(Çağrı)
Ben onu duymamıştım.Belkide duymuş ama duramamıştım.Kabullenememiştim.Yere yığıldığını anladığımda zaten onu kaybetmişim.Çok geçti.Bana artık mutlu gözlerle bakması çok zordu.Aras'ın yakasını bıraktığım gibi Ülkü'nün aynına oturdum.Aras onu tutmaya çalışınca sarıldığım Ülkü'yü kendime doğru çektim.
"Uzak dur ondan!"dedim sinirle veÜlkü'nün önüne gelen saçlarını çektim hemen.
"Ülkü...Uyan.Kendine gel hadi."dedim ama tık yoktu.Güzel gözleri kapalıydı .Ne bir hareket ne bir ifade ne bir kızgınlık.Hiçbiri yoktu.Kalksın bana bağırsın vursun istiyordum.Bana camavar demesine beni kırmasına rağzıydım.Yeterki kalksın.Kendine gelecek gibi değildi.Onu kucakladım.Aras gelirken bağırdım ona.
"Gelmiyorsum!"dediğimde sinirle bana baktı sonra hızlıca çıkardım Ülkü'yü kucağımda o evden.Motorumla götüremezdim ve etrafta takside yoktu.Düşündüm ve tek fikir ambulanstı en hızlı o gelirdi.Aradığım gibi Ülkü'yü dürtmeye devma ettim.Gözlerini yorgunca araladı ama tek kelime dahi edemeyecek haldeydi.Kalbinin atışını duyuyordum.Bedeni fazlasıyla titriyordu.Birşeyi olduğundan korkmaya başlamıştım iyice.Ambulans geldiğinde onu sedyeye bindirdim.Ve dakikalar hızlandı o an.Onu hastanenin acil bölümüne kadar benimle getirip sonra beni almamaları ,benim beklemelerim kendime isyanlarım...Doktor çıktığında yanıma geldi.Beraber odaya geçtik.
"Bakın ne oldu bilmiyorum ama onun için oldukça zor olmalı.Tansiyonu olması gerekenden fazlasıyla düşüktü.Büyük tansiyonu dokuzun altındaydı.Bu tehlike demek.Ona gerekli müdahaleyi yapmamaıza rağmen şuan baş ağrısı çekiyor ,kafası karışık ve sığ nefesler alıyor.Vücudu yeterince zayıfken tansiyona dikkat edilmeli."
"Peki ne zaman görebilirim onu?"
"Odaya alacaklar gidip görebilirsiniz yeterli sakinliğini korusun."dedi ve kalkıp gitti.Ben bana tarif edilen odaya girdiğimde uyumaya çalışıyordu.Karşısına oturduğumda bana ruhsuzca baktı.
"Diyecek birşey bulamıyorum."dedi sadece.Ben başımı kendime kızarak eğdim.Güzel saçları açıktı ve onun iyice terlemesine neden oluyordu.Ben ona yaklaştığımda merakla izliyordu beni.Bileğinde duran tokasını aldım ve nazikça saçını toplamayı denedim.Pek onun topladığı gibi olmamıştı ama elimden gelen buydu.Ondan gördüğüm kadarıyla yapabiliyordum.Gözleri benden kaçmaya çlaışıyordu bu aralar.Ben ise yılmadan usanmadan ömrümün sonuna kadar bakabilirdim ona.
"Sadece tek birşey demek istiyorum.Özür dilerim."dediğimde tepki vermedi.Ağzını aralayıp brişey diyecekken durdurdum onu.
"Yorma kendini sonra dersin bir yere gitmeyeceğim seni bırakıp."dedim o gözlerini sakince kapattı ve o an kendimi tutamayıp yatakdan sarkan elini tuttum daha doğrusu eliyel oynamaya başladım.Yumuşacık tenini seviyordum verdiği hissiyatı seviyorudm ama böyle soluk bir ten rengine sahip olması hoşuma gitmiyordu.Yüzüne renk gelsin istiyordum.O uyurken gittim ve onu su ve atıştırmalık aldım.Sonra geri yanına oturdum.Hava kararırken gözlerini açtı.İlk baktığı şey oynadığım eli oldu.Elini yavaşça çektiğinde bende çektim mecbur avcumu kapattım ve elimi yumruk haline getiridim.Suya uzanmaya çalıştığında suyun kapağınıaçıp ona verdim.
