İçeriğe geç

Geceye Fısıldayanlar

Bölüm 8 · 2 dk okuma

Geceye Fısıldayanlar

Bölüm 8

7. Bölüm : Hatırlayan Duvarlar

Lara geri geri yürüdü.

Kalbi o kadar hızlı atıyordu ki kulaklarının içinde duyabiliyordu.

Küçük kız hâlâ elindeki fotoğrafı tutuyordu.

Eskiydi.

Kenarları yanmıştı.

Ama fotoğraftaki kişi gerçekten Lara’ydı.

Aynı yüz.

Aynı gözler.

Sadece… fotoğraf çok eski görünüyordu.

Sanki yıllardır burada durmuş gibiydi.

“Bu imkânsız…” diye fısıldadı Lara.

Adam bir anda kızın önüne geçti.

Gaz lambasını kaldırdı.

“Kapa gözlerini.”

Lara ne olduğunu anlayamadan kız çocuğu aniden başını eğdi.

ÇAT.

Boynu ters döndü.

Sonra gülmeye başladı.

İnce…

Bozuk…

İnsan olmayan bir kahkaha.

“Hepsi önce böyle söylüyor…”

Koridorun duvarlarından sesler yükselmeye başladı.

Fısıltılar.

Yüzlerce farklı ses aynı anda konuşuyordu.

“Hatırlıyor…”

“Onu geri istiyor…”

“Bu kez kaçamayacak…”

Lara kulaklarını kapattı.

“Yeter!”

Tam o anda koridor titredi.

Duvarların içinden TAK… TAK… diye vurma sesleri gelmeye başladı.

Sanki birileri içeriden çıkmaya çalışıyordu.

Adamın yüzü gerildi.

“Geç kaldılar…”

“Kimler?!”

Adam cevap vermedi.

Çünkü duvar çatladı.

İnce bir yarık oluştu.

Ve yarığın içinden bir el çıktı.

Solgun.

Uzun parmaklı.

İnsan eli gibi ama fazla inceydi.

Sonra ikinci el.

Sonra üçüncü.

Duvarın içinden insanlar çıkmaya başladı.

Hayır…

İnsan değillerdi.

Yüzleri yamulmuştu.

Bazılarının ağzı yoktu.

Bazılarının gözleri tamamen siyahtı.

Bazılarının ise yüzünde hiçbir şey yoktu.

Ama hepsi aynı anda Lara’ya dönmüştü.

Küçük kız fısıldadı:

“Yeni yüz geldi…”

Bir anda bütün yaratıklar hareket etti.

Adam Lara’nın kolunu tuttu.

“KOŞ!”

İkisi koridor boyunca koşmaya başladı.

Arkalarından gelen sesler insan kalabalığı gibi değildi.

Kemik sesleri…

Sürünmeler…

Bozuk nefesler…

Gaz lambasının ışığı koşarken duvarları aydınlatıyordu.

Ve Lara her baktığında duvarlarda yeni yazılar görüyordu.

“DÖN.”

“ONU VER.”

“BİZİ HATIRLIYOR.”

Koridor gittikçe daralmaya başladı.

Tavan alçalıyordu.

Sanki bina onları sıkıştırıyordu.

Lara nefes nefese kaldı.

“Daha ne kadar—”

Adam aniden durdu.

Önlerinde eski bir demir kapı vardı.

Üzerinde paslı harflerle tek bir kelime yazıyordu:

“ARŞİV”

Adam kapıyı zorladı.

KAPI GICIRDADI.

İçeri girdiler.

Adam kapıyı arkalarından kapattı.

Tam zamanında.

Çünkü bir saniye sonra dışarıdaki yaratıklar kapıya çarpmaya başladı.

BOOM!

BOOM!

BOOM!

Demir kapı titredi.

Lara korkuyla geri çekildi.

Sonra etrafına baktı.

Oda devasa raflarla doluydu.

Binlerce dosya.

Binlerce fotoğraf.

Duvarlarda eski apartman sakinlerinin resimleri vardı.

Ama hepsinin gözleri siyaha boyanmıştı.

Lara yavaşça ilerledi.

Bir fotoğrafın önünde durdu.

Nefesi kesildi.

Fotoğrafta annesi vardı.

Genç haliyle.

Ve yanında…

Küçük bir kız çocuğu.

Lara.

Fotoğrafın altında tarih yazıyordu:

  1. 1998.

Lara’nın sesi çatladı.

“Ben… o tarihte doğmamıştım…”

Adam sessizce ona baktı.

Sonra ilk kez gerçeği söyledi.

“Çünkü bu bina zamanı olduğu gibi bırakmıyor.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.