Gözlerimi açtığımda yanımda değildi.Kalkmaya bile tenezzül etmeden sinirden gülmeye başladım.Ben yine kanmıştım.Sinirle ayağa kalktım ve lavaboya gittim.Nasıl bir denk gelişi bu hasta olmuştum.Lavabodan çıtkım ve kendim ekıyafet hazırlamış duşa girecekken annem odaya girdi.
"Duşa mı giriyorsun?"
"Evet."dediğimde gülümsedi ve geri gitti.Duşa girdim ve uzun bri süre suyun altında kaldım.Sonra çıkıp giyindim ve saçlarımıda toplayarak yola çıktım.Okula hiçbirşey olmamış gibi geldim ve daha vakit erken olduğu için bankda oturup telefonuma bakmaya başladım.O sırada Aras yanıma geldi.
"Günaydın."dedi yanıma mutsuzca oturdu.
"İyi görünmüyorsun."dedim açıkça.
"Sende."dedi arkasına yaslanıp.
"Ne oldu?"dedim merakla.
"Bence cevabı bulursun."dedi sakince.Biraz düşününce aklıma Aras ileyken Çağrı'nın beni pat diye yanına çekmesi geldi.
"Ahh tamamen unutmuşum...Özür dilerim."
"Neler oluyor Ülkü?Aranızda ne var?"dedi birden.
"Neden beni sorguya çekiyorsun?"
"Merak ediyorum çünkü neydi o kadar acil olan?"dedi merakla.
"Şuan hiç açıklama yapmaya gücüm yok ."dedim dürüstçe.Tüm duygularım darmadağındı.
"İyi ben gideyim."dediğinde durdurdum onu.
"Senin neyin var?"dedim merakla.
"Hiçbirşeyim yok sadece sen benim asıl yüzümü şimdi görüyorsun .Baştan beri başkalarına o kadar odaklıydın ki beni sadece mükemmel hayata sahip mutlu biri sandın.Ama herşey gördüklerinden ibaret değildir Ülkü."deyip gidecekken karın ağrımla peşinden gittim.
"Bana hiçbir şeyi göstermeyen birinin bunu demesi şaşırtıcı."dedim aniden.Kendime hakim olamamıştım.
"Hiçbirşeyi görmeyen birinin bunu demesi şaşırtıcı."dedi gözlerimin içine bakıp.Yorgun bakıyorduk birbirimize.Sonra derin bir nefes aldım.
"Görmediklerinle devam et."dedi ve gitti.Bende sınıfa girdim.Ders bitiminde bahçeye hava almaya indim ve oturdum.O sırada basketbol maçı yapan takımı gördüm.Çağrı onlarla gülüşüyor maç yapıyordu.Sanki dün benimle değilmiş hiçbirşey olamamış gibi davranıyordu.Sonra kafamı başka bir yöne çevirdim.Orda ise Aras arkadaşlarıyla oturuyordu ama Çağrı'nın aksine oldukça mutsuz ve yorgun görünüyordu.Onunla göz göze geldiğimizde arkadaşı bana baktı sonra Aras'a merakla Aras'ı dürttü sonra.Aras çocuğa bir çümel söyledi ve bana bakmaya devam etti.Bense sınıfa çıktım.Okul bitiminde eve girdiğim ve kapıyı kapattım.Dolabın üzerinde bir yazı yazılıydı.
"Bebeğim bir hafta yokum seni çok seviyorum!"Dolapda bugün için yemek var.yazmıstı annem.Aç olmadığım için odama gittim ve tam üzerimi değiştirecekken telefon geldi.Gizli numara yazıyordu üzerinde.Açtım bri anlık merakla.
"Alo.Kimsiniz?"dedim ama gelen tek şey nefes sesiydi.
"Biri var mı?Alo!"dedim tekrar.ama ses gelmiyordu.En son dayanamayıp kapattım.
(Bir Hafta Sonra)
Bu bir hafta sadece ölüydüm.Kimseyle konuşamıştım annem gelmişti ama onunla bile konuşmamıştım.Beyza ile annem oldukça endişeliydi bu suskunluğum karşısında.Aras bana her seferinde aynı kızgınlıkla bakıyordu.Bir defa bile bana o eski parlak gözleriyle bakmamıştı bu hafta içinde.Çağrı ise belli zaten bir defa bile bana bakmamıştı ve konuşmamıştık.Son olanlardan sonra konuşmakda istemiyordum zaten onunla.Gözlerimi sraladığımda öksürerek kalktım yataktan.Annem koşarak yanıma geldi elinde suyla.