"Gidelim.Hastane odasını boş yere meşgul edemem."dediğinde itiraz ettim.
"Bu boşyere değil birdaha sakım böyle deme."
"Gitmek istiyorum."dedi tekrar.Ayağa kalktım ve atıştırmalık olan poşeti koluma takıp ona destek verdim.Ben onu kucağıma alacakken durdurdu.
"İstemiyorum."dediğinde koltuk altında kolumu geçirerek ona destek verdim.Taksi geldiğinde bindik ve onun evine geldik.İçeri girdiğimizde bana döndü.
"Gitmiyor musun?"
"Gitmememi mi istiyorsun?"
"Ben ne istediğimi artık bilmiyorum."dedi ve yatağına uzandı.Ben poşettekildir dolaba koyup eşyaları masaya bıraktım ve yanına gittim.
"Bugün yanında kalmak istiyorum.Seni yalnız bırakamam."dediğimde sustu.Ona kıyafet uzattım ve son kez baktım.
"İyi geceler."dedim.
"Sanada."dediğinde kapıyı kapattım ve salonda oturudm bir süre.Etrafa baktıkça onun yerdeki halı ve benim onu duymayışım gözümün önüne geliyordu.Aradan yarım saat geçince içeri girdim.Sonra o sesini duydum.Sessizce ağlıyordu...O an içim parçalandı işte.Ağlamak için benim gitmemesi beklemişti.Ellerimi yüzüme koydumsonra derin bri nefes alıp yatağa ilerleyip yanına oturdum.Benim geldiğimi farkedince örtünün içine saklandı.Örtüyü yavaşça çektim ve yanağındkai göz yaşını sildim.
"Ağlamak için gitmemi bekledin değil mi?"dedim titreyen sesimle.Burnunu çekiyordu.
"Benim yanımda kendini tutmana gerek yok istediğin kadar ağla.Ama ağlamandansa gülmeni tercih ederdim."dedim saçlarını okşarken.Tekrar burnunu çekti.
"Özür dilerim.Ben berbat biriyim.Herşeyi yine mahfettim."dediğimde dikeldi yatakda ve birden bana sarıldı.Benim elim ayağıma dolaşmıştı ne yapmam gerekirdi bilmiyordum.İstemsizce bende ona sarıldım hemde sıkıca.Kollarımın arasında yavru kediden farksız görünüyordu.
"Bana kızdın biliyorum çünkü sevgilini tehdit edip dövdüm ama bende kendimi bir yere kadar tutabilmiştim."dediğimde parlayan gözleriyle kıpkırmızı olmuş burnu ,yanakları ,göz kapakları ve dudakları ile iyice sokuldu bana.
"Sevgilim değil."dediğinde durdum ve öylece baktım ona.
"Üzülmeyeyim diye saklamana gerek yok."dedim boğazıma oturmuş bir yumruyla.
"Üzülme diye değil.Biz sevgili değiliz."dediğinde yanlış duyuyormuş gibi hissedip geri çekildim.
"Ne?"dedim merakla.
"Sana öyle söyledi sadece."dediğinde dudağımın tek tarafı yukarı kıvrıldı.Ona bakan en koyu kahverengi olan gözlerim gözlerine odaklanamıyordu.
"Gerçekten mi?Yani aranızda birşey yok mu?"
"Yok."dediğinde sıkıca sarıdlım ona ,başımı ise boynuna koydum.
"O zaman niye ama öyle bakıyor ve o kadar yakınsınız?"
"Bana nasıl bakıyor bilmiyorum ayrıca ona arkadaş olduğumuzu söyledim defalarca.Yani sadece beni teselli amaçlı o kadar yakındı.Birde sevgili olduğumuzu san diye."
"Birdaha seni teselli etmesin ben ederim."dediğimde istemsizce gülümsedi.
