Az daha öpüşecek olmak...
"Biliyor musun?Şimdi aklıma geldi benim bir işim vardı!Gideyim ben!"dedim hemen ve ben tam odanın kapısına ilerleyecekken konuştu.
"Daha ne kadar kaçıp yalan söyleyeceksin?Yalan sevmem."dediğinde durdum ve arkamı döndüm.
"Oturda konuşalım artık."dediğinde yatağın kenarına oturdum.
"Niye kaçtın?"
"Fazla yakınd-"
"Fazla yakın olduğumuz için kaçmadığını ikimizde biliyoruz.Sen öpüşecek olduğumuz için kaçtın."
"Bu kadar açık sözlü olmak zorunda mısın?(!)"dedim panikle.
"Bir konuyu boşyere niye uzatayım ki?"dedi sanki konu öpüşmek değilmiş gibi.Umarım kıpkırmızı olmamışımdır...Bana bakarken gülüyordu ama belli etmek istemiyor gibi başka yere bakıyordu.
"Niye gülüyorsun?"dedim merakla.
"Kıpkırmızı oldun ona gülüyorum."dediğinde yanaklarımı tuttum.
"Gülme !"dedim sinirle.
"Sinirlenince çok tatlı olduğunu söylemiş miydim?"deyince iyice kızarmıştım büyük ihtimal.
"Niye bu kadar açık sözlüsün!"dedim bağırarak.
"Konuyu uzatmayı sevmiyorum."dedi sırıtarak.
"Asıl konuya geri dönebilir miyiz?"dedi merakla.
"Lütfen dönmeyelim hiç gerek yok!"
"Niye kaçtın?"
"Öpüşecek gibiydik çünkü."
"Yani ne var bunda?"dediğinde hayretler içinde baka kaldım yüzüne.
"Sen iyi misin?Öpüşecek olmak normal mi?"dedim bağırarak.
"Ne var bunda herkes öpüşüyor."
"Biz o herkes kategorisinde değiliz ama."
"Niye değiliz?"
"Niye olalım?"dedim hemen.Sonra devam ettim.
"Sen beni mi seviyorsun?"
"Evet."dedi birden.
"Arkadaş olarak ama değil mi?"
"Arkadaş yada başka farkeder mi?"
"Farkeder tabiki Aras!"dedim bağırarak.
"Bence farketmez."
"Bence farkeder çünkü arkadaş olduğun birinin dudağına yapışamazsın."dedim hemen.
"Arkadaş olmayalım o zaman."dediğinde isyan eder gibi güdlüm.
"Benim inadıma yapıyorsun değil mi!"dedim sinirle.
"Evet sinirlenince tatlı oluyorsun çünkü."dedi yine açık sözlü davranarak.
"Aras!"diye bağırdım .
"Bak konuyu yine değişiriyorsun, niye kaçtın?"dedi tekrar.
"Öpüşecek durumdaydık çünkü ve bu hiç doğru değildi!"dedim inatla.
"Yanlış olan ne ?"dedi birden.
"Öpüşmek."
"Neyi yanlış öpüşmenin?"dedi sonra.
"Herşeyi Aras."
"Mesela?"
"Bunun meselası yok ki.Öpüşmek çok yanlış."
"Ben öpüşmeyi yanlış bulmuyorum."
"Ama ben buluyorum ayrıca herkesin ortasında ,düşünmesi bile çok gerici."
"Yani etrafta kimse olmadığında seni öpebilir miyim?"dediğinde koluna vurdum.
"Hayır!"
"Neden?"
"Çünkü arkadaşız."
"Arkadaş olmayalım o zaman."
"Aras!"dediğimde durdu ve yatağıma uzandı.
"Tamam şimdilik sustum."
"Sussan iyi edersin."Dedim ve kendimi yatağa bırkatım.Sonra Aras oturdu ve telefonuyla ilgilenmeye başladı.
"Yarın maçımız var gelecek misin?"dedi merakla.Yanına oturdum ve başımı ona çevirdim.
"Bilmiyorum hiç gelesi yok."dedim öksürerek.
