İçeriğe geç

Forma Numarası 6

Bölüm 20 · 6 dk okuma

Forma Numarası 6

Bölüm 20

Kan ve Suçluluk Duygusu

"Sorunda o zaten!"dedi çok yüksek ve gür bir sesle.

"Ne?"dedim bende bağırarak.

"Ben seni arkadaş olarak göremiyorum!"

Dediğini anladığım anda eğik tuttuğum başımı yukarı kaldırıp ona baktım.Ne tepki vereceğimi bilmiyordum kafam çok karışıktı.

"Olmuyor, ben yapamıyorum.İlk başlarda normal diyordum sonra garipsedim ama kabullendim en sonunda.Ben sana arkadaş gözüyle bakabilecek biri değilim."dedi Çağrı açık konuşup bana bakarak.Ben ise ne yapacağımı bilmiyordum sadece bunu beklemiyordum ve arkadaş olduğum birinin bana bu gözle bakması...Kabullenmiyordum.

"Ben böyle düşündüğünü bilmiyordum..."dedim şaşkınca.

"Şimdi anlıyor musun her defasında niye bu kadar sinirlendiğimi?"dediğinde yutkunup gözlerimi kaçırdım.Sonra olanlar gözlerimin önünden geçti.Bana karışan maçtaki çocuğa yaptıkları bana karşı gittikçe daha sakin davranması ,her konuda aklının bende olması ,sürekli herşeyden kıskanması...Evime gelmeleri ve Aras'a vurması...Şimdi herşey yerine oturmuştu.Şuana kadar nasıl olduda farketmemiştim?

"Şimdi içindne şuana kadar nasıl fark etmedim diyorsun değil mi?Cevabı vereyim senin odak noktan hep Aras'dı çünkü."dediğinde için acıdı ona gerçekten haksızlık etmiştim belkide...Şuan hasta hasta gelmiş beni durdurmuş herşeyi itiraf etmişti ve kalbi kırıkdı benim yüzümdendi.Daha yeni onun bana sarılmak istemesinden bile kaçmıştım.O an aklıma tek birşey geldi.Boyu uzun olduğu için parmak uçlarıma çıktım ve boynuna sarıldım.

"Özür dilerim.Herşey için."dedim kısık sesle.İlk önce ne yapacağını bilemedi ve elleri havada kaldı.Sonra oda bana sıkıca sarıldı.

"Benden özür dilemene gerek yok.Bu arada çok cüce ve küçüksün."deyince ister istemez gülümsedim.

"Bence sen çok uzun ve büyüksün.Boyun kaç senin?"dedim merakla.

"Boyum 1.98" deyince geri çekilip ağzım açık ona baktım.

"Şimdi anlıyorum parmak ucuna bile çıksam sana niye yetişemediğimi."

"Dur tahmin edeyim boyun 1.40 filan mı?"deyince gülerek ona baktım.

"Hey!O kadar kısa değilim!Boyum 1.68 "deyince sırıttığını farkettim.

"Gerçekten fazlasıyla cücesin.Sen parmak ucuna çıkınca bile eğilmek zorunda kalıyorum hemde fazlasıyla."

"O zaman bundna sonra bana sarılma belin ağrır."deyince gözleri kocaman oldu.

"Hayır!Ağrımaz!"dedi hemen.

"Sakin ol sadece dalga geçiyordum."dedim gülerek.Sonra beni ikna etti ve bir hafta kalmak için anlaştık.

(Yazar Anlatımıyla)

Beyza kapıyı şiddetle kapatıp kilitledi hızlıca bunu Batın geldiğinden beri çok yapıyordu.

"Beyza o telefonu bana hemen vermezsen kötü olacak aç kapıyı güzelim!"dedi Batın.Beyza ise sitresden tırnaklarıyla oynayarak aklına gelen ilk kişiyi aradı.

Kağan'ı...

"Alo Kağan!"

"Ne oldu?"dedi Kağan sakince.

"Kağan evime gelir misin o burda!"dedi Beyza telaşla.

"Kim?"dedi Kağan kaşlarını telefon ekranına bakarak çatarken.

"Es-"derken Batın odaya girmeyi başardı ve telefonu elinden çekip hızlıca kapattı.Beyza telaşlı adımlarla geriye gitmeye başladı ve odada savurabileceği sert birşey görmeyi bekledi.

