(Ülkü)
Gözlerimi açtığım anda bir merakla kalktım ve gitmiş mı yoksa hala uyuyor mu diye koltuğa ilerledim.Örtüyü kafasının sonuna kadar çekmişti.Sadece gözleri açıktı.Beni bu sefer bırakmamaıştı.İçimdeki huzur ile yere oturdum ve elelrimi uyuduğu koltuğa koydum.Sanki geldiğimi hissetmiş gibi kıpırdandı ve gözlerini açtı.Bir süre esnedi ve bana baktı.
"Ne zamandır beni izliyorsun?"
"Daha yeni gelmiştim."dedim.
"Bu haksızlık."
Neden?
"Benim seni izlemeye daha çok hakkım olmalı."dedi çok hafif bir tebessümle.
"Nedenmiş o?"dedim merakla.
"Sonuçta seni sürekli onunla görüyordum tek görmeye hakkım var."dediğinde mantıklı dercesine kafa salladım.Dağılmış saçları ona ayrı bri hava katarken kahverenginin en koyu tonu olan gözleri yine üzerimdeydi.Kalktık ve beraber kahvaltıyı hazırlamaya başladık.Erken kalktığımız için rahatça gidebilirsin okula.
(Yazar Anlatımıyla)
Beyza gözlerini açtığında kalkarak salona ilerledi.Batın hala uyuyordu.Beyza'nın telefonu Batın'daydı.Bu yüzden Ülkü'ye haber verememişti.Üzerine okulada gidemezdi.Kargaşa çıkmasını istemiyordu.O gizlice telefonu almaya çalışırken Batın gözlerini araladı uykulu bir şekilde.Sonra dikleşerek Beyza'ya baktı.
"Telefonu alamayacağını söylemiştim."dedi Batın net sesiyle.
"İyide okula gidemeyeceğimi haber vermem gerek."
"Yalan söylediğini o kadar belliki..."dedi Batın.
"Neden geri döndün?"dedi Beyza birden.
"Sevgili olmadığımızı kabullenemiyor musun?"
"Ben sevgili olmamamızı değil o adı Kağan olan çocuğu kabullenemedim."dediğinde ona baktı Beyza öylece.
"Biz ayrıldık!Ve sen artık bana akrışamazsın."
"Nerden çıkardın bunu?Sana karışamazmışım!"dedi ve güldü.Sonra yüzü ciddi bri hal aldı.
"Bu gözlere kimse bakamaz ."dedi oldukça yakın bir şekilde Beyza'nın gözlerine bakıp.Beyza korkuyla titredi ve Batın'a baktı.
"Seni bıraktığımı mı sanmıştın?Ayrıldığımız günden beri yaptığın herşeyi biliyorum.O Kağan'ın evinde olduğunuda gördüm.İnan bana eğer sana birşeyler hissediyorsa onu son görüşün olur."dedi sert sesiyle..Beyza neler yapabileceğini biliyordu Batın'ın.Batın elini Beyza'nın çenesine koydu ve başını eğmiş olan Beyza'nın başını kaldırdı.
"Birdaha onu senin yanında görürsem hiç hoşuna gidecek şeyler olmaz güzelim."dedi ve Beyza'nın telefonunu açtı.
"Ver!"dedi Beyza korkmasına rağmen.Batın telefonu geri çektiğinde Beyza telefona uzandı ama yetişemedi.
"O Kağan'a güzel bir fotoğraf atayım mı?"Dedi Batın.
"Ne fotoğrafı?"dedi Beyza telaşla.İçinde kötü bir his oldu.
"Bilmem.İlerleyen zamanda görürsün belki.Ama şunu bil ben seni üzmek istemiyorum senden istediklerim çok değil."dedi Batın ve beklemediği bir anda Beyza'yı yanağından öptü.Beyza eli ayağına dolaşmış bir şekilde geriye çekildi ve eliyle yanağını sildi.
"Biliyor musun?Umarım geberirsin!" dedi Beyza nefret dolu gözlerle.Batın tam ayağa kalkarken odasına koşu ve kapıyıda kilitledi.Batın kapıyı çaldı.
"Beyza aç şu kapıyı!"dedi ama Beyza'nın kapının diğer tarafında ağladığını henüz farketmemişti.Ses geldiğinde duruldu bir an Batın.
"Beyza..."
"Aç kapıyı konuşalım."dedi Batın.
"Açmayacağım!"dedi Beyza ağlayarak.
"Bak kırarım bu kapıyı yine alırım seni biliyorsun ben kırmadan sen aç güzelim."dedi Batın kendinden emin bir şekilde.Beyza ağlayarak yatağına uzandı ve bacaklarını kendine çekip mırıldandı.
