İçeriğe geç

Forma Numarası 6

Bölüm 19 · 5 dk okuma

Forma Numarası 6

Bölüm 19

Arkadaşlıklarım

Gözlerimi onun yatağında açtım.Yanımda yatıyordu ama büyük sorunlar vardı.

Birincisi kıvranıp duruyordu.

İkincisi bana deyen kolu alev almıştı neredeyse.

Üçüncüsü ben nasıl onun yatağına gelmiştim?

Dördüncüsü ne ara uyuya kalmıştım.

Gözümü iyice ovalayıp ona döndüm.Ve elimi telaşla alnına koydum.Yanıyordu adeta.Üzerindeki örtüyü kenara çekip kolundan dürttüm onu.

"Çağrı..."dedim ama hala kıvranıyordu ayrıca karnını tutuyordu.

"Çağrı iyi misin ?"dedim telaşlanarak.Yavaşça sakinleşti ben onun kolunu tutarken.

"Gözlerim...Gözlerim çok yanıyor açamıyorum."dedi.

"Ateşin var."dedim kısık sesle.

"İçeri soğuk.Sen üşümüyor musun?"

"İçeri soğuk değil senin çok fazla ateşin var."dedim.

"Bir duşa girsen."dedim sonrada.

"Kalkmak istemiyorum.Çok yorgunum."derkende karnını tutuyordu.

"Karnın mı ağrıyor?"dedim merakla.

"Her yerim."dedi.Ben kalkacakken kolumu tuttu.

"Hiç gitmesen olmaz mı?"

"Biryere kaçmıyorum ki."dedim durup.

"Sadece sana ıslak havlu getireceğim birde ilaç."dediğimde yavaşça bıraktı kolumu.Suyu ve bezi hazırlamıştım ama ilaçları bulamıyordum.

"İlaçlar nerede?"dememle kalkmaya çalıştı.

"Hayır!Kalkma sadece yerini söyle."

"Ben alırım."dedi gözleri yarı açık.

"Çağrı uzanır mısın lütfen yanıyorsun!"dedim hemen.Benim kızdığımı farkedip oturdu.

"Nerde ilaç?"

"Çekmecede en altaki."dedi ilacı bulup suyla beraber ona uzattım.İçti ve geri koydu başını.

"Bezi iyice sıktım ve düzeltip başına koydum.Bir an irkildi."

"Neden bu kadar soğuk?"dedi.

"Soğuk değil sana öyle geliyor."dedim ve bir iki dakika sonra bezi çevirecekken elimde tuttuğum beze şaşkınca baktım.

O kadar ateşi vardı ki bez neredeyse kurumuştu.

"Çağrı duşa girmen gerek ben herşeyi hazırlayayım sen gir duşa."dedim.

"Gerek yok."dediğinde kaşlarımı çatarak ona baktım.

"Var.Soba gibi oldun bez kurudu anlında."dedim.Ben tam dolabına yönelirken seslendi.

"Tamam ama iki şartla girerim duşa."

"Neymiş o şartlar?Hem sne şuanda bile işi kendi yararına çevirmeye mı çalışıyorsun?"dediğimde yorgunca sırıttı.

"Birincisi odadan çıkacaksın ben eşyalarımı alıp duşa gireceğim.İkincisi Hafta sonuna kadar benimle kalacaksın."

"Sen ilk duşa gir sonra konuşuruz ikinci şartı."dediğimde başını salladı ve odadan çıktım suyu ayarlayarak.Sonra bağırdığını duydum.

"Bu su buz gibi!"

"Hayır sen öyle hissediyorsun!Sakın suyu değiştireyim deme!"dedim ve salona gidip 15 ,20 dakika duştan çıkmasını bekledim.Çıktığında bana seslendi.

"Gelebilirsin! "dediğinde içeri girdim.Uzanmıştı çoktan.

Yanına oturdum ve elimi anlına koydum saçlarını iterek.Ateşi biraz vardı.Bezi tekrar ıslattım ve anlına koydum.

"Sen ansıl hasta oldun diyeceğim ama cevap belli."dedim ona bakarak.

"Bence bu konuyu kapatalım."dedi bana bakarak.

"Şimdilik kapatıyorum."dedim ve anlındkai bezi çevirdim.