"Beyza..."dedi Batın dudaklarını dişleyerek ve ona doğru ilerlemeye başladı.Beyza bir anlık telaşla eline vazoyu alıp Batın'ın başına sertçe vurduğunda vazo kırıldı ve Batın başını tutarak tökezledi.Beyza ne yaptığını farkedip ellerini dolu gözleriyel Batın'a bakarken ağzına kapattı...Batın yerde başı kan içinde dururken Beyza olduğu yerde kaldı ve ağlamaya başladı.

...

Kağan telefon kapanmadan duyduğu kapı sesiyle telaşlandı.Telefon kapandığı an telaşla ayağa kalktı ve O ihtimallari düşünürken Beyza'nın sesi tekrar geldi aklına o telaş ve korku dolu ses onu ürkütmüştü.Her ne kadar Beyza'ya kırgın olsada canı bu konuda çok yansada telaşla Çağrı'yı aradı.

"Ülkü yanında mı?"

"Evet ne oldu?"dedi Çağrı merakla.

"Hoparlörü aç!"dediğinde Çağrı açtı.

"Ülkü Beyza beni aradı az önce normalde konuşmuyorduk ama aradı çok telaşlıydı sesi.Evime gelir misin burda dedi anlamadım kim dedim tam es ile başlayan birşey diyecekken kapı açılma sesi geldi.Sonra telefon kapandı.Ne oluyor?'dedi merakla.

"Niye konuşmuyordunuz?Benide aramıyordu arayıncada bakmıyordu okuldada yoktu zaten."dedi Ülkü.

"Ben onun evindeydim eve elinde çiçekle bir adam geldi .Beyza niye geldin deyince ne sevgilimle vakit geçiremez miyim filan dedi Beyza 'ya sevgilisi varmış benim haberim yok.Hadi o söylemiyor sen-"derken Ülkü bağırdı.

"Ne!"

Ne ne?

"Kağan Beyza'nın sevgilisi yok.Ayrıca eğer olsaydı bana söylerdi."

"Bilmiyorum ama evine gidiyorum şuan.dedi Kağan."Ülkü biraz düşündü ve aydınlanmış gibi açılan gözleri telaşla açılıp kapandı.

"Kağan..."dedi Ülkü çaresizce.

"Ne?"

"Gördüğün adam dövmeli ve siyah saçlı mıydı?"dedi Ülkü telaşlı sesiyle.

"Evet de sen nerden biliyorsun?"

"Kağan eve hemen git !"dedi Ülkü telaşla.

"Ne oluyor?"dedi Kağan arabayı sürerken.

"Beyza'nın takıntılı sevgilisi Batın gördüğün adam!Beyza ondna zarzor ayrıldı ve adam Beyza'ya zarar verdi daha önce!"dediğinde Kağan son hızda sürmeye başladı.Telefonu kapatmışdı ve hızlıca eve girdi.Ev apar topar çıkıldığı havasını netçe veriyordu kapı açıktı .Kağan yukarı çıktı ve Beyza'nın odasına griidği an nefesi kesildi.Yerde kırık vazo parçaları ve kan...Kanın sahibinin Beyza olabileceği gelince boğazı düğümlendi.O arada gelen telefon sesiyle sağ tarafına baktı ve yerde gördüğü Beyza'nın telefonunu alıp çalan numarayı açtı.

"Şimdi seni görüntülü arayacağım ve sende açacaksın.Yoksa Beyza'yı birdaha asla göremezsin."dediğinde Kağan hemen açtı telefonu.Açılan telefon ekranında Beyza'nın bir yatakda hareketsizce yattığını gördü sonrada o yatağa oturan adama baktı.

"Ne yaptın ona!Yerdeki kan kimin!"

"Merak etme o kan bana ait.Sevgilimin bana yaptıklarını görüyor musun?"dedi ve başını eğerek başındaki sargıyı gösterdi.

"Ne verdin ona!"dedi Kağan öfesini kusar gibi.

"Biraz uyku ilacı kattım içtiği suya belkide biraz fazla katmışımdır..."dedi Batın dudaklarını büzerek.O yüzden hiçbir şey hisetmiyecek.Ne acı ne hüzün.Onu şuan boğsam yada ona dokunsam yeni bile kıpırdamaz.dedi

"Eğer ona dokunursan seni bulduğumda mahfederim!O elini alır sana yediririm!"dedi ama nafile.Batın dinlemiyordu.

"Ne kadar güzel değil mi?"dedi Batın sırıtarak.Sonra geriye gitti ve Beyza'nın yanına oturdu.

"Saçları..."derken ellerini saçlarında gezdirdi.

"Ufacık yüzü..."derken elini yanağına indirdi.

