İçeriğe geç

Fileye değmeden

Bölüm 7 · 2 dk okuma

Fileye değmeden

Bölüm 7

Sırtından gelen

İnsan bazen düşmez. Ama herkesin ortasında yalnız bırakılır. O gün tam olarak buydu. Okula girdiğimde kimse yüzüme bakmadı. Bu, ilk işaretti. Normalde selam verenler başını çevirdi. Koridordan geçerken konuşmalar bir anda kesildi. Sanki ben yokmuşum gibi değil… sanki ben konuşulması yasak bir şeymişim gibi. Ece yanımdaydı. Ama bana bakmıyordu. “Bir şey mi oldu?” dedim. “Sonra konuşuruz,” dedi. Ve yürüdü. İçime bir ağırlık çöktü. --- İLK DERS Öğretmen sınıfa girdiğinde sınıf zaten huzursuzdu. Bir şey dönüyordu. Ama ne olduğunu bilmiyordum. Arka sıralardan fısıltılar geliyordu. “Gerçek miymiş?” “Ece anlattı.” “Kerem de biliyormuş.” Kalbim hızlandı. Teneffüste Merve yanıma geldi. Yüzü ciddi ve gergindi. “Şevval,” dedi, “sen gerçekten… böyle misin?” “Nasıl?” dedim. “İnsanları kullanıyormuşsun.” “Arkadan konuşuyormuşsun.” “Herkesi kendine göre ayarlıyormuşsun.” Dilim tutuldu. “Kim söyledi bunu?” dedim. Merve bir an durdu. Sonra gözlerini kaçırdı. “Ece.” O an kulaklarım uğuldadı. --- GERÇEK Tuvalete girdim. Kapıyı kilitledim. Lavabonun kenarına tutundum. Telefonumu açtım. Grup mesajları. Ekran görüntüleri. Yazılmış ama bana ait olmayan cümleler. Benim adıma yazılmış. Benim gibi konuşan. Ama BEN olmayan. Ece, benim özel mesajlarımı almıştı. Cümleleri kesmişti. Birleştirmişti. Ve herkese yaymıştı. Beni bencil, ikiyüzlü, insanları yönlendiren biri gibi göstermişti. O kadar ustacaydı ki… inkâr etmesi bile zordu. Mideme bir yumruk yemiş gibi oldum. --- KEREM Koridorda Kerem’i gördüm. Yanına gittim. “Kerem,” dedim, “bunlara inanmadığını söyle.” Yüzü soğuktu. Mesafeliydi. “Ece bana her şeyi gösterdi,” dedi. “Zaten seni son zamanlarda tanıyamıyordum.” “Bunlar doğru değil,” dedim. Sesim ilk kez titredi. “Beni tanıyorsun.” “Tanıdığımı sanıyordum,” dedi. “Meğer herkes haklıymış.” İşte o an… Bir şey kırıldı. Ama kalbim değil. Güven. “Yani,” dedim yavaşça, “sormaya bile gerek duymadın.” “Beni bu duruma sen soktun,” dedi. “Ben tarafımı seçtim.” Başımı salladım. “Ben de,” dedim. “Şimdi seçiyorum.” Telefonumu çıkardım. Onun gözünün önünde numarasını sildim. “Bir daha benimle konuşma,” dedim. “Benim hayatımda, bana sırt çeviren kimseye yer yok.” Arkamı döndüm. Bu sefer gerçekten bitti. --- ECE Ece merdiven başındaydı. Her şeyi izlemişti. Gülümsedi. Çok hafif. Ama yeterince. Yanına gittim. “Bunu neden yaptın?” dedim. “Çünkü herkes seni konuşuyordu,” dedi. “Ve bu hep senin işine geliyordu.” “Ben sana ne yaptım?” dedim. “Parladın,” dedi. “Ve beni gölgede bıraktın.” İşte buydu. “Beni yalnız bıraktın,” dedim. “İnsanların ortasında.” “Buna alışman gerekiyordu,” dedi. O an ağlamadım. Bağırmadım. Sadece şunu söyledim: “Beni yıkmadın. Ama kim olduğunu gösterdin.” Ve gittim. --- ELİF Bahçede tek başıma oturuyordum. Elif geldi. Hiçbir şey sormadı. Sadece yanımda durdu. “Herkes konuşuyor,” dedi. “Ama ben susmayı seçtim.” Gözlerim doldu. Ama ağlamadım. “Biliyor musun,” dedim, “bugün çok zor dayandım.” “Elinden geleni yaptın,” dedi. “Bu bazen yeter.” --- BÖLÜM SONU O gün şunu öğrendim: En ağır darbeler, bağırarak gelmez. Sessizce, arkadan, ve güvendiğin yerden gelir. Ben Şevval’im. Bugün yalnız bırakıldım. İftira atıldı. Yanlış tanındım. Ama hâlâ ayaktayım. Ve bu hikâye burada bitmiyor.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.