"Sende birdaha sevgili olmadığım biri için sevgilin deme.Ve arkadaşlarımı ne olursa olsun dövme."
"Birinciye söz veririm ama ikinciye asla.Benden başka kimse sana bir saniyeden fazla bakıp ,temas halinde olup beni kıskandıramaz."
"Çok kıskanç birisin."dedi bana bakarak.
"Ben çok kıskanç biri olabilirim ama sende çok fazla kıskanılabilecek birisin."dedim.
"Neyse konuyu daha fazla uzatıp moralimizi bozmayalım.Dinlenki yüzüne renk ve ışıltı gelsin."
"Uyumadan birşey sorabilir miyim?"dedi meraklı gözlerle.
"Sor."dedim.
"Kağan Ela diye bir kızla konuşuyor mu?"
"Neden sordun?"dedim merakla.
"Onuda kıskanıyor olamazsın yuh ama!"dedi.
"Niye sordun?"
"Beyza'nın yanında Ela diye bir kızla yazışıp Beyza'yı yok saymışda o yüzden."
"Bir dakika Kağan'ın kız kardeşinin adının Ela olduğunu bilmiyor muydunuz?"dediğimde şaşkınca bana baktı.
"Kağan'ın kız kardeşi mi var?"dedi.
"Var.Hatta Beyza hakkındaki tavsiyeleri kız kardeşi Ela veriyor."
"Vay be..."dedi gülümseyerek.
"Neyse ben söylemeyeyim onlar halleder."dedi ve yatağa uzandı.Üzerini hafif örttüm .
"İyi geceler yavru kedi."
"İyi geceler ."dediğinde kapıyı kapatıp odadan çıktım.Koltuğu yatak yapıp oraya uzandım.Onunla sarılmamızı düşünerek ve olanların huzuruyla uykuya daldım rahatça.
(Yazar Anlatımıyla)
Beyza elindeki telefonu oflayarak kapattı.Kağan'dan sayısız mesaj gelmişti ama hiçbirine bakmamıştı.Dargındı ve çok üzgündü.Sonra tekrar çalan telefonunu eline alıp baktı.Kağan o kadar fazla aramıştı ki en sonunda dayanamayıp açtı.
"Ne var ya ne arayıp duruyorsun?"dedi sinirle.
"Kapıyı aç."Saatlerdir zile basıyorum.deyince Beyza'nın gözleri şok içinde açıldı.
"Sen evimi nerde-"derken kapıya ilerledi ve açtı.
"Niye geldin?"der demez Kağan içeri daldığında baka kaldı öylece.
"İçeri girebileceğini kim söyledi?"
"Kimsenin bana emir vermesine gerek yok.Ben istediğimi yapıyorum."dedi Kağan inatçı kıza bakarak.
"Şimdi oturup konuşacak mısın yoksa hiç konuşmadan öylece oturaracak mıyız?"dedi Kağan.Beyza sinirle koltuğa oturdu.
"Susacağız çünkü seninle konuşacak birşeyim yok.Seninle olan bir arkadaşlığım bile yok."deyince Kağan kaşlarını kaldırarak kız baktı.
"Öylemi?O yüzden mi bana güvenip geç saate kadar evimde kalabiliyorsun?O yüzden mi seninle konuşurken sürekli gülüyoruz.Hadi herşeyi geçtim ben bizimkinin arkadaşlık olduğundan emin değilim."diyen Kağan.Kendinden oldukça emin ve egolu bir yaklaşımda bulunuyordu.
"Sadece senin evinde mı kalıyorum sanıyorsun?Senden başka arkadaşım yok mu benim?"
"Gördüğüm kadarıyla evinde kaldığın tek arkadaşın ben ve Ülkü."dediğinde Beyza en etkili kozunun işe yarayacağını bilsede duruyordu.
"Sen öyle san."dedi gülümseyerek.
"Allah rızası için bana isim ver kimde kalıyorsun sen başka?"dedi Kağan sinirle gülerek.Beyza tam lafı çakacakken zil çaldı.Beyza'nın kaşları çatıldı ev merakla kapıya ilerledi Kağan ise arkasında duruyordu.Kapı açıldığında görülen yüz şok etti Beyza'yı.
