Saat 04.23 ve ben yine gece uyandım. Yine kendimi kıpırdatamıyordum. Kapıya baktığımda ise bu sefer daha yakınımdaydı. O kadın... Tam 2 gündür bu kadını görüyordum. Evde odamın kapısının önünde ve okuldaki dış kapının önünde...
Gözlerimi sıkıca kapattım ve hiç açmayacaktım. 8 dakika sonra gözümü açtığımda azıcık daha yaklaşmıştı. Çok korkuyordum. Kan ter içinde kalmıştım. Kıpırdayamıyordum. Çok kötüydü. "Anne!" Diye bağırdımda annemle babam odaya girdi. "Kızım noldu!" Annem geldiğinde beni nazikçe kaldırdı ve otutturdu. "Su getirelim mi?" Başımı onaylayarak salladım.
Birkaç dakika sonra rahatladım ve kapıya baktığımda o kadın yoktu...
"Sanırım yine kabus gördün kızım. Hadi kapat gözünü uyu." Dedi annem. Yine başımla onayladıktan sonra yattım ve uyudum.
07.00 alarmıyla uyandım ve lavaboya gidip elimi yüzümü hızlıca yıkadım. Okul kıyafetlerimi giyip aşağı kata indim. Annem,
"Günaydın tatlım. Gece rahat uyuyabildin mi?"
"Siz gelince iyi uyudum."
"Bir daha olursa tekrar çağır bizi hemen geliriz yanına,"deyince gülümsedim ve başımı olumlu anlamda salladım.
Okula doğru yürürken şarkı açmayı ihmal etmedim. Şarkı dinlemek benim en sevdiğim hobilerimdendi. Değmesin ellerimiz açıp şarkıya eşlik ettim,
Biz hiç beceremedik
Sevmeyi de, terk etmeyi de
Aşk kokan dudakların
Karşısında direnmeyi de...
Okula vardığımda bana birisi arkadan sarıldı. Arkamı döndüğümde ilk o kızıl saçları gördüm ve hemen gülümsedim.
"Günaydın Buse..."
"Günaydın İnci!" Dedi mutlu mutlu.
"Nasılsın?" Dedim.
"Seni gördüm daha iyi oldum. Sen nasılsın?"dedi ve çok mutlu oldum.
"Bende öyle canım."sınıfa doğru yürümeye başladık.
Sınıfa girdiğimizde Ceyda gelmeden hemen boş bir yere oturduk. Beraber havadan sudan sohbet etmeye başladığımızda arkamıza 2 tane erkek oturdu.
"Selam," dedi bir tanesi.
"Selam," dedim.
"Sen yenisin galiba sarışın?" Dedi.
"Evet, dün geldim. Ama sen yoktun."dedim.
"Dün gelmek istemedim çok uykum vardı," deyince güldük.
"Uykucu olduğun gözlerinden okunuyor Arda," dedi Buse.
"Öyle mi yaa," dedi Arda denilen çocuk.
"Sarışın diyorum ama senin adın ne bir tanışalım," dedi Arda.
"İnci ben." Diye cevap verdim.
"İnci..." Diye tekrar etti. "Güzel isim."
"Teşekkürler."dedim.
Arda için kusursuz diyebilirdim açıkçası.
Benim gibi sarışındı. Gözleri ise benimkinden hafif koyuydu. Koyu maviydi. Deniz gözlüydü...
"Seninle tanışmadık..." Dedim Arda'nın yanındaki erkeğe.
"Ha? Mete ben," dedi.
"Memnun oldum ikinizlede."
"Bizde memnun olduk," dediler.
Mete de kumral ve gözleri de elaydı.
3 ders geçmişti ve biz 4 kişi çok yakın olmuştuk. Telefon numaralarımızı bile vermiştik.
Son ders zili de çaldığında hemen toparlandık ve dışarı çıktık. Arda, Mete Buse ve ben... Şimdiden mükemmel 4'lü olmuştuk.
