İçeriğe geç

GECENİN ÇİÇEĞİ

Bölüm 3 · 10 dk okuma

GECENİN ÇİÇEĞİ

Bölüm 3

Bölüm 3|

Yazar anlatımından/16 sene önce

Efsûn bal rengi gözlerini kırpıştırarak abisi olarak bildiği Berktuğ'a baktı. "Abi ama dışardan arkadaşlarımın sesi geliyor"

Berktuğ derin bir nefes çekti "onlar çalışırken de sen oyun oynarsın meleğim" Efsûn elma gibi olan yanaklarını şişirdi "ama o zaman oynayacak kimsem olmaz ki"

Berktuğ bu küçük kızın her lafa bir cevap vermesinden nefret ediyordu lakin aynı zamanda çok seviyordu "o zamanda ben varım,benimle oynarsın?"

Efsûn küçük kaşlarını çatarak önündeki güzel yazı defterine döndü "sen benimle sadece top oynuyorsun,evcilik oynamıyorsun" ettiği sitem ile Berktuğ kaşlarını çattı"erkek adam evcilik falan oynamaz kızım"

Efsûn küçücük boyu ile abisini taklit etti"orkok odom ovcolok oynomoz, bal gibide oynar bir kere babam benimle aşçılık bile oynuyor" Berktuğ omuzlarını düşürdü ve yenilgi ile kalemi masaya bıraktı.

"İyi tamam,git oyna arkadaşlarınla hadi" Efsûn neşe ile oturduğu sandalyesinde kalktı. "Vuhuuu,ben geliyorum!" Odasından koşuşturarak çıktığında annesine yakalandı bir anda yüzünde olan gülümsemesi silindi.

"Nereye, Efsûn?" Efsûn dudaklarını birbirine bastırarak "aşağıya anne,oyun-"

"Ödevlerin bitti mi senin? Hiç bir yere gidemezsin geç baka-"

Mutfaktan çıkan babası "hanım bırak kızımı oynasın,içinde kalmasın. Ödev bir yere kaçmıyor ya?" Dedi. Efsûn hemen ağzı kulaklarına varmış gibi gülüp babasının bacağına yapışıp küçük boyu ile "teşekkür ederim babacım" diyerek şakıdı.

Babası ise kızı her 'baba' dediğinde yüreği burkularak "babam benim" diyordu.

Efsûn koşuştura koşuştura merdivenlerden inip ip atlayan arkadaşlarının arasına karıştı. Berktuğ ise onun arkasından gelirken Efsûn'un babası tarafından "kızıma göz kulak ol Berktuğ" ikazı ile bahçede olan bankaların birisine yerleşip kitabını okumaya koyuldu.

Arada bir gözünü kıza döndürüp kontrol ediyor sonra geri kitabına dönüyordu. "Hey,o bizim ipimiz!" Küçük kızın sesi ile kaşlarını çatarak kafasını kitaptan kaldırdı.

Mahallenin küçük çocukları üç kızın ipini almaya çalışıyordu. "Ya kızım,biz burada maç yapacağız. Başka bir yere gidin" Efsûn tabii altta kalır mı! Hâşâ "hayır efendim,ilk biz geldik siz gidin!" Dedi.

Karşısındaki çocuk onun ikili at kuyruğunun ucundan tutarak çekti. "Sen sus,cadı!" Dediğinde Efsûn çığlığı bastı. Berktuğ hemen yerinden kalkarken "Efsûn,gel buraya!" Demişti.

Lakin küçük Efsûn karşısındaki çocuğun koluna dişlerini geçirmişti bile. "Ahh,napiyorsun be cadı!" Berktuğ hemen Efsûn'u çocuktan uzaklaştırarak arkasına aldı.

"Gençler,kızlar burada oynuyor. Hadi siz başka bir yere gidin" ama küçük inatçı çocuklar onu dinlemedi. "Abi,biz maç yapıcaz onlar gitsin" Berktuğ başını iki yana sallayıp "maçımızı başka bir yerde yapın,rahatsız etmeyin kızları" dese de küçük çocuklar kendinde artistik yaparak orada oynamaya başlamışlardı.

