Ondan kalan son hatıram da gitmişti. Kolyem... Onunla sevgili olmadan önce almıştı bana. Bir gün bir kafede otururken...
*Anlatıcı*
-3 Yıl Önce-
-Beğenmedin mi kahveyi?
diye sordu Behlül sanki hangi cevabı alacağını bilmiyormuş gibi.
-Aslında sevmem zaten kahve ama seninki güzelmiş.
dedi Eylül.
-Offf romantik romantik davranma Eylül sanki bilmiyoruz odun olduğunu.
diye ekledi Ezgi.
-Ne alaka ki Ezgi ben öyle bi' insan mıyım ya?
-Sanki öyle gibisin biraz ama neyse.
dedi Behlül suçlarcasına Eylül'ü. Eeeee sonuçta Behlül ilk yakın ilişkisiydi Eylül'ün beceremiyordu daha böyle işleri.
-Ya siz çok malsınız ya bakın aşkımla bana.
Görkem ve Ezgi yaklaşık bir haftadır çıkıyorlardı daha henüz çok yakın bile değillerdi.
-İki çıkma teklifi ettin diye hemen aşkın olduk... Eeee Behlül sen ne zaman ediceksin
çıkma teklifini?
dedi Ezgi.
-Ben bir ay flört olmadan kabul etmem Behlül'ü yalnız o da biliyor zaten dimi Behlül?
-Tabi tabi biliyorum, kesinlikle bilmez miyim...
-Sen bugün bi garipsin sanki bana çıkma teklifi edicek gibisin Behlül?
-Ne alakası var ya?
-Yoksa sende Görkem gibi bana kolye mi aldın?
Behlül aklına bir fikir gelmiş gibi masadan kalktı ve Eylül'ün elinden tutup onu da kaldırdı. Ardından Ezgi ve Görkemi bırakıp uzaklaştılar.
-Nereye gidiyo bunlar ya?
dedi Ezgi Görkeme dönüp.
-Bi' bilsem...
Behlül Eylüle ne alacağını bilemediği için onun istediği bir şeyi almaya karar verdi ve Eylül'ü tutup en alt kattaki takıcıya götürdü. Orada ne istiyorsa, hangisini daha çok beğendiyse onu aldı ve Eylül'e uzattı. Ama daha çıkma teklifi etmemesi gerektiğini o da etrafındakiler de çok iyi biliyordu. Sonraki günlerde Behlül çıkma teklifini ettiği gün ikisinin küçük bir fotoğrafını bastırdılar ve Eylül her gün o fotoğrafı boynunda taşıdı.
*Eylül'ün anlatımıyla*
-Günümüz-
Saçlarımın hepsi gözümün önündeymiş gibi hissediyordum. Sanki peruk takmışım da saçlarım bir anda upuzun olmuştu. Yanımda bir ses duyuyordum ama kafamı çeviremiyordum canımı yakıyordu, ellerimi kullanamıyordum çünkü çok ağır hissettiriyorlardı.
-Hanımefendi, iyi misiniz?
Cevap veremiyordum. Kocaman bir el yüzümü tutup kendine çevirmeye çalışınca sesli bir şekilde ağlamaya başladım ama acıdan değil kolyemin kırılmasından ağlıyordum. İçimi parçalamıştı çünkü. Aynı kocaman el bu sefer saçlarımı önümden çekti yavaşça, başımı kaldıramadığımdan henüz kim olduğunu göremeden o sesi işittim...
-Eylül...