İçeriğe geç

Geceye Gizlenmiş Kabuslar

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Geceye Gizlenmiş Kabuslar

Bölüm 2

Harabe Ev

Sadem ağlamaktan gözleri şişmiş hâlde önündeki manzaraya bakarken, omzuna konan elle sıçradı. "Özür dilerim," dedi genç adam hemen, kızı korkutmanın verdiği mahcubiyetle. "Sizi korkutmak istememiştim, iyi misiniz?"

Sadem ne diyeceğini bilmiyordu. İyiyim, demek standart bir cevap olmuştu artık, insanlar iyi de olsa kötü de olsa iyiyim diye cevap verirlerdi ama Sadem kalıp cevaplar vermek istemiyordu. Tanımadığı bu adama karşı fazla dürüst olmak da istemiyordu. "Gördüğünüz gibi işte," dedi omuzlarını kaldırarak. Yeterli bir cevaptı.

Adam sıcak bir gülümsemeyle karşılık verdikten sonra, "İzin var mı?" diye sordu oturmak istediğini belli ederek. Sadem kafasını aşağı yukarı salladı.

"Gediz."

Sadem anlamamış gözlerle kendisine bakınca adam, "Gediz," diye tekrarladı. "Yani adım Gediz."

Sadem mahcubiyetle gülümseyerek adama elini uzattı. "Ben de Sadem."

Gediz, Sadem'in elini kırılacak bir vazoymuş gibi nazikçe tuttu. Bu incelik, Sadem'in gözlerinin tekrar dolmasına neden oldu. Yedi yıldır hayatını paylaştığı adam kalbini acımadan kırarken, yeni tanıştığı birinin bu denli özen göstermesi canını acıtmıştı. Tekrar ağlamamak için gözlerini birkaç kez kırpıştırarak bakışlarını denize çevirdi.

Birkaç dakika boyunca sadece denizi izlediler.

Sonunda Sadem içini dökme ihtiyacı hissetti. "Hayatımın tamamen altüst olduğunu hissediyorum," dedi titrek bir sesle. "Her şeyim paramparça oldu." Sonuçta bu adamı bir daha görmeyecekti. Bu yüzden içindekileri dökmekte artık bir sakınca görmüyordu.

Gediz ona dikkatle bakarak, "Anlatmak istersen dinlerim," dedi nazikçe.

Sadem derin bir nefes aldı. "Dün gece eve geldiğimde, erkek arkadaşımı başka bir kadınla yatağımda yakaladım. O an yaşadığım hayal kırıklığı ve kalbimin kırılması... Tarif edilemezdi."

"Hayat bazen beklemediğimiz sürprizlerle doludur." dedi Gediz anlayışla. "Ama önemli olan, hayatın önümüze çıkardığı bu girintili çıkıntılı yollardan en az yara alarak çıkmak."

Sadem bir an olsun kendini güçlü hissetti. Yaşananları kendine o kadar ağır yük etmişti ki yabancı birinin şefkati ve anlayışı ona nefes aldırmıştı. "Teşekkür ederim," diye mırıldandı minnetle.

Gediz hafifçe gülümsedi.

Gelen gök gürlemesi sesiyle bakışlarını gökyüzüne çevirdiler. Gri bulutlar toplanmaya başlamıştı. "Yağmuru severim aslında," dedi Sadem hafif bir gülümsemeyle. "Ama buradan uzaklaşsak iyi olacak."

"Evin yakınlarda mı? İstersen seni bırakabilirim." dedi Gediz ayaklanırken. Teklif Sadem'in yüzünde tereddütlü bir ifadeye sebep olunca, "Lütfen yanlış anlama," diye ekledi hemen. "Eğer istemiyorsan sorun değil."

"Beraber yürüyebiliriz."

Atıştırmaya başlayan yağmur damlalarının altında ilerlemeye başladılar.

Bölüm sonu

1 yorum