O sabah Yusuf ve Fadime, ermişten aldıkları kitapla bir umutla evlerinde otururken, kapı aniden çalındı. Fadime ürkek bir şekilde kapıya yaklaştı. Yusuf, hemen yanında, korumacı bir tavırla durdu. Kapıyı açtıklarında, Nehir ve Baran sanki kapıda bir gölge gibi duruyorlardı. Nehir, Fadime’ye bakarak sinsice gülümsedi: “Bize mi dua ediyordunuz?” Baran ise Yusuf’a dönerek alaycı bir ses tonuyla konuştu: “Siz... bizimle baş edebileceğinizi mi sandınız?” Fadime geri adım attı, Yusuf hemen önüne geçti: “Ne istiyorsunuz? Bırakın Kadir’i ve Kübra’yı rahat!” Baran bir kahkaha attı, odanın içinde bir rüzgâr döndü. Perdeler uçuştu, eşyalar titremeye başladı. Nehir gözlerini Fadime’ye dikip fısıldadı: “Onlar... bize ait. Onların ruhları artık bizim. Siz sadece... geçici heveslersiniz.” Fadime’nin gözleri doldu. Yusuf yumruklarını sıktı, ama Nehir ve Baran birden gözden kayboldular. --- Kadir ve Kübra’nın İç Savaşı Kadir, o gece yine Fadime’nin sesini duydu. Kendi kendine bağırmaya başladı: “Hayır! Bunu düşünmemeliyim... Nehir... Nehir’e sadık kalmalıyım!” Ama içindeki bir ses daha güçlüydü: “Fadime... Fadime... Fadime...” Bir anda odanın duvarına yumruğunu geçirdi, kanlar aktı ama canı yanmadı. Sadece Fadime’yi düşünüyordu. Kübra ise Baran’ın dizinin dibinde oturmuş, Yusuf’un hayalini kuruyordu. Baran, elini Kübra’nın saçlarına atınca Kübra gözlerini kapadı ve hayalinde Yusuf’un sesini duydu: “Kübra... buradan çık. Savaş. Beni bırakma.” Kübra gözlerini açtı, hızla yerinden kalktı, elini Baran’ın göğsüne koydu ve itmeye çalıştı. Baran birden bağırdı: “Ne yapıyorsun? Sana aşığım, Kübra!” Kübra birden haykırdı: “Ben... ben Yusuf’u seviyorum!” Baran’ın gözleri kızıl bir parıltıyla parladı, etraftaki ışıklar patladı, Kübra yere düştü. --- Ritüel Başlıyor O gece Yusuf ve Fadime, ermişin verdiği kitapla bağlantı ritüelini yapmaya karar verdiler. Odanın ortasına bir çember çizdiler, mumlar yaktılar, Fadime’nin parmakları titriyordu. Yusuf ise birden rahatlamış gibiydi. “Biz... başaracağız.” Fadime gözleri dolu dolu Yusuf’a baktı: “Onları geri alacağız, değil mi?” Yusuf başını salladı. Tam ritüelin sözlerini okumaya başladıklarında, birden odanın ortasında Nehir ve Baran belirdiler. Baran’ın sesi yankılandı: “Yapamazsınız!” Nehir’in sesi ince bir tıslamayla geldi: “Onlar bizim!” Ama o sırada... Kadir ve Kübra, sanki içsel bir çağrıyla odaya doğru adım atmaya başlamışlardı. Kadir’in gözlerinde koyu bir gölge vardı ama ayakları Fadime’ye doğru yürüyordu. Kübra’nın elleri titriyordu ama Yusuf’a uzanıyordu. Ve o an... Fadime ile Yusuf’un gözlerinden birer ışık huzmesi çıktı. Ritüelin etkisiyle bir enerji dalgası odayı sardı. --- Bölüm Sonu Kadir bir an durdu, Fadime’ye bakıp fısıldadı: “Fadime... seni... bırakmak istemiyorum.” Kübra gözyaşlarıyla Yusuf’a dokundu: “Yusuf... beni bırakma...” Ama Nehir ve Baran haykırdı: “Biz kazandık!” Ve o an odanın tavanından şimşekler çakmaya başladı. Ermişin sesi kulaklarında yankılandı: “Sevgi... her şeyi yenecek mi, yoksa karanlık mı kazanacak? Karar sizin.” ---
Bölüm 12
Ermiş
Bölüm sonu
4 yorum
Sevgi herşeyi yensin be ermiş dede
Helal be kızım sen yusufu seviyosun tabikidw
Ya ne nehiri siktirme nehirini he tek gerçek fadime
Allâh sizin ışınlara benzemez bir ihala bir fatiha tamam sizin iş