İçeriğe geç

Gece Zili

Bölüm 12 · 2 dk okuma

Gece Zili

Bölüm 12

Gece Zili 12.Bölüm

Kapı bu kez açılırken ses çıkarmadı.

Gıcırdamadı bile.

Sanki okul değil de, hafıza kendini ikiye ayırıyordu.

Jungkook refleksle Tae’nin kolunu tuttu ama bu kez temas bile garipti—deri değil, ince bir titreşim gibiydi.

“Bu kapı… daha önce açıldı,” dedi Jungkook.

Tae başını salladı.
“Hayır… biz sadece açtığımızı hatırlıyoruz.”

Kapının içi bu sefer boş değildi.

Bir sınıf daha vardı.

Ama aynı sınıf değildi.

Sıralar düzgün yerindeydi.

Tahta temizdi.

Işık normaldi.

Ve en korkutucu şey buydu: hiçbir şey yanlış görünmüyordu.

Nara ortada duruyordu.

Ama bu kez farklıydı.

Sanki “eksik” değil… “tamamlanmış” gibiydi.

Bizi bekliyormuş gibi baktı.

“Sonunda,” dedi.

Tae nefesini tuttu.
“Sen… buradasın.”

Nara hafifçe başını eğdi.
“Ben hep buradaydım.”

Jungkook kaşlarını çattı.
“Hayır. Az önce yoktun.”

Nara’nın bakışı Jungkook’a kaydı.

Ve o an Jungkook’un zihninde bir şey kırıldı.

Bir anlık görüntü:

Siyah kapı.

Açılan şey.

Ve Jungkook’un kendi eli… Nara’nın elini bırakıyor.

Jungkook bir adım geri sendeledi.
“Ben… seni bıraktım.”

Nara cevap vermedi.

Tae öne çıktı.
“Hayır. Biz seni kurtarmaya çalışıyorduk.”

Nara’nın sesi çok yumuşaktı:
“Kurtarmak… ve silmek aynı şey değildi.”

O an sınıfın duvarı çatladı.

Ama ses yoktu.

Sadece görüntü değişiyordu.

Bir film şeridi gibi.

2009 gecesi tekrar akıyordu.

Bu kez eksik sahne yoktu.

Üçü birlikte kapının önündeydi.

Ama Nara kapıya en yakın olan değil… içeriden çıkan kişiydi.

Jungkook fısıldadı:
“Bu mümkün değil…”

Tae’nin yüzü soldu.
“Biz… onu içeride bırakmadık.”

Görüntü hızlandı.

Kapı açıldı.

Siyah varlık yükseldi.

Ama bu kez farklı bir şey oldu:

Nara geri dönmedi.

O içeride kaldı.

Ve kapı kapanmadan önce Jungkook ve Tae birbirine baktı.

Aynı kararla.

Ve kapı kapandı.

Sessizlik.

Nara bir adım geri çekildi.

“Şimdi anlıyorsunuz.”

“Beni bırakmadınız.”

“Beni seçtiniz.”

Tae öfkeyle:
“Bu bir yalan!”

Ama sesi bile zayıftı.

Nara bir adım yaklaştı.

“Ben o kapının içindeki şey değilim.”

“Ben o kararda kaldım.”

Jungkook’un sesi kısıldı:
“Ne demek istiyorsun?”

Nara gözlerini kapattı.

“Bir şeyi içeride bıraktığınızda… onunla birlikte bir parça siz de kalır.”

O an Jungkook’un bileğinde aynı çatlak tekrar belirdi.

Ama bu kez daha derindi.

Tae’nin göğsünde de aynı his.

Sanki ikisinin arasında görünmeyen bir şey hâlâ yaşıyordu.

Nara fısıldadı:

“Ben sizin hatanız değilim.”

“Ben sizin hatırlamanızım.”

Sınıf bir anda sallandı.

Tahta tekrar yazdı:

“Gerçeği geri almak, bedel ister.”

Kapının arkasından bu kez bir ses geldi.

Ama Nara’nın sesi değildi.

Daha derin.

Daha eski.

Ve çok tanıdık:

“Beni tekrar açmayın.”

Jungkook dondu.
“Bu… bizim sesimiz.”

Tae kapıya baktı.
“Demek hâlâ içeride…”

Kapı yavaşça kapanmaya başladı.

Ama Nara elini uzattı.

“Son seçim,” dedi.

“Beni kapatırsanız… siz de unutursunuz.”

“Beni açarsanız… o da uyanır.”

Ve kapı tam ortasında durdu.

Ne açık.

Ne kapalı.

Sadece bekliyor.

Sanki karar onların içinden çıkmalıymış gibi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.