"Soğuk."dedi memnuniyetsizce.

"Sıcak mı olacaktı?"dedim dalga geçerek.

Ve başımı koyup bende uzandım.Bir anda saçıma elini attı ve oynamaya başladı.

"Saçların çok güzel kokuyor."dediğinde şaşkınca ona abktım.

"Yanlış duydum herhalde."

"Yanlış duymadın saçların çok güzel ve yumuşakda."dediğinde ona döndüm telaşla ve alnındaki bezi alıp elimi anlına koydum sonrada yanağına.

"Ateş sende kafa mı yaptı?"dedim telaşla.

"Ne yani sana iltifat etmem için birşeyin bende kafa yapması mı gerek?"

"Evet, bence öyle."

"Belkide bende kafa yapan sensindir."dediğinde şaşkınca gözlerine baktım.

"Bence sen iyileşmişsin ben gidebilirim."derken tuttu beni.

"Hop hop!Nereye?Bir hafta bende kalacağın hakkında bir anlaşma yapmıştık."

"Ya ne yapacaksın sen beni?"

"Yemek yaparsın bana."

"Ben yokken aç mı kalıyorsun?"

"Hayırda aynı şeyleri yiyip duruyorum."dediğinde ofladım.

"Ben demiştim sana sonra karar veririz diye.Ve kararım hayır!"dediğimde kaşlarını kaldırıp bana baktı.

"Biz?"dedi bana bakarak.

"Ne?Anlamadım."

"Sen ve ben yani beraber."deyince dalga geçtiğini farkedip koluna vurdum hafifçe.Tek taraflı bir gülüşle bana baktı.

"Kalacaksın."

"Kalmayacağım."

"Kalacaksın."derken itiraz edecektim ki onun hasta olduğu ve hala ateşi olduğu tak etti beynime.Bezi ıskatıp anlına koydum.Sonra yanına oturdum.

"Anladığım kadarıyla kalıyorsun."dedi bana bakarak.

"Bakarız."desemde beni zorla bu evde tutacağı belliydi.Trlefonum elimdeydi ben telefona bakarken mesaj bildirimi geldi.Şaşkınca ekrana baktım.

"Benim Aras buluşalım mı konuşmak istiyorum."diye mesaj geldi.Ben mesaj sayfasına girerken Çağrı bana baktı.

"O kim?"

"Arkadaşım."dedim hemen.

"Hangisi?"deyip bakmaya çalışınca telefonu kendime çektim.

"Hey!"

"Arkadaşın olduğuna emin misin?"dedi kaşlarını çatarak meraklı ama şüpheci bir tavırla.

"Evet."dedim ve ben tam Aras'a birşeyler yazacakken beklemediğim birşey yaparaktelefonu elimden çekti.Ve ben alamadan yatakdan kalkıp bezi kenara bırkatı.Ben kalkarak telefonu almaya çalıştımAma boyu uzun olunca alamıyordum.Aras'ın yazdığını görmüş olacakki çenesi kasıldı ve damarları belirginleşti.Çatık kaşları ve telefon ekranına sinirle bakan gözleri bana döndü.

"Gideceksin ."dedi emin gibi.

"Neden benden izinsin çekip alıyorsun telefonu?"dedim uyarıcı bir ses tonuyla.

"Sen neden sır gibi saklıyorsun kiminle konuştuğunu?"dedi şüpheyle bana bakarak.Kızgınlığı gittikçe artan ses tonundan belli oluyordu.

"Sadece özelime girmeni istemiyorum."dedim ağzımdna kaçırarak.O an durdu ve sadece gözlerime baktı.Sonra telefonu yatağa hafifçe attı.

"İyi o zaman git evimden."dediğinde şaşkınca ona baktım.

"Ne?"

"Burasıda benim özelim madem sen öyle istiyorsun bende özelime girmeni istemiyorum."dediğinde iyice şaşırdım.Tahammülü yok gibi beni kovuyordu.Üzerine hastaydı ve ateşi vardı ve ben gidersem kendine bakmayacak gittikçe kötü olacaktı.

"Dalga mı geçiyorsun?"dedim kaşlarımı çatarak.