Kızlar tekrar ip atlamaya başladığında Efsûn bu sefer Berktuğ'u rahat bırakmamış elinden tutarak ona ip atlaması için itiraz ediyordu.

"Hadi Berktuğ! Bizimle oyna sende" Berktuğ başını iki yana salladı "olmaz,benim ödevlerim var" küçük kız lafını verdi tabii "ödev bir yere kaçmıyor ya!"

Tam bir babasının kızı idi!

"Olmaz Efsûn,ben büyüdüm artık"

"Büyüyünce oyun oynanmaz diye bir şey mi var?hem hala çocuksun" Berktuğ omuzlarını indirdi. "Sen niye bu kadar inatçısın?" Efsûn hemen gülümsedi "yani oynayacak mısın bizimlee?" Berktuğ başını salladığında"ama sadece ipi sallarım" demişti.

Onlar oyunlarına dönerken kenarında maç yapan küçük adamlardan birisi sırasını bekleyen Efsûn'a bağırdı "Efsûn, topu atar mısın?" Efsûn hemen kaldırımın üzerinde olan kenarıdaki topu çocuklara attı.

Lakin geri dönerken ayağı kaldırımın taşlarına takılıp yere düşmüştü,beyaz eteği yüzünden açık olan dizi yere vurduğunda acı ile inledi "ah! Berktuğ!" Berktuğ hemen kız kardesi gibi gördüğü çocuğun yanına koşturdu.

"Ah Efsûn ah,bir yerinde dur ve meleğim!" Efsûn'u kucaklayıp biraz önce kitap okuduğu bankın üzerine oturtup önünde diz çöktü. Dizi hemen azicikta olsa parçalanan Efsûn'un gözleri dolmuştu.

Berktuğ cebinden çıkardığı mendil ile kziin dizlerini üfleyerek sildi,küçük kızın gözünden akacak olan damlayı hemen sildi. "Niye ağlıyorsun abicim,bir şey olmamış ki?"

Küçük Efsûn burnunu çekti "ama kanamış" dedi bilmiş bilmiş "hayır,sadece biraz zedelenmiş,sende ne çıt kırıldım bir şeymişsin" Berktuğ ona takılıyordu.

Efsûn "hıh,hiçte bile. Sen de bacağın kırıldığında ağladın çok çıt kırıldımsın" demişti. Berktuğ hemen kaşlarını çattı "yoo,ağlamadım" Efsûn inatla omuz silkti "hayır,ben gördüm"

"Yanlış görmüşsün o zaman bilmiş şey"

"Hayır bir kere,ben sana şu getirdigimde peceteyle siliyordun"

"Burnum akmıştı,burnunu siliyordum" efsun bilmiş bir şekilde "burnunda agladigin için akıyordu" Berktuğ yalancı bir sinirle "off,sen nerden biliyorsun ağlayınca burunun aktığını bakalım?"

Efsûn,omuz silkti "onu kim bilmez,bende ağlayınca burnum akıyor. O yüzden biliyorum" Berktuğ hemen kendisine çevirdi olayı "demekki sadece senin akıyor,yoksa benimki akmıyor. Yani ağlamadım!"

Efsûn küçük kaşlarını sinirle çatarak önünde diz çökmüş olan Berktuğ'un saçını çekti "ya hayır,ben yalan söylemiyorum" dedi.

Bertuğ küçük kızın saç çekme becerisi ile inledi,her seferinde nasıl böyle güçlü cekebiliyordu ki? "Ya ben yalan mı söylüyorsun dedim sanki?" Efsûn zaferle kıkırdadı "ha yani ağladığını kabul ediyorsun?"

Berktuğ sinirle burnundan soluyarak "şu saçımı bir bırakır-" sözünü yarıda kesen şey Efsûn'un babasının balkondan gelen sesi idi "Efsûn,abinin saçını bırak! Berktuğ sende sinir etme kızımı!"

