverdi. Rüzgar kendini ne için vurdurmuş olabilirdi. Karşımdaki bu yakışıklı yabancı benden bu yalana inanmamı bekliyordu. Ama çok saçmaydı. Rüzgar kendini vurduracak bir insan değildi. İçimden,neden böyle bir şey yapsın ki, diye düşünürken Uras tekrar konuşmaya başladı.

"Evet, haklıyım kendini vurdurdu. Elimde tüm kanıtlar da var. Bunu sadece ve sadece sana masum görünmek için yaptı. Ama şunu bil ki o masum bir insan değil. Onunla konuşmayı bırakmazsan başını beladan kurtaramazsın."

Bana kendini masum göstermek için böyle birşey yapması çok saçma bir şeydi. Kendini hiç mi düşünmemişti? Rüzgar'ı ilk gördüğüm andan itibaren bana tuhaf gelmişti. Ama bu tuhaflığının kaybettiği annesiyle alakalı olduğunu düşünmüştüm. Meğerse bu tuhaflığının nedeni bendim. Eğer dedikleri gerçekse gerçekten de Uras'a bir teşekkür borçluydum.

"Teşekkür ederim, ama sana inanmalı mıyım bilmiyorum."

"Bana inan Gece. Ne olur inan, ben sadece senin iyiliğini istiyorum. O çocuk güvenli değil."

"Tamam Rüzgar ile konuşmayı bırakacağım. Ama söylemeni istiyorum sen kimsin Uras ve ne için benim güvenliğimi düşünüyorsun?"

Gözlerime uzun uzun baktı. Sanki birşey ima etmeye çalışıyordu.

"Bunu sana daha sonra söyleyeceğim. Ama şimdi olmaz."

"Neyse, zamanı gelince söylersin."

Ondan bir özür beklediğimi söylemeye çalışır gibi gözlerine baktım.

"Tabiiki, bu arada biraz önceki hareket için özür dilerim. Ama mecburdum. Eğer ağzını kapatmasaydım bağırıp herkesi başımıza toplayacaktın."

"Birdaha olmazsa sevinirim."

Lafımı geçiştirmeye çalışır gibi cevapladı.

"Bu arada aynı sınıftayız."

Demek o da A sınıfındaydı. Onu bu zamana kadar görmememe şaşırmıştım.

"Güzel, o zaman görüşürüz kendine iyi bak Uras."

"Sende kendine iyi bak Gece, görüşürüz..."

Uras yavaşça odadan çıktı. Bu yaşadıklarım rüya mıydı yoksa gerçek miydi hiçbir fikrim yoktu. Uras'ın peşinden odamdan çıktım. Bana Rüzgar'ın tehlikeli olduğunu söylemişti. Ayrıca Rüzgar'ın sırf bana masum görünmek için kendini vurdurduğunu da söylemişti. Fakat ona inanacak mıydım bilmiyordum. Bir insan neden kendini vurdururdu ki? Koridorda yürürken karşımda Sedef'i gördüm. Beni görür görmez selam verdi.

"Selam canım, iyi misin?"

"İyiyim. Rüzgar'dan bir haber var mı?"

"Evet var. Bende bunu söylemek için odana geliyordum."

"İyi mi?"

"Evet, iyi. Hatta normal odaya bile çıkarmışlar."

"Risk yok değil mi?"

"Yok merak etme."

"Tamam o zaman ben odama geri dönüyorum. Rüzgar hakkında bilgi almak için çıkmıştım. Aldığıma göre odama geri dönebilirim. Dora'ya selam söyle."

"Söylerim canım kendine dikkat et."

"Ederim, görüşürüz."

"Görüşürüz canım."

Sedef gittikten sonra bende odama doğru yürümeye başladım. Bugün bir karar vermiştim. Artık gördüğüm herkese güvenmek yoktu. Yani bu demek oluyor ki ne Rüzgar'a ne de Uras'a güvenmeyecektim.

Odama geçtim ve birkaç saat sadece uyudum. Rüyamda karanlık, depoya benzeyen bir odadaydım. Sonra gözlerimin hizasına birden Uras girdi. Tam da o sırada depodan çıkıp bir gül bahçesine girdim. Sanki hayat bana mesaj vermeye çalışıyordu. Uras hayatına girdiği andan itibaren hayatın güzelleşecek diyordu. Bu mesajı aldım ve aklımın bir yerlerine kazıdım. Gerçekten Uras bana iyi gelecek miydi? O benim hayatımın karanlık bir depodan bir gül bahçesine çevirmeye yetecek miydi?

Uyandığımda kafamdaki düşüncelerden kurtulmak için hafif bir duş aldım ve her zamanki gibi elime kitabımı alıp okumaya başladım. Birkaç gündür her akşam Limon Kütüphanesi'ni okuyordum. Gayet duygusal bir kitaptı. Bu akşam da mumlarımı yaktım ve kitabımı okumaya başladım. Kitabımdan yaklaşık elli sayfa kadar okuduktan sonra Google'dan en sevdiğim şiirleri açtım. Canım sıkkın olduğunda her zaman şiir okurdum. Bugünde öyle yaptım. Bir şiir sitesinden birkaç güzel şiir açtım ve okumaya başladım.

GÖĞE BAKMA DURAĞI

İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım

Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından,

Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından,

Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar,

Şu aranıp duran korkak ellerimi tut

Bu evleri atla bu evleri de bunları da

Göğe bakalım...

Turgut Uyar

Bu şiir sanki bana yazılmış gibiydi. Birinin gelip benimle beraber göğe bakması ve beni bu lanet durumdan kurtarması şarttı. Artık gerçekten de bir kaçamağa ihtiyacım vardı. Birinin gelmesi ve beni ellerimden tutup kaldırması şarttı. Bu kişi kimdi hala bilmiyorum sanırım...

YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ

Yalnızlık, yaşamda bir an,

Hep yeniden başlayan..

Dışından anlaşılmaz.

Ya da kocaman bir yalan,

Kovdukça kovalayan..

Paylaşılmaz.

Bir düşün'de beni sana ayıran

Yalnızlık paylaşılmaz

Paylaşılsa yalnızlık olmaz.

Özdemir Asaf

Sanki bu şiirde bana beni anlatıyordu. Yanlızdım ben. Hem de çok yalnızdım.

Bugün hayatıma yeni bir insan daha girmişti, Uras... Ela gözlerinin içinde kaybolmuştum. Kendimi, yüzümü, ellerimi onun gözlerinin tam içinde görmüştüm sanki. Ela gözleri ne kadar da güzeldi. Sanırım hayatımda gördüğüm en güzel gözler onun gözleriydi. O an sanki bir çift iki göz hayatımı değiştirecek gibi gelmişti...

___________________________________________

Selammm>



Gelelim kitap hakkındaki sorularımaa🎀




Sizce Uras kim ve Gece'yi nereden tanıyor?




Uras karakter

ini sevdiniz mii?




Sizce Rüzgar kötü bir insan mıı?




Şimdilik sorularım bu kadarr:))




Kendinize iyi bakınn ;')




Yeni bölüm çok yakında gelecek 💫

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.