Geceler birbirini kovaladıkça Kadir ve Kübra, Nehir ve Baran’ın etkisi altında kalmalarına rağmen içlerinde yanıp duran bir başka his ile boğuşmaya başladılar: Fadime ve Yusuf’a karşı hissettikleri aşk... Kadir, geceleri Fadime’nin adını sayıklıyor, Nehir’in yanında olsa bile gözlerinde o kahverengi gözleri canlanıyordu. Nehir bunu fark etti ve bir gün Kadir’in yüzüne yapıştı, dudaklarına doğru eğildi ama Kadir, bir anda elleriyle Nehir’i itti ve dişlerinin arasından fısıldadı: “Fadime... Fadime’ye gitmeliyim.” Kübra da Baran’ın ellerini tutarken birden Yusuf’un gülüşünü hatırladı, ellerini hızla çekti ve gözleri dolu dolu oldu. Kalbine bir sızı girdi. “Baran... Yusuf’a bir şey yapma.” Baran, gözlerinde kıvılcımlar çakarak sinirle bağırdı: “O adam seni hak etmiyor, Kübra! Bizim gibiler için zayıf bir insan!” Ama Kübra’nın kalbindeki ses gitgide daha güçlü çıkıyordu: “Hayır... o benim Yusuf’um!” --- Fadime ve Yusuf’un Ermişle Tanışması O gece, Yusuf ve Fadime, son bir umutla eski bir türbeye gittiler. Türbenin kapısında eski bir adam oturuyordu; sakalları yere kadar uzanmış, gözleri derin bir deniz mavisi. Adam onlara bakınca sanki kalplerini görüyormuş gibi hissettiler. Yavaşça konuştu: “Siz... onlara âşıksınız. Ama onların ruhları karanlığa bağlı. Kurtuluş için bir yol var, ama kolay değil.” Yusuf hemen öne atıldı: “Ne yapmamız gerekiyor? Fadime’yi ve Kadir’i kurtarmalıyız.” Fadime de ekledi: “Kübra... benim canım, onu da kurtarmalıyız.” Ermiş birden elindeki eski deri kaplı bir kitabı açtı. “Bu... Bağlantı Ritüeli. Ama dikkat edin, eğer duygularınız yeterince güçlü değilse, o bağ sizi de karanlığa çeker.” Adam bir işaret parmağıyla havayı çizdi, etraf bir anda sisle kaplandı, ve fısıldadı: “Kalbinizi dinleyin. Onları seviyorsanız, o sevgiyi bastırmayın. Onlara ulaşın... ama dikkat edin, Baran ve Nehir sizi ayırmak için her şeyi yapacak.” --- Kadir ve Kübra’nın Kırılma Noktası Kadir, o gece arabasına atladı ve Fadime’nin evinin önüne geldi. Kapıyı çalmaya cesaret edemedi, cama baktı. Fadime yatakta uyuyordu, yüzünde masum bir ifade. Kadir’in kalbi sızladı: “Fadime... sana gelememem gerekiyordu. Ama... duramıyorum.” Bir anda bir fısıltı duydu: “Kadir... bana gel...” Kadir dondu kaldı. Arkasına baktığında Nehir’in gölgesi camda belirdi. Kadir gözlerini kapadı ve kendi kendine fısıldadı: “Hayır! Bu Fadime’nin sesi!” Kübra ise Yusuf’un eski fotoğraflarını elinde tutuyordu. Baran odada dolaşıyor, bir şeyler mırıldanıyordu ama Kübra’nın gözleri dolmuştu, fotoğrafa bakarak içinden söyledi: “Yusuf... eğer bunu okuyorsan... ben senin için savaşacağım!” --- Büyük Karar Ertesi sabah Fadime ve Yusuf, ermişin verdiği kitapla oturdular ve bir karar verdiler: Kadir ve Kübra’yı geri alacaklar. Ne pahasına olursa olsun... Ama o sırada kapının önünde biri durdu... Nehir ve Baran! Ve yüzlerinde sinsi bir gülümseme vardı. ---
Bölüm 11
Bırakmam!
Bölüm sonu
4 yorum
Aha geldi gene oruspu çocukları
Şimdi rutieli yapalımda siz görün anyayı konyayı
Şimdi rutieli yapalımda siz görün anyayı konyayı
Fadimeye gitmeliyim ve o benim yusufum lafında sonra bizim içimizde. Çicekler açtı