"Sadece bir kabus..."
"Sadece Kötü bir rüya..."
Batın sakinleşti ve konuştu.
"İlk günlerimizi hatırlıyor musun?"dedi birden.Beyza her ne kadar kızgın olsada korsada ondan dinledi.Çünkü Batın bir zamanlar değer verdiği biriydi.
"Ne eğlenirdik ama.O zaman benden böyle korkmazdın bana bakınca gülümserdin gözlerin parlardı.Şimdi ise bana baktığında gördüğüm tek şey korku ve kızgınlık.Kötü biriyim biliyorum...Kalbimde merhamet yok biliyorum.İyi kalplide değilim..."
"İsteyerek mi seçtim sanıyorsun?Memnunmuyum bu durumumdan?"dedi sonra.Sesinde pişmanlık vardı.Gerçketen böyle biri olmak istemediği belliydi.
"Lütfen Beyza aç kapıyı.Bir kez bak gözlerime sevgiyle,mutlulukla bak..."dedi Beyza ağlayarak kapıya ilerledi.Ve açtı.Batın ona sıkıca sarıldı.Beyza ağlayarak konuştu.
"Eski Batın nerde?İlk tanıştığım çocuk nerde?"dedi Beyza yorgun bir şekilde.Üzülüyordu Batın'ın gittikçe kötü olduğunu biliyordu çünkü.O başta komik olan beyefendi çocukdan eser yoktu şimdi daha asabi ve sertti.
(Ülkü)
Beyza gelmemişti okula ben koridorlarda gezinirken birşey daha dikkatimi çekti.Kağan'da yoktu.Aras'da yoktu ama benim dikkatimi çeken Kağan'ın ve Beyza'nın aynı gün gelmemesiydi.Çağrı'yı gôrdüm ve yanına gittim.
"Merhaba."dedim sakince.
"Merhaba."dedi.
"Çağrı Kağan niye gelmedi biliyor musun?"
"Hayır haber vermedi niye sordun?"
"Beyza'da haber vermedide birde en son araları bozuktu biraz telaşlandım."dediğimde biraz düşündü.
"Kağan bana en ufak birşey bile demedi.Ama endişelenecek birşey yok gibi şuanlık."dedi.Ben az da olsa iyimser düşündüm.
"Sen tüm gün neredeydin?"dedi meraklı gözlerle.
"Hiç."dedim ağız alışkanlığıydı işte...
"Ne hiç?"dedi merakla.
"Beyza Kağan ve Aras'ı aradım."dediğimde kaşlarını çatıp bama baktı.
"Aras niye?"
"Ne yani onu arayamaz mıyım?"dedim merakla.
"Seni kısıtlamak istemem ama sizi beraber görmek istemiyorum."dedi sert sesiyle.
"Çağrı biraz gözünde büyütüyorsum bence.Ne olacak sanki biraz sohbet etsem onunla."
"Sohbet olmuyor onunki."dedi birden yüksek sesle.Sinirlenmiş gibi durdu ve bana baktı.
"Niye böyle sinirli davranıyorsun şimdi?Ne yaptım ben?"dedim ama çekip gitti.Herkes çok tuhaftı.Kimse birbirine haber vermiyordu bir anda çekip gidiyordu.Ben onu biraz yalnız bırakmaya karar verdim ve eve gittim.Tüm gün olanlar aklımdna çıkmadı.Beyza ve Kağan ortalıkda yoktu.Aras zaten bana dargındı.Çağrı ise çekip gitmişti ve sinirli gibiydi.Marketten aldığım cipsi yerken duvara öylece bakıp düşünüyordum en son elimdeki cipsi bırkatım.
"Ne oluyor ya herkese?"dedim bağırarak.
(Çağrı)
Niye mı çekip gitmiştim?Çünkü sinirlenip onunla kavga etmek istemiyordum.Gözlerimi kapatıp uzandım ekrendne yatağa.Uykum bir süre huzurlu gitti sonra gözümün önünde tek benim sağ çıktığım kaza geldi.Herşeyi tekrar gördükden sonra kan ter içinde uyandım.Her seferinde aynı rüyalardı...Gözlerimi ovuşturarak telefonumu elime aldım Ülkü'yü aramak için.Sonra durdum ve düşündüm.Onu aramam ne kadar doğruydu ki?O Aras'la bu kadar yakınken...nefes alıp sakinleşmeye çalıştım ve yatağa uzanıp onu düşündüm.Akılda kalıcı gülüşü gözümün önüne gelince salakça sırıttığımı farkettim ve mırıldandım kendi kendime.