"Gelsen iyi edersin bende oynayacağım."dediğinde biraz düşündüm.
"Olabilir."dedim ve bende telefonumla ilgilenmeye devam ettim.biraz sohbet ettik.Ve kalktı.
"Ben kaçıyorum!Yapacağım şeyler var."dediğinde arkasından kapıya ilerledim.
"Görüşürüz!"dedim neşeli bir sesle.
"Görüşürüz bal.Yanlız haberin olsun şimdilik susuyorum ve rahat duruyorum."dedi şimdilik kelimesini vurgulayarak ve gitti...Ben odama geçmiş şarkı dinleyip mutluca dans ederken kapı çaldı.Aras gideli 25 dakika falan olmuştu.Annem gelmiş olamazdı sanırım Merakla kapıya ilerledim ve pat diye açtım.Karşımda aynı acımasız gözler vardı.Bana herzamankinden biraz farklı bakıyordu.Ben ise gözleriyle karşılaşeığım an kapıyı kapattım yüzüne.
"Ülkü!Açar mısın kapıyı?"dedi .
"Uzaklaş burdan!"dedim ve kapıyı açmadım.
"Konuşmaya geldim!Dinler misin?"
"Senin herzamanki yalanlarını dinelemak istemiyorum!İki kez terk ettin zaten hala konuşalım diyorsun!"dedim sinirlenip.
"Lütfen!"
"Artık senin lütfenlerini duymak gözlerinide üzerimde görmek istemiyorum!"dedim bağırarak.
"İstediğin kadar böyle de ama benim gözlerim sadece bir yere bakıyor."dedi inatla.
"Tabi ya şimdi hatırladım doğru diyorsun!Gözlerin sadece kendini görüyor senin için etrafındaki kimse yok!"dedim daha da sinirlenerek.
"Evet etrafımda kimse yok!Yapayalnızım ben!Çünkü herkes beni dış görünüşüme bakarak yargılıyor ama içimde ne fırtınalar döndüğünü neler yaşadığımı kimse bilmiyor!Küçük yaşta yetim kalmak ne kimse bilmiyor mesela!"dedi ve kapıya oturarak yaslandığını duydum.
"Belkide sen sadece dış görünüşünü gösteriyorsundur!Belkide insanların içinde kim olduğunu bilmesine izin vermiyorsundur!"dedim bastırarak.
"O zaman o insanlarda dinlesin beni!"dedi beni ifade ederek.İşi gücü benimle kavga etmekdi.
"Bu güzel günümü seninle kavga ederek geçirmeyeceğim Çağrı!"dedim ve kapıdan uzaklaştım.Sonra o yokmuş gibi kulaklığımı takıp birşeyler atıştırdım.
(Ertesi Gün)
Okul koridorunda gezinerek resim çizmeye başladım.Çoğu kişi resimlerimin karanlığı yansıttığını söylüyordu ama kimse o karanlıkdaki ışığı görmüyordu.Koridoru çiziyordum şimdide ve çizimin bir bölümünü yapıp defterimi sınıfa bırkatım.Güzel güzel dolaşıyordum bahçede.O arada Çağrı'yı gördüm ve sırtımı döndüm hemen ama o beni çokdna görmüş geliyordu.Ben ise hızlı adımlarla bahçede ilerlerken Aras'ı gördüm ve hemen yanına gittim Çağrı gelmesin diye.Ben Aras'ın yanına geçince kaşlarını çattı.Ama gelmeye devma etti.
"Günaydın."dedi Aras huzurluymuş gibi sakin çıkan sesiyle.Sonra Çağrı gelip beni bileğimden tuttu.Tam çekecekti ki Aras'da tuttu.Ben ikisine de bakarken stres oldum biraz.
"Bırak Ülkü'yü."dedi Aras sakince.
"Bırakmıyorum konuşacağız onunla."dediğinde Aras bana baktı.
"Doğru mu?"
"Hayır konuşmak istemiyorum."dedim hemen.Çağrı sinirlenip alt dudağını ısırdı ve sinirle güldü.
