Kapı ortada asılı kalmış gibiydi.
Ne içeriyi gösteriyordu, ne dışarıyı kapatıyordu.
Sanki gerçeklik o noktada “kararsız” kalmıştı.
Jungkook bir adım attı. Bu kez korkudan değil, hatırlamaya zorlanmış gibi.
“Eğer bu bizim sesimizse…” dedi, “o zaman bu kapıyı biz kapatmadık.”
Tae başını çevirdi.
“Belki de kapatamadık.”
Nara aralarına baktı.
Bu kez yüzünde ne öfke vardı ne de suçlama.
Sadece yorgunluk.
“Kapıyı kapatmak istemediniz,” dedi. “Sadece bir şeyin devam etmesini istediniz.”
Tae hemen karşı çıktı:
“Hayır. Biz durdurmak istedik.”
Nara’nın gözleri hafifçe parladı.
“Durdurmak… ve unutmak.”
O an sınıfın ışığı tekrar değişti.
Tavan yükseldi.
Duvarlar uzaklaştı.
Ve üçü kendilerini yeniden o geceye düşerken buldu.
Ama bu kez farklıydı.
2009 gecesi.
Kapının önü.
Ama bu kez üçüncü kişi net görünüyordu.
Nara.
Ve Nara kapıya bakmıyordu.
Onlara bakıyordu.
“Eğer bunu açarsanız,” diyordu o geceki Nara, “beni kaybedersiniz.”
Jungkook o anki hâliyle cevap veriyordu:
“Eğer açmazsak herkesi kaybederiz.”
Tae sessizdi.
Karar anı.
Ve o an…
Tae’nin sesi duyuldu.
Ama şimdi bile hatırlamadığı bir tonda:
“Birini bırakmadan kurtaramayız.”
Görüntü dondu.
Jungkook nefes aldı.
“Biz… onu seçtik.”
Nara başını salladı.
“Hayır.”
“Beni değil.”
“Sonucu seçtiniz.”
O an kapının arkasından bir çarpma sesi geldi.
GERÇEK ŞİMDİYE DÖNDÜ.
Sınıf titredi.
Kapı artık tamamen sallanıyordu.
İçeriden bir şey itiyordu.
Jungkook geri çekildi.
“Geliyor…”
Tae gözlerini kapattı.
“Ne geliyorsa… bizim bıraktığımız şey.”
Nara kapının önüne geçti.
İlk kez korkuyordu.
“Eğer o çıkarsa…” dedi.
Ama cümleyi bitirmedi.
Kapı bir anda yarıldı.
Ve içeriden çıkan şey gölge değildi.
Bir varlık değildi.
Bir “boşluk”tu.
Ama bu boşluk konuştu.
Ve sesleri aynı anda ikiye böldü:
“Beni hatırladınız.”
Sınıf tamamen karardı.
Sadece üç şey kaldı:
Tae.
Jungkook.
Ve aralarındaki Nara.
Boşluk yavaşça Nara’ya baktı.
“Sen eksiksin.”
Nara geri adım attı.
“Ben tamamım.”
Boşluk ilk kez “güldü”.
“Tamlık… en büyük yalan.”
Ve o an Tae ile Jungkook’un aralarındaki bağ çizgisi tekrar parladı.
Ama bu kez ışık gibi değil.
Yırtılan bir şey gibi.
Jungkook bağırdı:
“Ne istiyorsun?!”
Boşluk cevap verdi:
“Sizi geri almak.”
“Olduğunuz hâle.”
Tae fısıldadı:
“Biz kimdik?”
Boşluk yavaşça cevap verdi:
“Kapıyı açmadan önce.”
Ve sınıf tamamen silinmeye başladı.