İçeriğe geç

GECEYE MAHKUM

Bölüm 4 · 5 dk okuma

GECEYE MAHKUM

Bölüm 4

BALO

Keyifli okumalar :)

___________________________________________

Çalan alarmın sesiyle uyandım. Aklımda bugünkü baloya gidip gitmeyeceğim vardı. Gerçi gitmek istesem bile bir partnerim olmadığı için gidemeyecektim. Ama içten içe gitmeyi de çok istiyordum. Tüm bunları düşünürken telefonum çalmaya başladı.

Ekranda gizli bir numara vardı. Hiç tereddüt etmeden telefonu açtım.

"Alo, kimsiniz?"

"Selam, ben Rüzgar telefonunu okul yönetmenliğinden aldım bugünkü baloya benimle gelir misin diyecektim."

"Aaa öyle mi? Bende baloya gitmek için bir partner arıyordum. Çok iyi olur. Çok sağol Rüzgar."

"Ne demek! O zaman saat sekizde arka bahçede buluşuyoruz."

"Tamam buluşuyoruz. Kendine iyi bak, görüşürüz!"

"Hoşçakal Gece..."

Rüzgarla konuşmam kısa sürmüştü. Buna rağmen içimde kelebekler uçuşuyordu. Baloda ne giyeceğimi bile bilmezken partnerimi bulmuş olmamın sevinciyle gözlerimi kapattım. Rüzgar gerçekten hoş bir çocuktu. Arkadaş olarak tabii ki!

Hızlıca kahvaltımı yaptım ve kıyafet bakmak için dolabımı açtım. Karşımda güzel kırmızı bir elbise duruyordu. Fakat daha yeni tanıştığım birinin yanında kırmızı giymeyecektim. Dolaptan siyah, spor elbisemi çıkardım. Evet, yeni tanıştığım birinin yanında bu elbiseyi giyebilirdim. Altına da siyah renkli topuklu ayakkabılarımı giyecektim. Ayakkabılarım hayatımda gördüğüm en iyi ayakkabılar olabilirlerdi, demek çok isterdim fakat maalesef en iyi ayakkabılarımı nedenini bilmediğim bir şekilde saklıyordum. Sanki biri gelecekti ve artık o kırmızı elbiseni ve ayakkabılarını giyebilirsin diyecekti. O kişi kimdi bilmiyorum ama Rüzgar olmadığı kesindi.

Derslere girip çıktıktan sonra odama geldim. Birkaç saat dinlendikten sonra üzerime balo için ayırdığım elbisemi ve topuklu ayakkabılarımı giyindim. Rüzgar'a söz verdiğim gibi saat tam sekizde okulumuzun arka bahçesine gittim. Rüzgar siyah takımı ve ayakkabılarıyla beni bekliyordu.

"Selam, çok bekletmedim değil mi?"

"Hayır bekletmedin zaten bende yeni geldim." dedi ve bana göz kırptı.

"İyi görünüyorsun." diye mırıldandım.

"Teşekkür ederim, sende çok güzelsin Gece..."

"Bende teşekkür ederim."

"Rica ederim."

Aramızda birkaç dakika süren kısa bir diyalog olduktan sonra tamamen susup arka planda çalan şarkılara odaklandık.

"Güzel şarkılar seçmişler..." diye mırıldandım.

"Bana mı dedin?"

"Güzel şarkılar seçmişler diyorum..."

"Evet, gerçekten güzeller. Ama sanırsam biz buraya sadece dinlemek için gelmedik."

Rüzgar'ın yüzüne anlamsız bir şekilde bakarken konuşmaya devam etti.

"Yani diyorum ki, bu dansı bana lütfeder misiniz Gece Hanım?"

"Şey... Tabii."

Rüzgarla birkaç dakika normal bir şekilde dans ettik. Dans biter bitmez ben yeniden arka plandaki şarkılara odaklandım. Sakin bir şekilde müzik dinlerken çokta uzaktan gelmeyen bir ses duyuldu. Bu sanırım bir silah sesiydi!

Korkuyla yerimden sıçradım. O anki korkuyla gözlerimi kapattım ve kimseye birşey olmamasını diledim. Birkaç saniye sonra gözlerimi açtım. Vurulan kişi yanımdaki Rüzgar'dı. O an yaptığım tek şey çığlıklar içinde ağlamak ve yardım istemek oldu. Tüm okul Rüzgar'ın başına toplandığında ben hala bağırıyordum. İnsanlar toplanmış ve ambulansı arıyordu. Korku içinde tekrardan gözlerimi kapattım ve ağlamaya başladım. Hangi şerefsiz bu güzel geceyi mahvetmişti. Ondan hesap soracaktım ama şuan ki tek temennim Rüzgar'a birşey olmamasıydı. Yaşıyor olması için dualar ederken yanımda iki tanıdık ses belirdi.