"Birşey diyeceğim," dedi Mete.
"Noldu,"dedi Buse.
"Bugün birimizin evinden buluşup abur cubur falan mı yesek?"
"Aslında fena fikir değilmiş," diye karşılık verdim.
"Aynen öyle. Bana uyar. Kimin evinde toplanacağız?" Dedi Arda.
"İsterseniz benim evime gelin." Dedim.
Hepsi onaylayınca evime doğru yola çıktık.
Evin önüne geldiğimizde zili çaldım ve annem kapıyı açar açmaz,
"Aaa, bu ne sürpriz böyle! Kızım niye daha önce söylemedin hazırlık yapardım ayol!" Dedi. Hepimiz güldük.
"Asıl bizim birşeyler alarak gelmemiz lazımdı böyle çat kapı olmadı."dedi Arda.
"Ne alaka canım! Neyse boşverin bunları gelin içeri dışarıda kaldınız çocuklar." Dedi annem. Bizde hemen içeri girdik.
"Ee çocuklar, ne istersiniz ne vereyim size?" Dedi annem.
"Dolapta vişne suları vardı anne onları koyayım mı?" Diye sordum.
"Yok kızım sen arkadaşlarınla otur. Hatta odana çıkın isterseniz." Dedi annem. Olumlu anlamda başımı salladım ve arkadaşlarımla odama çıktım.
"Ayy! Odan çok tatlı! Duvarların desenlerine bayıldım!" Dedi Buse heyecanla.
"Teşekkür ederim. Bana da sürpriz oldu aslında."
"Duvardaki resimleri sen mi yaptın?"diye sordu Arda.
"Evet. Ben yaptım. Güzel olmuş mu?"diye sordum.
"Çok güzel olmuş. Bir gün bana da yaparsın artık," dedi ve bana göz kırptı.
"Tabii ki yaparım." Dedim ve gülümsedim.
"Evet çocuklar, içeceklerinizi ve keklerinizi getirdim!" Diye odaya girdi annem.
Yarım saat konuştuktan sonra birden o oldu... O kadını gördüm. Yine kapının önünde.
"Bakın kadın orada!" Diye bağırdım. Hemen arkalarını döndüler.
"Ee, orda kimse yok," deyince Arda. Hemen kapıya baktım. Cidden kimse yoktu.
Artık kendimden şüphe ediyordum. Tek ben mi görüyorum diye ama hayır... Buse de görmüştü.
"Ben yanlış gördüm demek ki. Boşverin hadi," diye konuyu değiştirdim.
2 saat sonra "Biz kalkalım artık başka zaman tekrar buluşuruz," dedi Mete.
"Evet annem beni bekliyor," dedi Buse.
"Aynen kalkalım," dedi Arda.
"Peki siz bilirsiniz, ,zaten tekrar yaparız eğlenceliydi." Dedim ve aşağı doğru inmeye başladık.
"Görüşürüz yarın," dedim. Hepsiyle vedalaştıktan sonra yukarı çıktım.
Kulaklığımı taktım ve şarkı listemi açtım.
Resim defterime çizim yapmaya başladım.
Daha birkaç dakika olmuşken kapı çaldı.
Annem aşağıdadır diye hiç umursamadım.
"Kızım! Kapıya baksana. Elim bulaşık!" Diye bağırdı annem. Hemen aşağı gittim ve kapıyı açtım.
Kapıda kimse yoktu...
Sağa baktım... Sola baktım... Kimse yok. Ama aşağıya baktığımda bir küçük not parçası vardı.
Hemen küçük not parçasını alıp odama doğru çıkıyordum ki annem arkadan bağırdı.
"Kızım. Kim gelmiş?" Dedi.
"Kimse yoktu anne." Dedim.
"Hee. Çocuklar basmıştır o zaman." Dedi annem.
Odama çıkıp notu açtım. Notta,
Oyun oynamak ister misin? Yazıyordu.