İkisi de birbirinden ayrıldığında Berktuğ başını iki yana sallayarak saçını düzeltmeye çalıştı,bu küçük kız her saçını çektiğinde bütün hafta inat gibi saçı kalkıyor ve düzene girmiyordu.

"Efsûn,abinin saçını çektiğin için özür dilemelisin" babasının sesi ile Efsûn dudağını büzerek abisine döndü "özür dilerim Berktuğ " ve babası ardından ekledi "ona abi demelisin ve Berktuğ sende ben aşağıya inmeden kızımdan uzaklaş!"

Berktuğ,asker olan bu kıskanç adamdan dayak yememek için kızdan uzaklaşırken ikili akşam yemeği için evlerine dağılmıştı..

§

Efsûn Akıntan

Karşımda çocukluğumu önüme seren bir çift yeşil göze baktım. "Efsûn!" Tanıdık ses tonu yutkunmamı sağlarken cevap veremedim,onu şıklar sonra burada görmek beni oldukça şaşırtmış ve içimdeki o kırgınlık hissini ortaya çıkarmıştı. Lakin bir yandan da özlem duyuyordum.

Berktuğ karşımda asker üniforması ile kaybetmedigi tüm yakışıklılığı ile karşımda duruyordu. Artık bir tepki vermem gerektigini anlayarak boğazımı temizledim. "Senin ne işin var burada?" Bir yandan da içeriye girerek kapıyı kapattım.

Gözlerim özlem duygusu ile kasıldı,ona ne kadar kırgın olursam olayım özlem duygum daha ağır basıyordu.

Bir süre birbirimize baktıktan sonra ilk adımı o atarak aramızdaki mesafeyi kapatıp bana sarıldı. Bana göre hala kocaman olan bedeni bu sefer daha da yapılanmıştı,elleri sırtımı sardığında dayanamayarak ona sıkıca sarıldım. Gözlerim kapanırken sırtımı okşuyordu.

Bir süre sonra ayrıldı benden ama çok uzağa gitmeden ilgi ile omuzlarımdan tutuyordu beni. "Asıl senin ne işin var? Bir yerine bir şey oldu mu? Nasıl oldu bu olay? Sen niye kendi başına iş yapiyorsun?" Gözleri küçükken hep yaptığı gibi üzerimde gezinip hasar kontrolü yaptı.

Onu durdurdum "bir yerime bir şey olmadı,sakin ol! Beni nasıl buldun sen?" Ellerini benden çekerek beline koyduğunda parmağında parlayan alyansa gözüm çarptı. Evlenmiş miydi? Neden bundan haberim yoktu? Abim evlenmişti ve ben onu yıllar sonra ilk defa görüyordum..

"Baban aradı beni,aslında ilk tayinin çıktığı zaman aradı ama göreve gittiğimiz için yanına gelemedim" kaşlarımı çattım. "Ne tür bir görev aylarca sürdü? Hiç mi zamanın yoktu?" Omuzlarını indirdi gözlerimi olgunlaşıp belirgin olan çehresinde gezdirdim.

Hala dünkü bana ders çalıştıran,oyunlarına alet olan, birbirimizi yediğimiz çocuk gibiydi. Ama oldukça yakışıklı olmuştu.

"Efsûn,o kadar yıl sonra-" lafını kestim. Bunu sonra konuşacaktık şimdi hiç sırası değildi. "Neyse,sonra konuşuruz da ben çok yorgunum yarın okulum var eve gitmem gerekiyor artık" başını iki yana salladı. "Efsûn,sanırım bir süre okula gitmemen gerekiyor"

Kaşlarımı çattım " o niyeymis?" Berktuğ "o saçma sapan bir nedenden bulastiginiz ağa buradaki köklü aşiretlerin birisinden yani seni rahat bırakmazlar bu yüzden güvenlik amaçlı benle geliyorsun"

"O Ağa bozuntusu bana hiç bir şey yapamaz" Berktuğ "baban ile konuştum, bende kalıyorsun Efsûn,lütfen itiraz etme. Baban araya girince sende bir şey diyemeyeceğini biliyorsun" omuzlarımı yenildi ile düşürdüm.