"Gece! Senin için çok korktuk iyi misin?"

"Gece tatlım iyi misin cevap ver! Hadi aç gözünü yanındaki çocuk iyi merak etme!"

Halimi görüp Sedef ve Dora yanıma gelmişlerdi. Çok korktukları belliydi.

"O iyi mi?"

O an ağzımdan sadece bu üç kelime çıktı. Rüzgar iyiyse bende iyi olacaktım. Onunla çok samimi olmamamıza rağmen ona birşey olursa mahvolurdum.

"İyi iyi merak etme. Hadi sen gel bak okul müdürü de başında ambulansa bindiriyorlar şimdi. Hadi Gece ne olur gel."

"Tamam..."

Yavaş yavaş yürümeye başladım. Hayatımda daha önce hiç kimse gözlerimin önünde vurulmamıştı. Gözlerimden akan yaşlarla önümü bile göremezken başımı arkaya çevirdim. Okul müdürümüz ağlıyordu. İlk üç saniye anlam veremesemde sonradan aklıma okul müdürünün Rüzgar'ın babası olduğu geldi ve tekrardan ağlamaya başladım. Artık hıçkırıklarla ağlıyordum. Rüzgar iyi kalpli bir insandı. Annesiz büyüyen bir insandı.

"Gece ne olur yapma hadi gel."

O an Sedef'in Dora'ya şöyle fısıldadığını duydum.

"Dora, gel Gece'yi bir revire götürelim sakinleştirici yapsınlar. Hiç iyi değil baksana."

O anki öfkeyle bağırmaya başladım.

"HAYIR BEN SAKİNLEŞTİRİCİ FALAN İSTEMİYORUM!"

"Tamam canım, tamam sakin ol hadi şimdi odana gidiyoruz. Zaten saatte geç oldu biz çocuğun durumunu öğreneceğiz. Sen sadece uyu."

Ben yorgunluktan kendimi yatakta bulurken Dora başımda bekliyordu. Sedef ise dediği gibi Rüzgar'ı vuran kişiyi öğrenmek için aşağı inmişti. Son birkaç saatin nasıl geçtiğini bile hatırlamıyordum. Adeta bir kabus gibiydi. Rüzgar'ın vuruluşu, etraftaki çığlıklar, bağırışlarım, ağlayışlarım...

Onu kimin vurduğunu öğrenecektim. Buna emindim.

Yarım saat sonra odamın kapısı açıldı. İçeriye girenin Sedef olduğunu tahmin ederek uyuyor gibi yaptım. Uyandığımı görüp benden birşey gizlemesini istemiyordum.

"Dora, Gece uyuyor değil mi?"

"Evet uyuyor. Ne oldu kim vurmuş o çocuğu?"

"Tuhaf bir şekilde okuldaki tüm kamera sistemleri bozulmuş ve görüntüler ortada yokmuş. Vuran kişiyi de kimse görmemiş."

"Peki durumu nasılmış?"

"Yoğun bakımdaymış..."

"Peki biz bunu Gece'ye nasıl söyleyeceğiz? Çocukla yakındı belliki."

"Sanırım bir süre söyleyemeyeceğiz."

"Neyse uyanıyor galiba."

Yavaşça hiçbir şey bilmiyormuş gibi gözlerimi açtım. Şuan hem Sedef'e hem de Dora'ya öfkeliydim. Böyle bir şeyi bana nasıl söylemezlerdi. Ama şu anlık sanki hiçbir şey bilmiyormuş gibi yapacaktım. Yavaşça ayağa kalkıp masamın üzerinde duran bir bardak sudan küçük bir yudum aldım.

"Günaydın Gece, daha iyi misin?"

"Yani biraz..."

Rüzgar'ın durumunu sormamam onları şaşırtmış gibiydi. Ama ben zaten onun durumunu biliyordum...

"İsterseniz siz gidebilirsiniz ben biraz yalnız kalmak istiyorum."

"Tamam canım ama ihtiyacın olduğunda ara. Bir süre dışarı çıkmasan iyi olur. Her taraf kan izleriyle dolu..."

"Tamam çıkmam, görüşürüz."

"Görüşürüz canım."

"Görüşürüz Gece."

Bugünün hayatımda yaşadığım en kötü gün olduğuna emin olduktan sonra bu zifiri karanlıkta gözlerimi kapadım. Bu hayatta ben hep geceye mahkumdum. Bir gün bile yüzüm gülemeyecekti. Bunu anlamıştım artık...

___________________________________________

Selamm canlarımm 💞 Hemen bölüm hakkındaki sorularıma geçiyorumm m>



Sizce bölüm nasıldı? Görüşlerinizi belirtirseniz çookk sevinirimm

:)




Sizce Rüzgar yaşayacak mı?




Sizce Rüzgar'ı kim vurmuş olabilir?




Şimdilik sorularım bu kadar kendinize iyi bakınn :')

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.