İçeriğe geç

Fakir Misin? Mafya

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Fakir Misin? Mafya

Bölüm 2

2.Bölüm

İstanbul sabahları genelde sakin başlar. Ama Kerem Varga için o sabah… biraz travmatik başlamıştı.

Çünkü uyandığı ilk şey alarm sesi değil, telefona düşen bir bildirimdi:

“Siparişiniz hazırlanıyor: 3 adet ultra lüks klima.”

Kerem birkaç saniye tavana baktı.

Sonra tekrar telefona.

Sonra tekrar tavana.

“…Ben ne zaman klima sipariş ettim?”

Cevabı aslında çok belliydi.

Nova.

Kerem yüzünü kapattı.

“Bu kız beni soyacak…”

Ama asıl problem, bunu düşünürken hafifçe gülümsemesiydi.

Aynı saatlerde Nova, şehrin başka bir yerinde, kahvesini içerken tamamen farklı bir ruh halindeydi.

Sanki dün gece bir mafya lideriyle dalga geçmemiş, onun egosunu parçalamamış gibi rahattı.

Telefonuna baktı.

Kerem’den mesaj vardı:

“Bu akşam. 22:00. Gecikme.”

Nova cevap yazdı:

“Klimalar gelmeden gelmem.”

Mesaj gönderildi.

Cevap gelmedi.

Nova omuz silkti.

“Kabul etti.”

Akşam olduğunda, Kerem’in mekanı bu sefer gerçekten farklıydı.

Çünkü… klima çalışıyordu.

Hem de üç tane.

Ortamdaki adamlar hafif üşüyordu bile.

Bir tanesi diğerine fısıldadı:

“Abi dün sıcaktan ölüyorduk, bugün donuyoruz…”

Diğeri ciddi ciddi cevap verdi:

“Sus. Bu kız yüzünden.”

Kapı açıldı.

Nova içeri girdi.

Etrafına baktı.

Klimaların sesini duydu.

Sonra Kerem’e baktı.

Yüzünde hafif bir onay ifadesi oluştu.

“Güzel. Fakirlikten kurtulmuşsun.”

Kerem derin nefes aldı.

“Ben zaten fakir değildim.”

Nova yürüyerek yanına geldi, koltuğa oturdu, rahatça yayıldı.

“Evet evet. Bu klimalar da kesin doğuştan vardı.”

Adamlar başını çevirdi.

Gülmek istiyorlardı ama yaşamak daha önemliydi.

Kerem bu sefer direkt konuya girdi.

“Bir iş var.”

Nova elini kaldırdı.

“Eğer yine ‘tehlikeli, büyük, karmaşık’ diyeceksen… evet.”

Kerem kaşlarını çattı.

“Daha anlatmadım.”

“Gerek yok. Sıkıcı kısımları geçelim.”

Kerem istemsizce gülümsedi.

Bu kızla normal konuşmak imkansızdı.

Görev basitti ama aynı zamanda değildi.

Bir veri çalınacaktı.

Yüksek güvenlikli bir yerden.

Ama asıl problem güvenlik değildi.

Problem… birlikte çalışmalarıydı.

Yarım saat sonra, Kerem’in adamlarıyla birlikte araçtaydılar.

Ama ortam… tuhaftı.

Kimse konuşmuyordu.

Nova arka koltukta oturmuş, camdan dışarı bakıyordu.

Yanındaki adam hafifçe yana kaymıştı.

Biraz daha yana kaydı.

Biraz daha…

En sonunda kapıya yapıştı.

Nova başını çevirdi.

“Ben ısırmıyorum.”

Adam hemen cevap verdi:

“Ben emin olmak istedim.”

Araç durduğunda herkes indi.

Plan basitti: içeri gir, veriyi al, çık.

Ama Kerem’in adamları Nova’ya yaklaşmamaya kararlıydı.

Kerem sinirlendi.

“Dağılın, pozisyon alın.”

Kimse hareket etmedi.

Kerem tekrar etti.

Bu sefer biri yavaşça Nova’ya baktı.

Sonra Kerem’e:

“Abi… o önden girsin mi?”

Kerem gözlerini kapattı.

“…Evet.”

Nova omuz silkti.

“Zaten öyle yapacaktım.”

İçeri girdiğinde işler çok hızlı gelişti.

Alarm çalmadı.

Çünkü alarmı çalacak sistem… artık yoktu.

İki koruma vardı.

Artık yoklardı.

Bir kapı vardı.

Artık açıktı.

Nova için bu gerçekten sıradan bir yürüyüştü.

Ama Kerem için… değildi.

Onu izlerken, ilk defa gerçekten etkilenmişti.

Bu sadece güç değildi.

Bu… rahatlıktı.

Sanki her şeyi kontrol ediyordu.

Ama hiç umursamıyordu.

Veriyi aldıklarında her şey bitmişti.

En azından Nova için.

Ama çıkarken küçük bir sorun oldu.

Silahlı bir grup.

Kerem’in adamları durdu.

Gerçekten durdular.

Biri hafifçe dedi ki:

“Abi… geri mi dönsek?”

Nova başını eğdi.

“Ciddi misiniz?”

Sonra öne geçti.

Kerem onu durdurmaya çalıştı.

“Bekle—”

Ama Nova çoktan yürüyordu.

O an garip bir şey oldu.

Kerem… endişelendi.

Gerçekten.

İlk defa.

10 saniye sonra her şey bitti.

Adamlar yerdeydi.

Nova geri döndü.

“Bu muydu?”

Kerem ona baktı.

Bir şey söyleyecekti.

Ama söyleyemedi.

Araca geri bindiklerinde ortam daha da tuhaftı.

Çünkü bu sefer herkes Nova’ya biraz daha saygıyla bakıyordu.

Ve biraz daha korkuyla.

Ama asıl sahne, dönüşte oldu.

Araç kırmızı ışıkta durdu.

Sessizlik vardı.

Nova camdan dışarı bakıyordu.

Sonra bir anda konuştu:

“Kerem.”

Kerem döndü.

“Ne?”

Nova ciddi görünüyordu.

Gerçekten ciddi.

“Bir şey söyleyeceğim.”

Kerem dikkat kesildi.

Nova yavaşça ona döndü.

Göz göze geldiler.

Ortam bir anda değişti.

Kerem’in kalbi hızlandı.

“Evet?”

Nova birkaç saniye sustu.

Sonra dedi ki:

“Klimalar gerçekten iyiymiş.”

Sessizlik.

Kerem kafasını direksiyona vurmak istedi.

Ama yapmadı.

Sadece güldü.

İlk defa, gerçekten.

O an ikisi de fark etti.

Bu… sadece bir iş değildi artık

Araç hareket etti.

Ama aralarında kalan şey… yerinde kaldı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.