"Ne oldu değere mi bindim bir anda?Az önce kalmak istemiyordun zaten ,artık seni bende tutmuyorum sevgilin seni bekliyordur!"dedi sert sesiyle.

"Sevgilim olmadığını sana söylemiştim ama sırf senin inadına gidip sevgili olurum onunla!"dediğimde iyice öfkelendi ve bağırdı sinirli bir şekilde.

"Git ne bok yiyorsan ye o zaman!Çokda umrumda zaten!"

"Madem umrumda değil niye her seferinde

kıskançlık krizine girip sinirleniyorsun?" Dedim ve çantamıda aldığım gibi evden çıktım.Evet o an o evden çıkmıştım ama aklım orda kalmıştı ve içimden bir dilek diledim.

Umarım kendine iyi bakar ve daha fazla ateşi çıkmaz.dedim o an kapı açıldı ve hızlıca yanıma geldi.

"Ülkü dur."dedi ben ondan uzaklaşmaya ve yürümeye devam ederken

"Ülkü!"dedi ve kolumdan tuttu beni.

"Ne istiyorsun?"

"Beni bırakmamanı."dediğinde ister istemez sinirden güldüm.

"Madem seni bırakmamamı istiyorsun niye her seferinde aynı şeyi yapıyorsun?Her seferinde birşeyleri yüzüme vuruyorsun!"dediğimde gözlerimin en derinlerine baktı.O an etraftaki herşey kaybolmuşu sadece ikimiz vardık sanki.

"Kıskanıyorum."dedi birden

"Ya neyi kıskanıyorusn neyi!Kıskanılacak birşey yok!"dedim sinirle.

"Nasıl yok ya?Senin onunla ilgili herşeye gülmeni ,onunla rahat rahat dolaşıp konuşmanı onun seni böyle rahat bir şekilde bir yere çağırabilmesini kıskanıyorum!Sen ona gülünce gözüm dönüyor.Bana nefretle bakan gözler başkasına nasıl böyle mutlu bakıyor diyorum?Benim eksiğim ne diyorum?"

"Ya sanane!Ona bakışımdan gülüşümden ona karşı hissettiklerimden sana ne?"

"Onu seviyor musun?"dedi hüzünlü gözleri.

"Seviyorum!Ama senin düşündüğün gibi değil ben onu arkadaş olarak seviyorum!"

"O zaman niye öyle bakıyorsunuz birbirinize!Niye ya!"

"Nasıl bakıyoruz?Anlat bana!"dedim sinirle.

"Sanki sana aşıkmış gibi bakıyor!Senin ona birşeyler hissetmeni bekliyor gibi bakıyor!Nefret ediyorum onun sana bakışından!"Dedi.

"Hissettiklerim anlatılamazdı o an.Hem sinirli hem kırgın hemde inatçı bir şekilde kavga ediyordum onunla.Sokakdan geçenleri, saatin kaç olduğunu ,telefonumda görüldü atmış olarak kalan mesajı ,hayatı , duygularımı,ve aklımdaki soru işaretlerini bir kenara atarak kavga ediyordum.Hiç düşünmeden laflar ediyordum ve geri dönüşü olmayacak şeyleri söylemekden de korkuyordum.Ama onunla kavgalarımın arasında en sarsıntılı ve duyguların ortada olduğu kavgaydı bu.Beni hangi hatle kıskanıyordu beni arkadaş olarak niye bu kadar kıskanıyordu ve Aras ile alıp veremediği neydi bilmiyordum ama belliki Aras ve Çağrı'nın arasında bilmediğim şeylerde vardı.Bir gün ôğrenecektim ama bugün değildi čünkü az sonra öğreneceğim şey tüm bedenimi kalbimi ve beynimi sarsacak beni kitleyecekti bri süreliğine...

"Ne var onun bana bakışında?"dedim sinirle.

"Hem bakıyorsa bakıyor bundan sana ne niye seni bu kadar rahatsız ediyor?Biz sadece arkadaşız sen niye bu kadar kıskanç davranıyorsun?"dedim kendimi tutamayarak.

"Sorunda o zaten!"dedi çok yüksek ve gür bir sesle.

"Ne?"dedim bende bağırarak.

"Ben seni arkadaş olarak göremiyorum!"

Bölüm sonu

2 yorum