"Çek o pis ellerini üzerinden!Eğer ona dokunursen yada tek bir saç teline zarar veririrsen yakarım lan seni!"

"Ah cidden yazık sana."Dedi Batın.

"O kadar şeye rağmen...Benim onunla sevgiliyken eve kapatmalarıma, ettiğim laflara yada elini tutarken morartmama rağmen yine beni seçti.Demekki seni hiç sevmiyormuş."dedi Beyza'nın elini okşarken.

"Seni bir bulayım...Elime düştüğünde seni en acı verici şekilde öldüreceğim!Ona dokunmayacaksın!"dedi Kağan sinirle.

"Dokunursam ne olur?Daha nerede olduğumuzu bilmiyorsun lan sen sinyallerle filan mı zarar veririrsin bana?"dedi Batın dalga geçerek.

"Nerdesiniz!Bak ne istersen veririm !"

"Para mı?Al tüm mal varlığım senin olsun!Yeterki onu bana ver."

"Benim ömrümün sonuna kadar yetecek param var zaten.Benim istediğim tek birşey var o da yanı başımda mışıl mışıl uyuyor."

"Bak beni al öldür işkence et ama onu bırak!Geleyim istediğini yap bana!"dedi Kağan dolu gözleriyle.

"İstemiyorum."

"Ne istiyorsun o zaman!"dedi Kağan bağırarak.

"Sen takas yap diya aramadım ben.Kaybettiğine bir bak diye biraz acı çek üzül diye aradım."

"Sen elime geçtiğin an mahfedeceğim seni ölümün benim elimden olacak lan!"dedi sonra telefon yüzüne kapanı verdi.O gelen Çağrı ve Ülkü'yü farkedip hemen aşağı indi ve evin dışına çıktı.

"Nerde o! Beyza nerde Kağan!"dedi Ülkü ağlamaklı sesiyle.

"Götürmüş..."dedi Kağan isyan edip yere dizlerinin üstüne çöküp.

"Bilmediğim bir yerde Beyza yanında ve baygın birşey yapsa Beyza karşı çıkamaz durumda..."dedi ağlamaklı sesiyle o da.Çağrı Kağan'ı ikna etti ve yola koyulup yakındaki yerlere baktılar tek bir mesaj bile yok iken Kağan tüm olaylardan kendini suçluyordu...Tam o anda Beyza'nın telefonuna bir arama geldi ve Kağan hemen açtı.

"Kağan!"dedi Beyza ağlarken.Nasıl uyanmıştı, iyi miydi ,nasıl arıyordu, merak ediyordu Kağan.

"Beyza!İyi misin?Nerdesiniz?"dedi Kağan telaşla bağırarak.Beyza cevap vermiyor sadece ağlıyordu ve Kağan Beyza'nın sesini duydukça içi parçalanıyordu.

"Ülkü...Ülkü yanında mı?"dedi Beyza en son.

"Evet! "dedi ve hoparlörü açtı Kağan..

"Batın'ın evinin iki sokak arkasındaki o evdeyim..."dedi Beyza hüngür hüngür ağlarken.

"Tamam geliyoruz!"dedi Çağrı ve hemen oraya sürdüler.Kağan bir yandan sürerken bir yandanda telefonu kulağına koydu.

"Beyza ne oluyor?"dedi ama Beyza sadece ağlıyordu.Hemde çok içten ağlıyordu sesinden belliydi...Eve kapıyı kırıp girdikleri anda Kağan odayı bulup kapıyı açtı.Beyza köşeye çökmüş ağlıyordu ve kucağında kanlar içinde yatan Beyza'nın sımsıkı sarıldığı Batın vardı.Beyza'nın eli kolu ve tişörtü Batın'ın kanı ile kaplıydı.Batına sıkıca sarılmış ağlarken Kağan yandaki kanlı sopayıda gördü.Kağan telaşla Beyza'nın kolundan Batın'ı tutup çekecekken Beyza kağan'ın gözlerine bile bakmadan olmaz gibi kafa salladı ve Batın'ı bırakmadı...

Kağan'ın kafası karışıktı telaşlı ve üzgündü ayrıca Beyza'nın neden daha önce haber vermediğini nasıl uyandığını ne olduğunu ve neden Batın'ı bırakmadığı onu dahada strese sokuyor ve düşündürüyordu...Beyza yaşadıklarını kaldırabilecek bir psikolojide değildi.En önemlisi Beyza nefret ettiği eski sevgilisi Batın'a şuan niye sımsıkı sarılıyordu?

Bölüm sonu

1 yorum