Nedense aklıma o kadın geliyordu. Kimdi o? Bu notu o mu yazmıştı? Bu notu kim yazdıysa eğer benimle dalga mı geçiyordu?
Bütün bu düşüncelerimi bir kenara attım. Okul çantamın içini açıp bu not parçasını bir kenara koydum.
Yarın bu notu göstermem lazımdı.
Saat 22.42 olduğunda annemlere iyi geceler deyip odama çıktım.
Yattığım gibi uykumun geldiğini anladım ve direkt uyudum.
Berbat bir kabusla saat 01.45'te uyandım. Bu sefer hareket edebiliyordum. Karabasan gibi değildi.
Yatakta doğruldum ve kapıya baktım. Yine o kadın bana bakıyordu.
Biraz kadını inceledikten sonra bana doğru gelmeye başladığını anladım.
"Anne!" Diye bağırdım. Kadın bana daha çok gelmeye başladı.
Çığlığı bastım. Kadın benim dibime doğru geldi ve bana gülümsedi... Ama birden toz olup gitti.
***
Okula doğru yürümeye başladım. Bu olan olayları anlatmalıydım. Yoksa anlatmamalımıydım. Değişik bir his içindeydim. Bu notu kadın mı yazdı? Yoksa çocuklar dalga mı geçiyordu?
Hiçbir şey düşünmemeye çalışarak yola devam ettim.
Buse, Arda ve Mete beni bekliyordu. Hemen yanlarına gittim.
"Günaydın İnci!" Dedi Buse heyecanla.
"Günaydın," dedi Arda ile Mete.
"Günaydın herkese," dedim.
"Birşey mi oldu İnci, mutsuz görünüyorsun," dedi Arda.
"Birşey olmadı. Çok şey oldu," dedim.
"Anlatsana," dediler.
"Gelin arka bahçede konuşalım," dedim ve arka bahçeye doğru yürümeye başladık.
"Hadi anlat," dedi Buse.
"Dün kapı zili çaldı. Babamdır dedim açtım kapıyı. Kimse yoktu. Sadece yerde küçük bir not kağıdı vardı," dedim ve notu gösterdim.
"Oyun oynamak ister misin? Bu ne ya çocuklar yazmıştır bunu," dedi Mete.
"Bilmiyorum artık," dedim. "Ben devam edeyim anlatmaya. Sonra ben 10 civarı yatmak için yatağa gittim. Tekrar gece uyandım ve o kadın kapımda duruyordu. Sadece beni izliyordu."dedim.
"O kadın... Yine mi?" Dedi Arda.
"Evet. Ama bu sefer daha değişik oldu. Ben anne diye bağırınca bana doğru yürümeye başladı ve ben çığlık atınca bana doğru koştu. Gülümseyip toz gibi kayboldu..." Dedim.
"Şizofren olmadığına emin misin?" Dedi Mete.
"Öyle olduğumu düşünüyorsanız Buse'ye de sorabilirsiniz. O da o kadını gördü." Dedim.
"Cidden mi? Buse sen de mi gördün?" Dedi Arda.
"Evet gördüm." Dedi Buse.
"Bu konuyu araştıralım mı bize de heyecan, eğlence olur?" Dedi Mete.
"Ben korkudan uyuyamıyorum Mete eğlence olur diyor. Çıldıracağım." Diye söylendim. Hepimiz gülerken zil çaldı ve sınıfa çıktık.
5. Dersin teneffüsü de bitince sınıfa doğru ilerledik. Tam oturacakken sandalyemde bir not buldum.
Hemen açtım ve okudum.
Kabul mu?
Sadece bu yazıyordu. Ne demek istediğini anlamadım. Hemen Buse'nin yanına gittim.
"Yine not gelmiş," diye fısıldadım.
"Versene," dedi Arda. Notu ona uzattım.
"Kabul mu? Ne kabul mu? Ben anlamadım," dedi.
"Ben de anlamadım işte,"dedim.
"Birşey diyeceğim, yoksa bu oyun oynamak isteyip istemediğini soruyor olabilir mi?" Dedi Buse.
