İçeriğe geç

Gece yarısı müzeyi

Bölüm 22 · 1 dk okuma

Gece yarısı müzeyi

Bölüm 22

22. Bölüm

22. BÖLÜM: Terk Edilmiş Fener

​Fırtına Karadeniz’den İstanbul boğazına doğru şiddetle vururken, limandaki terk edilmiş eski deniz fenerinin paslı kapısına ulaştım. Yağmur suları üstümden süzülüyor, soğuktan çenem titriyordu. Haritayı koynumda sıkıca tutarak fenerin karanlık merdivenlerini tırmanmaya başladım.

​Fenerin en üst katındaki fener odasına çıktığımda, ahşap zemine çöküp nefesimi toplamaya çalıştım. İçimde büyüyen yalnızlık ve korku hissi her saniye daha da ağırlaşıyordu.

​"Gelmeli... Söz verdi," diye fısıldadım gökyüzüne bakarak.

​Tam o sırada fenerin aşağısındaki paslı kapı büyük bir gürültüyle gıcırdadı. Yavaş ve ağır adımlar merdivenleri çıkmaya başladı. Yüreğim ağzıma geldi. Bir köşeye sinip elime ağır bir demir parçası aldım.

​Merdivenlerin başında bir gölge belirdi. Gölgeli siluet ışığa çıktığında Aras’ın bitkin ama dimdik duran siluetini gördüm. Ceketi yırtılmış, yüzünde çizikler vardı ama gözlerinde o bildiğim sarsılmaz ışık duruyordu.

​"Sözümü tutarım demiştim, Melek," dedi hafifçe gülümseyerek.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.