"Gidiyoruz."dediğinde Aras beni bırakmadı.
"Bırak."dedi tekrar Çağrı'ya.
"Neyi olarak bana bunu diyorsun?Sırf yakın arkadaşısın diye onunla benim aramdaki şeylere karışma."dedi Çağrı uyarıcı sesiyle.
"Arkadaşı değil sevgilisi."dedi Aras.Ben şaşkınlığımı gizlesemde çok şaşırmıştım.Neden sevgili demişti ki?Çağrı ağzı hafif aralıklı şaşkın ve bir o kadarda sinirli bir bakışla bana baktı.Sonra geri Aras'a baktı.
"Ne?"dedi şaşkınca.
"Sevgiliyiz."dedi Aras tekrar ve Çağrı'nın elini elimden çekti ama benim bileğimi kendi hala tutuyordu.Çağrı onun beni tuta eline baktı sonra öfkeli bir şekilde yanımızdan ayrıldı.Ben ise meraklı ve şaşkın bir şekilde Aras'a döndüm.
"Kızdın biliyorum ama seni bırakmazdı öyle demesem."
"İyide onunla gitsem ne olurdu sanki şimdi ya gidip birine söylerse!"dedim telaşla.
"Söylemez o."dedi Aras birden.
"Nerden biliyorsun ki?"dedim.
"Hiç!Sadece bir tahmindi."dedi
"Emin misin? "Dedim .
"Evet."dedi gülümseyerek.Sonra bileğimi tutan eline baktım.
"Artık bırakacak mısın?"dedim merakla.
"Ah !Pardon."dedi ve elini çekti.
"Ben gideyim en iyisi."dedim ve o garip konuşmadan ayrılıp sınıfa gittim.Bir sonraki tenefüs bahçedeki bankda tek başıma otururken Çağrı'nın basketbol oynadığını gördüm.Bir an izlediğim kişinin o olduğunu unutup izlemeye başladım.Sonra sürekli sert oynadığını farkettim.Fazlasıyla sert oynadığı için birini yere düşürdü ve umursamadan topu onlara sertçe atıp suyunu içmeye ilerledi.Kağan bu sinirini fark etmiş olacak ki yanına gidip oturdu.Konuştuklarını duymuyordum ama Çağrı yerden kaldırdıkları çocuğa umursamazca bakıyordu sonra sinirle kalktı ve ilerlemeye başladı.Önümden geçerken bir an için bile beni farketsede dönüp bakmadı.Derse ilerlerken biri bana çarptı elimdeki kitaplarla beraber yere düştüm.Ben hızlıca kitaplarımı toplarken bana çarpan kişinin Çağrı olduğunu ve umursamadan ellerini cebine koyarak gittiğini gördüm.Ne oluyordu şimdi buna?Neydi bu saçma sapan tavırları?Birden Aras geldi ve yerdeki kitaplarımı toplamaya yardım etti .
"Nasıl düştün?"dedi merakla.İlk başta doğruyu söyleyecektim ama sonra vazgeçtim.
"Ayağım takıldı."
"Ah birşeyin var mı?"dedi beni inceleyerek.
"Hayır yok.Yardım için sağol."
"Birşey değil."dedi ve eliyle omzuma hafifçe vurarak gitti.Neşeliydi.Sonraki tenefüs yön bahçede tek başıma oturuyordum.İçimden şarkı mırıldanarak etrafa bakınırken.Sonra Çağrı'yı gördüm tam bana doğru geliyordu.Birden yanıma oturdu.Ben ona bakıyordum sakince.
"Ne bakıyorsun?"dedi birden.
"Kalkar mısın?"
"Niye senin mi?"dediğinde sinirle güldüm.
"Önceki tenefüs beni yere düşürdün yardım bile etmeden gittin şimdi gelmiş yanımda oturuyorsun!"dedim.
"Yardıma ihtiyacın yoktu."dedi.
"Bari pardon deseydin."
"Gerek duymadım."
"İyi duyma zaten!Aras yardım etti."dediğimde kaşlarını kaldırıp sinirli bir şekilde bana baktı.