"İyi,peki" Berktuğ gülerek "oh,sende zamanla itiraz ve inat özelliği kalkmış galiba?" Tek kasımı kaldırıp karnına vurdum. Tam ağzımı açmıştım ki arkadan gelen ses ile ikimizin de odağı değişti "ben hanımefendi de inat özelliğinin kalkmadagini test ettim,kardeşim. Umutlarını söndürmek gibi olmasın ama" sonra boyu Berktuğ'dan uzun olduğu için başını hafif öne uzatıp Berktuğ'a yaklaştı.

"Yok,kalkmamış" kaşlarımı çattım. Berktuğ gülmemek için dudaklarını birbirine bastırırken ağzımı açmıştım ki Berktuğ'un telefonu çaldı "arkadaşlar hemen dönüyorum" bende karşımda kolu sargılı olan adama döndüm.

O telefonunu gülümseyerek açarken karşımdaki büyük adama baktım. "İnanın ben bu özelliklerim ile gayet mutluyum, hoşunuza gitmeyen bir şey mi var?" Tek kasımı kaldırarak sorduğum soruya karşı sert çehresinde kalın dudaklarının sağ kenarını kıvırdı ve küçük tebessümü ile cevap verdi;

"Yok,benimde gayet hoşuma gitti öğretmen hanım"

Bismillah be!

Etkileyici gülümsemesi kalbime çarparken ne diyeceğimi şaşırmıştım o sırada kurtarıcım Berktuğ araya girdi. "Devrem, karım yemeğe çağırıyor. Hadi gidelim" ya bismillah ya! Adamla ilk görüşmemizde Cat diye evlendiğini belli etmişti.

Gözlerim büyüyerek ona baktım "evlendin mi?" Beni sırtımdan yönlendirirken "yok, halı saha arkadaşım kendisi,kızım karım diyorum ya!" Göz devirdim elim hırsla saçına giderken saçlarını ucundan tutarak çektim. "Ah!" O benden uzaklaşırken yürüdüğümüz koridorda ona bakmadan "hayır,sen bide çocuk yapmışsındır! Adamı yıllar sonra ilk kez görüyorum bana evlendim diyor. Ya insan bir düğüne çağırır,haber verir! Nankörsun cidden yengeme en bolundan sabır!"

Kaşlarını çattı "konuscaz daha o konuları da sen benim çocuğun olduğunu nereden biliyorsun?" Ve yaşadığım diğer şok ile saçını tekrar çekmiştim...

§

Berktuğ beni evde büyük bir sürprizin beklediğini söylerken gayet sırıtıyordu. Arabada bolca atışmalı geçen yolculugumuz onların lojmanına geldiğimizde indik. Babam da bana lojmanda yaşayabileceğimi söylemişti ama okula uzak kaldığı için ben reddetmiştim.

Berktuğ bu hafta için bana izin aldığını söylemişti. Yani okula gitmeyecektim bu beni strese sokmuştu çünkü çocukların ile bir hafta geriden ilerleyecektik ve onalrin eğitimini böyle aksatmak isteyeceğim son şey idi.

Arabadan inerek lojamana Berktuğ'un bir adım ötesinden ilerlemeye başladım. O sırada lojmana siyah jipi ile giriş yapan ve ismini asla öğrenmeğim komutan arabasını park ederek peşimizden gelmişti.

Asansöre ilerlerken ilk Berktuğ sonra ben binmistim. Bize doğru gelen büyük adamı süzdüm. Belki normalde bu kadar yapılı değildir diye düşündüm üniforması ona karizmatik bir hava katarken cüssesini de büyütmüştü.

Üzerinde sadece yeşil askeri tişört vardı ve bir kolu sargılı idi. Yeşil tişörtü bu havada üşümüyor mu diye düşündürse de kalın kol kasları sanki bir elma gibi kendini belli etmişti. Damarlı kolları ile cabasıydı.

