İçeriğe geç

forbidden fruit | minsung

Bölüm 4 · 2 dk okuma

forbidden fruit | minsung

Bölüm 4

4.

Seul’de gün batarken gökyüzü turuncu ve mor renklere bürünmüştü. Han Jisung, karakolun çıkışında yağmur sonrası ıslak kaldırımları izliyordu. Elinde dosyaları vardı ama zihni belgelerden çok yanındaki adamdaydı. Lee Minho. Soğuk, keskin zekâlı, kimseye güvenmeyen dedektif. Ama aynı zamanda, gün geçtikçe Jisung’un kalbine yerleşen karmaşık bir gölge. — “Düşüncelere dalıp kalıyorsun yine.” Minho’nun sesi birden yanından yükseldi. Jisung irkildi. — “Ben sadece… kurbanın dosyasını gözden geçiriyordum.” diye kıvırdı. Minho, elinde taşıdığı kahve kupasını ona uzattı. — “Gece uzun olacak. Bunu iç.” Jisung şaşkınlıkla bardağı aldı. — “Bana kahve mi aldın? Senin gibi soğuk birinden böyle bir şey beklemezdim.” Minho hafifçe gülümsedi, ama gözlerinde yine o anlaşılmaz derinlik vardı. — “Ben sandığın kadar kalpsiz değilim.” Jisung’un yüzü kızardı. Kalbi istemsizce hızlandı. Ama hemen kendini toparladı: — “Bence hâlâ kibirlisin.” dedi, dudaklarının kenarı titreyen bir gülümsemeyle. Minho, onu birkaç saniye sessizce süzdü. Sonra yürümeye başladı. — “Gel. Olay yerine tekrar dönüyoruz.” ⸻ Apartmana girdiklerinde gece çoktan bastırmıştı. Merdiven boşluğu sessizdi, ama havada hâlâ ağır bir korku kokusu vardı. Jisung, el fenerini tuttu, her detayı incelemeye çalışıyordu. Bir ara, yerde küçük bir metal parçası gördü. Eğildi, dikkatle aldı. Bir çakmak kapağıydı. Üzerinde silikleşmiş harfler vardı: L.M. Jisung’un kalbi hızlandı. Bu baş harfler… Lee Minho olabilir miydi? Ama tam düşüncelere dalmışken Minho yanına geldi. — “Ne buldun?” diye sordu, sesi sakin ama dikkatliydi. Jisung hızla parça metal parçasını cebine attı. — “Hiçbir şey. Önemsiz bir çöp.” Minho başını eğdi, gözlerini onun üzerinde biraz fazla uzun tuttu. Ama hiçbir şey söylemedi. Sadece uzaklaştı. Jisung derin bir nefes aldı. İçinde bir düğüm oluşuyordu. Minho’ya karşı büyüyen duyguları ve ortaya çıkan bu küçük işaret… İkisini bir araya getirdiğinde kalbi de aklı da birbirine ters düşüyordu. ⸻ O gece, raporları yazdıktan sonra Minho, Jisung’a yaklaştı. — “Çok iyi iş çıkardın.” dedi kısaca. Jisung şaşırdı. İlk defa ondan doğrudan bir övgü duyuyordu. — “Teşekkür ederim… sanırım.” Minho’nun bakışları bir anlığına yumuşadı. — “Ama dikkatli ol. Bu işte fazla ileri gidersen… kendini kaybedersin.” Jisung o an hiçbir şey diyemedi. Çünkü fark etti ki, Minho’nun sesi uyarıdan çok… tehtid eder gibi çıkmıştı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.