21. BÖLÜM: Melek’in Kararı
Yağmur yüzümü kamçılsıyor, rüzgar beni kule balkonundan aşağı itmeye çalışıyordu. Elimde tuttuğum harita ıslanmasın diye onu montumun içine sıkıca sakladım. Aşağıya baktığımda uçsuz bucaksız bir yükseklik ve karanlık sokaklar görünüyordu.
"Korkmayacağım," diye fısıldadım kendi kendime. "Aras benim için oradayken kaçıp gizlenmeyeceğim."
Kulenin dışındaki yangın merdivenlerinden aşağıya, ıslak ve karanlık ara sokaklara doğru kayarak indim. Her köşebaşında Teşkilat’ın siyah arabaları devriye geziyordu. Artık sadece kaçan bir kurban değildim; elimdeki haritayla onları yönlendirecek kişi bendim.
Cebimdeki feneri çıkarıp haritanın arkasındaki gizli sembollere baktım. Aras’ın bana öğrettiği gibi işaretleri okumaya çalıştım. Harita, şehrin kıyısındaki eski bir limanı və oradaki terk edilmiş deniz fenerini gösteriyordu.
Aras sözünü tutacak və oraya gelecekti. Onu beklemek və bu oyunu bitirmek için limana doğru ilk adımı attım.