Uzun bacakları ve geniş omuzları uzun boynu ve esmer teni ile cidden çok yakışıklı bir adamdı,ama bu ona sinir olmadığım anlamına gelmiyordu!!!

He he aynen Efsûn..dibin düştü resmen adama.

Gözlerimiz kesiştiğinde yutkunarak önüme döndüm. Büyük bedeni ile bir adım önüme durduğunda aklıma dank eden şey boy farkımız idi. Omzu başımın üzerinde idi,büyük ihtimal ile göğüs hizasına geliyordum.

Kulağıma gelen ses ile irkildim. "Kız, dakka bir gol bir vurmussun bizimkini" kaşlarımı çatarak Berktuğ'a baktım "ne diyorsun be!" Dedim. "Diyorum ki dakka bir gol bir vurulmuş bizimki sana"

"Onu nerden çıkardın acabası?" Ona sinir oluyor ve değişik konuşuyordum ve bu bizim aramızda gayet normaldi. Berktuğ cevap vermeden ikimizi bölen bir ses oldu "kardeşim,o çeneni biraz daha açarsan kapatamayacaksın" komutan beyin sözleri ile Berktuğ sırıttı.

Asansörün kapısı açılırken hep beraber çıktık. "Ben eve uğrayıp geleyim" komutan beyin dediğine Berktuğ "tamam yaranı oynama İrem halleder,çabuk gel" komutan başı ile inaylarken asansöre tekrar binip gözden kaybolmuştu.

Berktuğ'a döndüm. "Neymiş benim suprizim?" O bana gülerek kapıyı gösterdi ve zile bastı. Bende kapıya baktığımda içeriden "babam geldiii!" Diye tanıdık bir ses yükselmişti.

Ben daha şokta ve tam anlayamamış iken kapının daha sabah gördüğüm Berke tarafından açılması beni bir şoka daha uğratmıştı.

Öğrencim düşmüş bir kaç dış boşluğu ile 32 dış sırıtarak bir bana bir babasına bakıyordu.

Gözlerim kocaman olduğunda gözlerimi açıp kapattım. Berktuğ işte şimdi benden dayağı yemişti.

Elim anında Berktuğ'un saçlarına giderken kavradığım saçları şiddet ile kendime çektim. "Seni elimden alabilen alsın Berktuğ efendi!"

"Hop hop hop!" Arkamdan belime dolanan kol ile geriye cekilmem bir olurken tuttugum saçı bırakmadan arkama döndüm. Bu sefer komutan bey ile burun buruna gelmem bir olmuştu.

Hay ben böyle işin..

"Lan! Oof, kızım insan güç kaybeder,sen güç kazanmışsın. Bu ne güç bırak saçımı! Efsûn,inat kalacak amınakoyayım!" Lakin ben gözlerimin önündeki bir çift kahverengi harelerden ayrılamamıştım.

Sonra bir diğer ses geldi "aa,geldiniz mi?" Sonra o ses şaşkınca devam etti "hayatım!" Benim kopamadığım gözlerin sahibi yavaşça elime uzanıp Berktuğ'un saçlarından çekmeye çalıştı. Büyük parmakları ile okşadığı elim düşerken elimi avucuna hapsetmisti.

"Oh,be! Manyak kadın!" Boğazımı temizleyerek önüme döndüğümde"öğretmenim,senin burada ne işin var?" Onun arkasında yüzündeki güzel gülümsemesi ile bize bakan kadın cevapladı Berke'yi "o senin halan bebeğim"

Şaşkınlığımdan kurtularak gülümsedim. "Yok artık,öğretmenimin halam olacağını asla tahmin etmiyordum!" Küçük elini dudaklarinin üzerine koyduğunda nefesini kıvırcık saçlarımın arasında hissettiğim güçlü ses sadece benim duyacağım şekilde konuşmuştu;

"Bende halanın bu kadar güzel olacağını tahmin etmiyordum be oğlum!"

Bölüm sonu

24 yorum