İçeriğe geç

Geceye Fısıldayan Lisandra

Bölüm 8 · 3 dk okuma

Geceye Fısıldayan Lisandra

Bölüm 8

8-Ay Işığındaki Sırlar

Tapınaktan ayrıldığında güneş doğmaya başlamıştı.

Lisandra bütün gece yürümüş olmasına rağmen yorgun hissetmiyordu. Aksine, zihni hiç olmadığı kadar canlıydı. Azrael'in sözleri sürekli aklına geliyor, her düşündüğünde yeni sorular ortaya çıkıyordu.

Eğer mühürleri kıran Azrael değilse...

Kimdi?

Ve neden onu serbest bırakmak istemişti?

Malikânenin kapıları göründüğünde içindeki huzursuzluk yeniden yükseldi.

Bir şeylerin değiştiğini hissedebiliyordu.

Bu kez kötü bir his değildi.

Daha çok yaklaşan bir fırtınanın habercisiydi.

Avluya girdiği anda bunun nedenini anladı.

Onlarca cadı toplanmıştı.

Konsey üyeleri merdivenlerin önünde durmuş, hararetli şekilde tartışıyordu.

Lisandra görünür görünmez konuşmalar kesildi.

Birkaç kişi ona baktı.

Sonra birkaç kişi daha.

Sessizlik bir anda bütün avluya yayıldı.

Bu hoşuna gitmedi.

Morgana kalabalığın arasından çıkarak ona yaklaştı.

Yüzü her zamankinden daha sert görünüyordu.

"Neredeydin?"

Lisandra hazırlıklıydı.

"Ormanda."

"Yalan söyleme."

Bu cevap beklediğinden hızlı gelmişti.

Morgana gözlerini ondan ayırmıyordu.

"Koruma büyülerini senin geçtiğini biliyoruz."

Lisandra cevap vermedi.

"Bunu neden yaptın?"

"Çünkü bana hiçbir şey anlatmıyorsunuz."

Yaşlı cadının yüzündeki ifade yumuşamadı.

Aksine daha da karardı.

"Senin güvenliğin için."

"Hayır."

Lisandra başını salladı.

"Benim kontrol altında kalmam için."

Kalabalığın arasında huzursuz fısıltılar yükseldi.

Morgana birkaç saniye sessiz kaldı.

Sonunda derin bir nefes verdi.

"Konsey bu gece toplanacak."

"Ve?"

"Sen de katılacaksın."

---

Akşam olduğunda büyük salon dolmuştu.

Yuvarlak masanın etrafında bütün Konsey üyeleri oturuyordu.

Lisandra içeri girdiğinde gözler yine ona çevrildi.

Bu durum giderek canını sıkmaya başlamıştı.

Sanki herkes onun hakkında bir şey biliyordu da yalnızca kendisi bilmiyordu.

Morgana ayağa kalktı.

"Bugün yeni bir haber aldık."

Salon sessizleşti.

"Kuzeyde üçüncü mühür kırıldı."

Oda bir anda uğultuyla doldu.

Üçüncü mühür.

Bu kadar kısa sürede.

Bu normal değildi.

Morgana devam etti.

"Ancak asıl sorun bu değil."

Masanın üzerine eski bir harita bıraktı.

Haritanın üzerinde kırmızı işaretler vardı.

Lisandra dikkatle baktı.

İşaretler bir çizgi oluşturuyordu.

Ve hepsi aynı noktaya gidiyordu.

Malikâneye.

Bu kez sessizlik daha ağır çöktü.

"Birisi buraya geliyor," dedi Morgana.

"Kim?"

Kimsenin cevabı yoktu.

Ancak Lisandra'nın aklına gelen ilk isim Azrael değildi.

Çünkü onu tanımaya başladıkça bir şey fark etmişti.

Azrael tehlikeliydi.

Ama yalancı değildi.

---

O gece uyuyamadı.

Penceresinin önünde durmuş ayı izliyordu.

Gökyüzü açıktı.

Yıldızlar parlaktı.

Ama içindeki sıkıntı geçmiyordu.

Tam yatağına dönmek üzereyken odasının balkonunda bir hareket gördü.

Bir gölge.

Lisandra anında büyüsünü hazırladı.

Ancak bir sonraki saniye rahatladı.

Azrael.

Korkulukların üzerinde durmuş ona bakıyordu.

Sanki bir kuş kadar sessiz gelmişti.

"Bir gün normal şekilde kapı çalmayı denemelisin."

Azrael hafifçe gülümsedi.

"Kapıların beni sevdiğini sanmıyorum."

Lisandra istemeden güldü.

Bu durum ikisini de şaşırttı.

Çünkü ilk kez birlikteyken korku ya da gerilim hissetmemişti.

Sadece merak vardı.

Azrael birkaç saniye onu izledi.

Sonra ciddi bir ifadeye büründü.

"Vakit daralıyor."

"Ne için?"

"Yaklaşan şey için."

Lisandra'nın gülümsemesi kayboldu.

"Kim geliyor?"

Azrael cevap vermeden önce gökyüzüne baktı.

Ay ışığı yüzüne vuruyordu.

O an ilk kez yorgun görünüyordu.

Bin yıllık bir yorgunluk.

"Bir zamanlar benim kardeşim olan biri."

Lisandra'nın kalbi hızlandı.

"Kardeşin mi?"

"Kan bağı değil."

Azrael'in altın gözleri karardı.

"Ama bir zamanlar aynı taraftaydık."

Rüzgâr balkonun etrafında dolaştı.

Lisandra ilk kez onun gerçekten korktuğunu hissetti.

"Ve şimdi?"

Azrael gözlerini ona çevirdi.

"Şimdi dünyayı yakmak istiyor."

O anda uzakta bir patlama sesi duyuldu.

İkisi de aynı anda döndü.

Malikânenin kuzeyindeki orman alevlerle aydınlanmıştı.

Geceyi yaran kırmızı ışık gökyüzüne yükselirken Lisandra'nın içini kötü bir his kapladı.

Çünkü bekledikleri savaş artık yaklaşmıyordu.

Başlamıştı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.