İçeriğe geç

Geceye Fısıldayan Lisandra

Bölüm 15 · 3 dk okuma

Geceye Fısıldayan Lisandra

Bölüm 15

15-Saklanan Gerçek

Dev yaratığın yok oluşunun üzerinden üç gün geçmişti.

Üç gün boyunca malikânede kimse normal davranamadı.

Cadılar fısıldaşarak konuşuyor, Lisandra geçtiğinde aniden susuyorlardı. Bazıları ona korkuyla bakıyor, bazıları ise saygıyla başını eğiyordu.

Bu durum Lisandra'nın sabrını tüketmeye başlamıştı.

Çünkü cevaplar hâlâ yoktu.

Sorular ise giderek çoğalıyordu.

O sabah Morgana'nın odasına giderken kararını vermişti.

Artık kaçamak cevaplar kabul etmeyecekti.

---

Kapıyı çalmadan içeri girdi.

Morgana büyük penceresinin önünde durmuş, dışarıdaki ormanı izliyordu.

Sanki geleceği görmeye çalışıyormuş gibiydi.

"Konuşmamız gerekiyor."

Yaşlı kadın dönmedi.

"Biliyorum."

Lisandra bu cevabı beklemiyordu.

"Gerçekten mi?"

Morgana yavaşça başını salladı.

Bir süre sessizlik oldu.

Sonunda yaşlı cadı derin bir nefes verdi.

"Ne öğrenmek istiyorsun?"

"Her şeyi."

Bu cevap Morgana'nın yüzünde acı bir gülümseme oluşturdu.

"Keşke bu kadar kolay olsaydı."

"Denemeden bilemeyiz."

Morgana birkaç saniye düşündü.

Sonra masasına doğru yürüdü.

Çekmecelerden birini açtı.

İçinden eski bir kutu çıkardı.

Siyah ahşaptan yapılmıştı.

Üzerinde altın işlemeler vardı.

Kutuyu masanın üzerine bıraktı.

Lisandra'nın kalbi hızlandı.

"Bu ne?"

"Yıllardır senden sakladığım şey."

Oda sessizleşti.

Morgana kutunun kapağını açtı.

İçinde eski bir kolye vardı.

Gümüş zincirli.

Ortasında mavi bir taş bulunuyordu.

Ancak taşın içinde garip semboller hareket ediyor gibiydi.

Canlıymış gibi.

Lisandra kolyeye bakar bakmaz başı dönmeye başladı.

Bir görüntü gördü.

Kısa bir anlığına.

Alevler.

Yıkılan kuleler.

Çığlıklar.

Ve...

Altın gözler.

Genç kadın irkilerek geri çekildi.

"Nedir bu?"

Morgana'nın yüzü ciddileşti.

"Bu sana ait."

Lisandra dondu.

"Hayır."

"Evet."

"Ben daha önce hiç görmedim."

"Çünkü görmemen gerekiyordu."

Öfke genç cadının içinde yeniden yükseldi.

"Yeter artık!"

Masaya vurdu.

"Kime göre gerekmiyordu?"

Morgana gözlerini kapattı.

Uzun süre konuşmadı.

Sonra yorgun bir sesle cevap verdi.

"Bana göre."

---

O günün ilerleyen saatlerinde Lisandra odasına çekildi.

Kolye şimdi masasının üzerinde duruyordu.

Onu izliyor gibiydi.

Saatlerce bakmasına rağmen dokunmaya cesaret edemedi.

Çünkü içinde bir şeylerin değişeceğini hissediyordu.

Ve haklıydı.

Gece yarısına doğru odasının kapısı çalındı.

Ancak kapı açılmadı.

Buna rağmen odada bir varlık hissedildi.

Lisandra başını kaldırdı.

Azrael pencerenin yanında duruyordu.

Ay ışığı yüzüne vuruyordu.

Her zamanki gibi sessiz görünüyordu.

Ama gözlerinde farklı bir şey vardı.

Gerginlik.

Bakışları doğrudan kolyeye kaydı.

Ve yüzündeki ifade değişti.

"Onu sana verdi."

Bu soru değildi.

Bir tespitti.

Lisandra başını salladı.

"Sen biliyor musun bunun ne olduğunu?"

Azrael birkaç saniye sustu.

Sonra yavaşça kolyeye yaklaştı.

Uzun parmakları taşın birkaç santim üzerinde durdu.

Ama dokunmadı.

Sanki dokunmaktan çekiniyordu.

"Bu kolye mühür."

Lisandra'nın kaşları çatıldı.

"Mühür mü?"

Azrael gözlerini ona çevirdi.

"Senin üzerinde."

Oda sessizliğe gömüldü.

Lisandra birkaç saniye ne diyeceğini bilemedi.

Sonunda yalnızca tek bir soru sorabildi.

"Neden?"

Azrael'in yüzü karardı.

"Çünkü bazı güçler uyumalıdır."

"Ben bir canavar değilim."

"Hayır."

Azrael'in sesi beklenmedik şekilde yumuşadı.

"İşte bu yüzden korkuyorum."

Bu sözler Lisandra'nın içine işledi.

Çünkü Azrael gerçekten korkuyor gibiydi.

Ama kendisinden değil.

Onun için korkuyordu.

Tam o sırada kolye parlamaya başladı.

Önce hafifçe.

Sonra daha güçlü.

Mavi taşın içindeki semboller dönmeye başladı.

Oda ışıkla doldu.

Lisandra nefesini tuttu.

Ve bir ses duydu.

Çok uzaklardan gelen bir ses.

Kadın sesi.

Tanıdık ama yabancı.

"Lisandra..."

Azrael anında ona döndü.

"O sesi duydun mu?"

Genç kadın başını salladı.

Kalbi hızlanıyordu.

Ses tekrar duyuldu.

Bu kez daha net.

"Dönüş vakti geldi."

Kolyeden yayılan ışık aniden büyüdü.

Odanın duvarlarında eski semboller belirmeye başladı.

Ve tam ışığın merkezinde bir görüntü oluştu.

Uzun beyaz saçlı bir kadın.

Parlayan gözler.

Ve Lisandra'ya şaşırtıcı derecede benzeyen bir yüz.

Kadın doğrudan ona baktı.

Ve fısıldadı:

"Kızım."

Lisandra'nın dünyası bir kez daha altüst oldu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.