"Aa harbi," dedi Mete.
"Ne oyunu bu?" Diye sordu Arda.
"Bir bilsem..." Diye söylendim.
Derslerin hepsi bittiğinde çıkışa doğru ilerlerken annem beni aradı,
"Kızım biz acil yola çıktık şehir dışına çıkıyoruz. Babaannen hastaneye kaldırılmış. Akşam yokuz yarın belki gelebiliriz. İstersen yengene git." Dedi.
"Yok. Arkadaşlarım gelse olur mu?" Diye sordum.
"Onların ailesi izin verirse tabii gelsinler." Dedi annem.
"Tamam sorarlar. Ben de ona göre sana haber veririm." Dedim.
"Tamam kızım görüşürüz."
"Görüşürüz anne." Dedim ve telefonu kapattım.
"Noldu İnci," dedi Buse.
"Bugün annemler yokmuş. Şehir dışına çıkmışlar. Bizim evde kalabilirsiniz ailenizden izin alıp." Dedim.
"Aa çok iyi haber bu," dedi Arda.
"Hem araştırma da yaparız," dedi Mete.
"Olabilir," dedim ve bizim eve doğru yürümeye başladık.
***
Eve geldiğimizde direkt üstlerimizi değiştirdik. Odama geçip konuşmaya başladık.
"Biz bu kadın olayını ne yapacağız?" Diye sordu Mete.
"Gece nöbet mi tutsak?" Dedi Arda.
"Bence iyi fikir," diye katıldım.
"Ben korkarım ama," dedi Buse.
"Ben seni korurum," dedi Mete.
Ardayla ikimiz birbirimize bakıp kahkaha attık.
"Noldu ne gülüyorsunuz?" Dedi Buse.
"Siz çifte kumrulara gülüyoruz," dedim ve gülmeye devam ettik.
Saat 8 olmuştu ve biz hâlâ tıkanacak birşeyler arıyorduk. Normal bir şekilde devam ediyorduk fakat dışardan ses geldi.
"O ses neydi!" Dedi Buse korkuyla.
"Kedi falandır korkma," dedi Mete. Nasıl bu kadar sakin olabiliyordu anlayamıyordum.
"Gel bir çıkıp bakalım," dedi Arda.
"Ben de geliyorum," dedim.
"Sen gelme biz bakalım öyle gelirsiniz," dedi.
Buseyle evde beklerken dışardan geldiler.
"İnci! Sanırım senin dediğin kadını gördük." Dedi Arda. Hemen dışarı fırladım. Garajın önünde öylece duruyordu. Garajı açtı içine girdi merdivenden aşağı indi... Biz sanki film izler gibi kadını izliyorduk.
"Gitmeli miyiz?" Diye sordu Buse.
"Bence bu kadarı fazla," dedi Mete.
"Ama ne olduğunu öğrenmeliyiz." Dedi Arda.
"Kadın duvarın içinden geçti. Neyi öğrenmeliyiz?" Dedi Mete.
"Bir baksak?" Dedim. Ardayla zorla onaylattığımızda garaja doğru yürüdük.
Garaja girdiğimizde arkadan kapı birden kapandı. Buseyle ikimiz çığlığı bastık tabii ki. Erkekler nasıl sakindi anlayamıyorum. Belki kadın bizi oyuna getirdi haberimiz yok.
"Noluyo ya?" Diye sordu Mete.
"Garaj kapısı kapandı arkamızdan," dedi Arda. Vay canına çok zeki. Biz hiç bilmiyorduk.
Merdivene doğru ilerledik.
"Girecek miyiz cidden? Yani ben pek emin değilim," dedi Mete.
"Ben zaten hayatta girmem," dedi Buse.
"Girmeliyiz. Uykusuz kalıyorum 3 gündür. Ne olduğunu çözmeliyiz." Dedim.
"Bence de," dedi Arda.
Ve merdivenden aşağı inmeye başladık.