Eski takıntılı sevgili Batın tam karşısında elinde gül buketiyle gülümsüyordu ona.Beyza şaşkınca konuştu.
"Senin burda ne işin var?"dedi.
"Ne yani sevgilime gece sürpriz yapamaz mıyım?"
Not 6:Takıntılı sevgili unutmaz olanlarıda senide...
Batın'ın yüzünde çapkın sinsi bir gülümseme varken Beyza olabileceklerden korkuyordu.
"Sevg... Ne?"dedi Kağan şaşkın bir şekilde.Birşeyler kırılmıştı, parçalara ayrılmış ,üzerine ezilmişti...
"Ne dedin sen?dedi Kağan kendine gelip.
"Niye bu kadar şaşırdın ?"dedi Batın rolünü oynayarak.
Kağan'ın gözleri ilk önce acı içinde Beyza'ya baktı.Beyza ne diyeceğini bilmiyordu...O bir Batın'a bir Kağan'a birde eline zorla tutuşturulmuş siyah kağıda sarılı kırmızı gül buketine bakıyordu...Kağan Omzuyla Batın'a çarparak çekip gitti.Batın ise sırıtarak Beyza'ya bakıyordu.
"Eee güzelim beğendin mı gülleri.Özenle seçtim."dediğinde Beyza korkulu gözlerle Batın'a bakıyordu.Onu iki yıl sonra karşısında görmek onu sarsmıştı..Zarzor komidine tutunduğunda Batın onu kollarının arasına çekti.
"Bende seni özledim ."dedi Batın ve Beyza'nın elini tutup onu kapıdan içeir çekti ve sanki hiçbirşey olammaış gibi koltuğa oturttu.
"Eee görüşmeyeli ne yapıyorsun?"
"Senin burda ne işin var?Ne sevgilisi ya biz iki yıl önce ayrıldık!"dedi Beyza telaşla.
"Biz mi?"dedi Batın merakla.
"Allah Allah!Sen beni dün çaldırıp geri kapatmışsın gideyim bir sevgilimle hasret gidereyim dedim.Özlemişsindir beni."dedi Batın gülümseyerek.
"Bak lütfen git.Bizim ilişkimiz biteli çok oldu.Artık biz değil sen ve ben varız."
"Cık cık cık..."dedi Batın.
"Sen bitti sanıyor olabilirsin ama benden başka kimse olamaz senin hayatında istesende istemesende.Bilmiyorum mu sanıyorsun o herifin seninle bağlantılarını?"
"Batın bak bitti!Biz bitti."dedi Beyza dolu gözlerle.
"O güzel dudaklarını yorma boşuna.Film mı izlesek?Keyfimiz kaçacak bak."dedi Batın sakince.Beyza korkuyordu o kadar korkuyordu ki istediklerini ikiletmeden yapıyordu.Rasgele bir film açtı ve çıtını çıkarmadan oturdu Batın'ın yanında.Batın ise kolundaki döğmeyi gösterdi Beyza'ya.Birsürü dövmesi vardı.
"Bak güzelim.Bu tatlı tilki sensin, yanındaki kurt ise benim."dedi ve Beyza'nın saçlarını okşadı.
"Merak etme tilkicik sana zarar vermem."dedi ve abaşını Beyza'nın omzuna koydu başını.
"Ailem gelecek Batın gitmen gerek."dedi Beyza ama Batın yemedi.
"Beni kandıramazsın tilkim.Ben herşeyi biliyorum.Her zerren aklımda."dediğinde Beyza yutkundu ve geri yaslandı arkasına.Beyza'nın büyük ve dikkat çeken gözleri Batın'ın gözlerinde gezdi.Batın sakin davranıyordu eskisi gibi değildi ama eskisinden kötü olup olmayacağınıda bilemiyordu Beyza.Aklındaki tek şey Kağan'dı.
Çünkü bazen yanındaki değil aklındaki daha çok ilgini çekebilir...