"Tüm gece öksürdün gitme bugün."dedi ve suyu bana uzattı.İçip geri yattım.
"Sen iyi misin kızım ağzını bıçak açmıyor..."dedi üzgünce.Ona birşey demeden uzandım ve uyumaya çalıştım.Annem odadan çıktı .Gözlerimi annemin biriyle konuşma sesiyle açtım.
"Rahatsız ettiğim için üzgünüm ben Ülkü'nün arkadaşıyımda bugün gelmeyince merak ettim."diyen bir erkek sesi duydum.İlk sesi net bir şekilde duyamadığım için kim olduğunu anlamadım.
"Adın neydi?"dedi annem merakla.
"Aras."dediğinde kaşlarım çatıldı, neden gelmişti ki?
"Gel içeri.Ülkü odasında ama bir haftadır tek kelime dahi etmedi yani seninle konuşur mu emin değilim ,birde hasta."dedi annem.
"Sağolun."dedi ve odaya geldiğini duydum.Yavaşça içeri girdi.
"Benim Ülkü ,Aras."dedi ve yatağımın ucuna oturdu.Yavaşça dikeldim ve ruhsuz gözlerimle ona baktım.
"Benimle de mi konuşmayacaksın yani?"dedi yorgun gözleriyle.Kollarımı birbirine bağladım ve ellerimi ısıttım.
"Hastaymışsın ,geçmiş olsun."dedi.
"Sağol."dedim kısık sesle.
"Dilin var mı senin ya?"dedi beni güldürmek ister gibi.
"Var."dedim gülmemeye çalışıp.
"Eğer iyiysen biraz yürüyüş yapalım mı?Hem temiz hava almış olursun."deyince kabul ettim ve kalpli pijama takımımla yatakdan kalktım.Baştan aşağı inceledi beni.
"Pijamada yakıyor ortalığı."
"Niye öyle bakıyorsun? Gayet normal."dedim .
"Benim arabalı pijaman kadar normal olamaz."dedi hafif tebessümle.Sonra montları giydik.
"Anne ben Aras'la yürüyüşe çıkıyorum."dediğimde annem mutlu olmuş bir şekilde bana baktı.
"Konuşacağını bilsem daha önce getirirdim bu oğlanı."dedi gülerek.Sonra ayakkabılarımızı giyip çıktık Aras ile.Bir süre sessiz yürüdükden sonra bozdu sessizliği.
"Çağrı ile aranda birşey var mı?"dedi merakla.
"Hayır hiçbirşey yok."dedim.
"O zaman sana neden öyle bakıyor."
"Nasıl?"dedim merakla.
*Sana herkese baktığından farklı bakıyor.Gözü senin olduğun ortamda senin üzerinde hep."dedi açık konuşup.
"Bilmiyorum belkide benden hala intikam almak isteği içindir."
"Tabi ya öyledir..."dedi morali bozuk bri şekilde.
"Sen neden bu kadar taktın bunu?"dedim merakla.
"Beni hiç görmüyor gibisin çünkü bal."dediğinde bana bal demesi dikkatimi çekti.
"Bana neden bal dedin?"dedim merakla.
"Duman dinlemediğin belli oluyor."dedi çarpık bir gülüşle.
"Anlamı ne ki?"dedim gözlerimi kısarak.
"Boşver.Ama söz ver bana anlamını ben söyleyene kadar öğrenmeye çalışmayacaksın."dedi hemen.
"Söz."dedim.Ve bana işaret parmağını uzattı.Gülümseyerek işaret parmağımı uzattım.Eli o kadar büyüktü ki benim elim kayboluyordu.
"Söz."dedim tekrar.Sonra yürümeye devam ettik.Ve benim bağacığımın açıldığını farketti.Ben tam eğilecekken durdurdu.
"Sen eğilme tacın yere düşer."dedi çarpık gülüşüyle.Eğilip bağacığmı bağlamaya başladı.Bende o an kendimi tutamayıp söyledim.
"Gözlerinin parıltısını kaybetmişsin şu bir haftada."dedim açıkça.
"Gözlerimin parıltısını bırak beni seni kaybetmiştim şu bir haftada."dedi birden bunu demesini beklemediğim için şaşırmış gözlerle baktım.