"İyi yardım etsin ."Dedi ve arkasına yaslandı.Bacaklarını sonuna kadar açmış rahat bir şekilde oturuyordu.Ama sinirli bri şekilde etrafta gözlerini gezdiriyordu.
"Sen git ne demek bilmez misin?"
"Bilmem ,kolaysa kaldır."
"İyi ben kalkarım."
"Vay be bu kadar kolay pes ettiğini bilmiyordum."deyince geri yaslandım.
"İyi!Bende kalkmıyorum sen kalk!"dedim sinirle.
"Bende kalkmıyorum."
"İlk ben geldim ama."
"Yani?"dedi.
"Yani kalk!"
"Kalkmıyorum!"
"Kalkacaksın!"dedim sinirle
"Kalkmayacağım gelsin şimdide sevgilin yardım etsin sana!"
"Onu karıştırma!Hem sen niye bu kadar taktın sevgilim olmasını?"dedim gülerek.
"Ben mi takmışım?Hah güldürme beni!"dedi umrusamaz gibi davranarak ama çok belli oluyordu.
"Ne var seni bu kadar rahatsız eden?Yoksa onun bir sabah bırakmayacağını bildiğin için mi?Hani sen bırakıyorsun ya."dedim kaşlarımı kaldırarak.
"Sen niye bu kadar taktın benim seni bırakmama?"dedi oda bana bakarak.
"Ben senin bu kadar yalancı olmana taktım.Gece gitmem diyorsun yalvarıyorsun sabah puf!Yok oluyorsun!"dedim sinirle.
"Baya takmışsın kafaya sen ."dedi gülerek.
"Ben senin yalancılığını taktım ama sen direk beni takmış gibisin!"dedim sinirle sesimi yükseltip.Oda yüksek sesle konuşuyordu zaten.Bende ona bağırınca sinirli yüzü bir anda yok oldu.Gözlerime öylece baktı sonra kalkıp gitti.
O bakış bir şeyleri gizliyor gibiydi ama anlayamıyordum.Gittiğinde arkasından öylece baktım.Bağırdım diyemi gitmişti yoksa dediğimden dolayımı bilmiyordum.
(Yazar Anlatımıyla)
Çağrı sınıfına giderken aklındaki o şey yüzünden önüne bile bakmıyordu.Ülkü ona her bağırdığında annesini anımsıyordu.Ülkü annesine o kadar benziyordu ki uzun uzun inceliyordu onu.Ülkü daha demin bağırdığında neden mi kalkmıştı?Çünkü ağır bir şekilde kaybettiği annesi gibi bakmış onun gibi kızmıştı Ülkü.Tam o an Çağrı'nın boğazına bir yumru oturmuştu ve hiçbirşey yapamamıştı.Hani birini kaybedersiniz ya...Sonra onu anımsarsınız tam o anda birşey oturur kalbinize ve boğazınıza.İşte acı en iyi böyle anlatılabilir bence.Sonra bir düşünürsünüz dersiniz ki şuan burada olsa neler değişirdi acaba...Yada karşınızdaki eğer ölen kişiye benziyorsa karşınızdaki kişiyi ölen kişi kadar seversiniz.Ama sevdiğiniz kadarda nefret edersiniz.Çünkü her seferinde size geçmişi ve acıları hatırlatır.Çağrı'da tam olarak böyle hissediyor.Çok seviyor hemde akıl alamayacak kadar çok ,ama nefrette ediyor çünkü geçmişi ve o kişi karşısında ona bakıyor.
Çağrı'nın aklında tek bir şey dolanıyordu oda ülkünün annesine ne kadar benzediğiydi.Sırada otururken istemsizce bacaklarını hareket ettiriyor ve sürekli düşünüyordu.Ülkü'nün yüzü gözü önünd geliyordu.Sonra Ülkü'nün ,Aras ile sevgili olduğu aklına geliyor onu sinirlendiriyordu.Neden sinirlendiğini bilmiyordu belkide kabullenmiyordu...
