İçeriğe geç

Gece Ortası

Bölüm 13 · 2 dk okuma

Gece Ortası

Bölüm 13

Perde 4

Haziran

2009

İstanbul

Uzun kahverengi saçlarını başının tepesinde topuz yapmış kadın üzerine geçirdiği mavi bahçıvan tulumuyla bahçelere konulan korkulukları andırıyordu. Tulumun bir cebinden telefonu sarkıyor, düşmemek için son çabalarını sergiliyordu. Merdivenin tepesinden düşerse parçalanacağını biliyordu sanki.

"Anne! Ne yapıyorsun, düşeceksin!"

Dolabın üstünü eliyle yoklamakta olan kadın kolilerin arasından ona yaklaşan kızının endişeli sesini pek de umursamış gibi değildi. Tek ayağıyla merdivene basarken gözlerini hafifçe kısmış, ellerini daha da ileriye uzatmaya uğraşıyordu.

"Hele şunu bir bulayım da ineceğim." Eline yapışan tozları üstüne sildi. "Nerede bu?"

"Aradığın her neyse dolabın üstünde olduğunu sanmıyorum."

Önüne gelen saç tutamını geriye ittikten sonra aradığının orada olmadığına ikna olarak merdivenden inmeye başladı. Bu sırada telefonunu da cebinin içerisine tekrar tıkıştırıyordu. "Hiçbir ihtimali göz ardı edemem canım. Geçen ölesiye aradığım altın küpelerim buzluğun içinden çıkmıştı. Hatırlasana, baban ve ben gece gece onu aramak için dışarı çıkmıştık."

Tozlu halının üstüne inip de kızının yüzüne bakınca söylediği şeyden dolayı pişman oldu, omuzları düştü.

Doğru ya, artık bir baba yok.

Odayı korkunç bir sessizlik ele geçirmiş, anne ile kızı gözlerini yere dikmişti. İkisinin ansızın değişen ruh hallerinden hava da etkilenmiş gibiydi. Peş peşe çakan iki şimşek sonunda yağmur son sürat gökten inmeye başladı.

"Yaz yağmuru, birazdan geçer." Havada dolaşan kara bulutları dağıtmak için konuyu değiştirmeye çalışan kadının çabası amacına ulaşmış gibiydi.

"Umarım geçmez." Diye mırıldandı kız. Annesi başka bir konu açtığı için rahatlamıştı.

"Hadi, hadi!" Sırtını dikleştirerek ellerini çırptı. Üstünden attığı hüzün parçaları yerlere saçıldı. "Oyalanmayalım yoksa geç kalacağız. Şu koliler arabaya kendileri gitmiyor!"

Kız gülümseyerek başını salladıktan sonra son üç ayda omzunun biraz altına kadar uzamış olan saçlarını topladı, gelişigüzel bir at kuyruğu yaptı. Gözlerinden bir parça hayal kırıklığı okunsa da her şey mükemmelmiş gibi davranmakta hiç zorlanmıyordu. Bunu kendisi için yapmıyordu çünkü. Bunu annesi için yapıyordu.

Bir daha kimsenin seni üzmesine izin vermeyeceğim okyanus gözlü kadın.

"İnan bana Mehir, buradan gidince her şey çok daha güzel olacak. Bizi takip eden tüm o kötü anıları üzerimizden silkeleyeceğiz ve hayatımıza devam edeceğiz." Elindeki koliyle birlikte kapıdan çıkarken kızına göz kırptı. "Ne de olsa biz kusursuz bir ikiliyiz. Üçüncüye ihtiyacımız yok."

İçinden yola çıkana dek tekrar etti kız; Biz kusursuz bir ikiliyiz.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.