"Yalan söylemeyi sevmem."dedi ve yürümeye devam etti .Bende yetiştim hemen ona.Bir süre de normal şeylerden sohbet ettik ev beni güldürmeyi başardı.Hafta sonunu direk geçiyorum cünkü tek bir şey bile yapmadım neredeyse.
(Pazartesi)
Gözlerimi açar açmaz hazırlandım ve birşeyler atıştırdığım gibi çıktım evden.Koşuşturarak derse yetişmeye çalışırken koridorda yürüyen birinin ayağına takılarak başımı birinin vücuduna çarptım.Telaşla geri çekildim ve yere düşürdüğüm defterimi alıp başımı kaldırdım.O an çarptığım kişinin Aras olması içimi rahatlatmıştı.
"Çok pardon Aras!"deyip koşarak sınıfa ilerledim.Aras ile arkamdan öylece baktı bana.Yetiştiğim dersten sonra tenefüse girince rahat bir nefes aldım.Ve koidorda sakin adımlarla biraz yürüdüm bacaklarım fena ağrıyordu.Sonra Aras beni gördü ve sırıtarak yanıma geldi.
"Naber önüne bakmayan inek kız."dediğinde güldüm.
"Bala ne oldu?"
"Şaka şaka.Sadece bugün bana boynuzlar gibi çarpman aklımda kaldı.Çok komiğime gitti de."dedi sırıtarak.
"Aman ne komik!Sen karşımda olmasan yere kafa atacaktım."
"Eh bu kasları boşuna yapmamışız."dediğinde göğsüne vurdum.
"Çok kötü bir espriydi."dedim gülerek.
"O zaman gülme bal."dedi ve beraber banka oturduk.Ben tek kolumu banka koydum ve elimin üzerinede başımı yerleştirdim.Oda aynı şekilde yaptı.
"Eee bal neydi o acelen?"
"O dersin hocası erken geliyor adam beni gebertecek en sonunda."dedim.
"Seni mi?Bana daha çok sen onu gebertirsin gibi geldi."dedi gözlerini kısarak.
"Bilmem ama en sonunda kavga çıkacak aramızda zaten hiç hoşuma gitmiyor tavırları her tenefüs ayrı bir kız öğrenci yanında.O adamdan korkmaya başladım."
"Hangi hoca o?"dedi merakla.
"Aman!Boşver ."dedim biraz şüphelendi ama sonra takmadı.Birkaç dakika sonra aramızdaki mesafe gittikçe azaldı ve burun buruna kaldık.Onun gözleri dudaklarım kaydığında utanç içinde kalktım.
"Ben gideyim!Hoca erken gelir zaten!"dedim ve hızlı adımlarla kaçtım ondan.Evet...Az önce öpüşecek gibi durduğumuz için kıpkırmızı olmuş ve yüzüne bile bakamadan kaçmıştım.Daha kötüsü ne mıydı?Sonraki tenefüs kapımızın önünde beni beklemesiydi.
"Niye kaçtın öyle?"dedi ben giderken beni durdurup.
"Dedim ya hoca erken geldi diye!"dedim telaşla.Ve yine kaçarak kafetaryaya indim.kahve alıp oturdum ve derin bri enfes aldım.Ne olmuştuda o kadar yakınlasmıştık daha kötüsü neden kendini alı koyamıyormuş gibi dudaklarıma bakıyordu ki?Çok utanç vericiydi!Bahçede olmuştu birde!Yüzüne bakamıyordum o an aklıma geldiği için.Okul çıkışına kada ronu görmemiştim ve bu yüzden sakince ev yürümeye başladım.Ben eve geldikdnenve daha üzerimi bile değiştiremeden zil çaldı.Annem evde olmadığı için kapıya ben ilerledim ve açtım.Tabi karşımda Aras'ı bulmak pek hoş olmamıştı.
"Girebilir miyim?"dedi merakla.
"Gir..."dedim sesim içime kaçmış gibi.Girdi ve beraber odam yöneldik.Çantasını kenara bıraktı ve bana baktı yatağıma oturup.Yanyana oturuyorduk yatağımda.
"Konuşmayacak mıyız artık?"dedi merakla.
"Neyi?"dedim hemen.
"Az daha öpüşecek olmamızı."
AZ
DAHA
ÖPÜŞECEK
OLMAK...