"Kendine gel.Kendine gel!"
Şuan en ihtiyacım olan şey oydu.Yanımda olmasını ona sarılmayı çok istiyordum ama yapamayacağım için tekrar kafamı yastığa gömdüm.Bu sefer yine berbat rüya uykumu bölünce sinirlendim ve yastığı fırlattım.
"Yeter lan yeter! Bıktım aynı rüyalardan kabuslardan!"
Biraz hastaydım nasıl üşütmüştüm bu havada bilmiyordum.Gözlerim oldukça yanıyordu.Ve sesim değişmişti.En son dayanamayaıp Ülkü'nün numarasını buldum.Sonra kaydettim.
Küçük
"Alo kimsiniz?"
"Benim Ülkü, Çağrı."dediğimde bir an ses kesildi.
"Ne oldu?"dedi sonra merakla.
"Yanına gelebilir miyim?"
"Sen hasta mısın?Ben geleyim istersen."dediğinde bir an mutlu olsamda onu yoramazdım.
"Ben gelirim."dedim ve telefonu kapattı.Hızlıca üzerime beyaz tişörtü giydim ve arabay binip yola koyuldum.Kapıda ôylece bekliyordu ve üzerini giyinmişti.
"Sen niye üzerini giyindim?"derken o güzel ve dikkatimi çeken gözleriyle bana baktı.gözlerimi alamaıyorudm gözlerinden.
"Senin evine gidiyoruz."
"Neden?"
"Orda daha rahat edersin sonuçta hastasın."dedi ve sırtına çantasını takıp bana baktı.Çantayı sırtından çekmemle yapıştı çantanın koluna.
"Versene hastasın sen."
"Evet küçük hastayım ölüm döşeğinde değilim."dedim aynı hizeye gelmek için yüzüne doğru eğilerek.Çantayı alıp arabaya ilerledim ve oda arkamdan geldi.Çantasını bagaja koydum ve sessiz bir yolculuk başladı böylece.
(Ülkü)
Geldiğimizde yine çantayı hasta olmasına rağmen taşıdı.İçeri girdik benim çantamı odasına bırakıp salona girdi.
"Sen hasta olunca beni çağıracak biri değilsin ne oldu?"dedim merakla.
"Kabus gördügümde yanımda olman bana iyi geliyor."dediğinde anlayışla karşıladım.Peki ya ben olmadığımda ne yapacaktı?
"Ben olmadığımda ne yapacaksın?"dediğimde kaşlarını çatarak bana baktı.
"Ne?"
"Hiç."dedim ama çoktan birşeyleri anlamıştı.
"Nereye gidiyorsun ki?"dedi merakla.
"Hiç bir yere."
"O zaman neden öyle söyledin?"
"Ne söyledim?"
"Gideceğini açıkça söyledin."
"Yok öyle birşey."dedim ve önüme döndüm.
"Kafamı çok karıştırıyorsun." dedi bana dönerek.
"Ne anlamda?"dedim merakla.
"Her anlamda."demesini beklemiyorudm tabiki...
"Nasıl yani ?"dedim.
"Belki birgün öğrenirsin."dedi ve oda önüne döndü.Bir film açıp izlemeye başlamıştık ama ikimizinde aklı burda değil gibiydi.Dürekli abna dönüyor bakıyordu.Ayrıca hasta olduğu için çoğu zaman ya burnunu çekiyor yada gözlerini ovuyordu.Ama bana bakmayı hiç bırakmıyordu.Yanımda oturuyordu ve bacakları açık oturduğu için ona deymemeye çalışıyordum.Bir anda başını omzuma koydu.Ben ôylece durdum ve birşey bile diyemedim.Her dakika yine bana bakmaya devam edince gözlerimi ondan kaçırarak konuştum.
"Bana baktığını görebiliyorum."dedim açıkça.
"Görsende birşey değişmeyecek.Sana bakmaya devam edeceğim."
"Niye gözünü benden hiç ayırmıyorsun?"dedim.
"İlerde öğrenirsin."
"İlerisi olacağını nerden biliyorsun?"dediğimde başını kaldırıp burnunu çekerek bana baktı.
Bak birşey sakaldığını hissediyroum ve öğrenirsem bozuşuruz.dedi.
Sürekli ilerde olmayacağından bahsediyorsun.dediğinde sustum.Derin bir nefes aldı ve geri başını koydu omzuma.Sonrası zaten yoktu bende ne ara uyuya kalmıştım nasıl onun yatağında yatıyordum hatırlamıyorum.
