Yazar'dan
*****
Kışladan yola düştüğünde kalbi heycanla atıyordu, sonuçta evde bekleyen sevdiği kadın ve minik oğlu vardı. Hayatındaki en zor görev olabilir eskiden görevlerin erken bitmesinden homurdanan adam şimdi saniyeleri sayıyordu.
" Yarın akşam yemeğe gelsenize."
Selim'in söylemiyle kara gözlerini adama çevirdi. Düşünür gibi oldu Zeynep istermiydi istemezmiydi.
Selim Yaman'ın bu düşünceli halinden faydalanarak dalgasını geçiyor du.
" Tabi ilk gidip Zeynepten izin almalısın."
" Sanki sen almıyorsun da sen ilk evlendiğin zaman evden çıkmıyordun kadıncağız seni zar zor çıkarıyor du. "
Selim tek kaşını kaldırıp ciddiyetle cevapladı Selim karısına aşıktı ilk evlendiklerinde evden çıkmak istememesi doğal dı kim karısının koynundan çıkmak istesin ki.
" Senide görecegiz ."
Yol boyunca iki adamın ve timdekilerin şakaya karışık imalarıyla geçerken evin havası pekte hoş değildi.
Büyük bir kızgınlıkla kıyafetlerini çantaya yerleştiren Zeynep ara sıra akıttığı göz yaşlarını tek koluyla siliyordu.
Herkesten çok kendisine kızgındı, inanmıştı sevmişti üstüne çocuğunun babasıydı. Demek her şey yamacı almak içinmiş diyerek söyleniyordu.
Kapının arkasında olan Yaman'ın Zeynebi unutmak için nişanlandığı Esra dudaklarını yukarı kıvırdığında bu halden gayet memnundu.
Telefonunu eline alıp kayınvalidem olan yazıya tıklayarak aradı.
" Alo."
" İş tamam anne kadın kıyafetlerini topluyor bir kaç saate kalmaz gider."
" Güzel gidene dek peşinden ayrılma.'
Bir şey demeden telefonu kapattığında mutfağa geçti. Evden getirildiği yemeklerin tabaklara boşaltım masaya koydu. Kafasındaki sinsi planlarla birlikte yedi yemeğini.
......
Zeynep'ten.
Başımdaki ağrıya rakip kalbimin ağrısı var, yüzüme düşen yaşlarımı silip derin nefes aldım. Çok zoruma gidiyor du, kandırması .
Kıyafetlerimi çantalara yerleştirdim. Ama alıp gidemezdim. Telefonda almamıştım. of .. her şey üst üste geliyor. Şehri dışınada çıkamam dava vardı.
Tek gideceğim yer oteldi..
Odadan hiç çıkmadım. Düşündüm düşündükçe de kızgınlığım arttı kırgınlığım kat be kat .
Yamaç için üzülmemeliydim yoksa sütüm kesilirdi bebeğim aç kalırsa o zaman her şey dahada kötü olur du.
Yatakta masum masum oynayan oğlum elini ağzına götürüyordu sürekli ağzına baktığımda beyazlık gördüm. Diş çıkarıyordu ve araştırdığım kadarıyla bu zamanda bebekler çok huysuz olurlar .
Yatağa oturup kafamı ellerin arasına aldım. Düşünmek istemiyorum düşündükçe yoruluyor ağlıyorum oysa ki mutlu olacağımı sanmıştım. Güvene bileceğimi..
Ama artık bu evde yerim yoktu. Nasıl geldiysem öylede gidecektim.
Yavaşça bebeğimi küçük bir battaniye sardım , Bundan sonra ne olur bilmiyorum ama oğlumun aile ortamından uzak düşmemesi için Yamanla görüştürecektim. Herşeye rağmen onun babasıydı.
" Oğlum benim ." Siyah saçlarına dudaklarımı bastırdığımda kucağıma aldım. Yan tarafaki çantamı aldığımda kapının önüne geldim.. arkamı dönüp bakmak istemiyorum. O yüzden hızla odadan çıktım.
Bu evde kalmak istemiyorum o kadınında Yaman'ında yüzünü görmek istemiyorum. Evden çıkıp bina çıkışına yöneldim.
Hayatımın her anı kötü olmamalıydı. Sevdiğim adam böyle olmamalıydı.
Derince yutkunup merdivenleri bitirdim. Çıktığımda gözüme gelen güneş aniden kesildi. üzerimdeki gölgeye baktığımda sinirle doldum.
" Güzelim."
Gelmişti sesi kulaklarımı doldurduğunda barut kokusuyla burnumun direği sızladı , yalancıydı kendi çıkarlarını düşünen bir adam. Ama ... Ben onu seviyorum malesef ki onu çok özlemiştim. Gözlerimin dolmamasına dikkat ederek yeşillerimi karalarına çevirdim.
" Dışarımı çıkıyorsunuz."
Sesi heycanlı çıkmıştı üzerime eğilip kollarını bedenime sardı kemiklerim ezilircesine kollarını bedenime bastırıyordu. Benden bir hareket beklemediğini fark ettiğinde yeri çekildi. Yutkunma sesi kulağımı doldurduğunda gözleri üzerimde ve elimde tuttuğum çantaya geldi.
" Bu ne."
" Ne görüyorsun."
Yamacı çanta tuttuğum koluma aldım.Afallamış yüzüne bir tane geçirdim. Yüzü yan döndüğünde içim deki sinir geçmedi. Ama canı acıyor diyede içimden geçirmedim değil.
" Yalancı bir düzenbassın kandırdın beni seviyorsun sandım ama yalanmış."
Daha fazla durmak istemedim yanında yeşil harelerimle yanından geçip gidecekken yamacı tuttuğum kolumu tuttu.
Gözlerimi gözlerine deydirmedim. Canım çok yanıyordu.
" Seni canımdan çok seviyorum... Ama neden söyledin bunu ."
Sert sesiyle gözlerim bir iki saniyeliğine kapandı kolumu çekiştirip aldım elinden. Bilmiyormuş gibi yapması beni dahada çileden çıkarıyordu.
İçimde ne varsa söyledim.
" Sen daha iyi bilirsin yukarıdaki nişanlınla kandırdın beni yamacı görmek istesen zaten izin verirdim. Beni metres durumuna düşürdün . Yazıklar olsun sana.."
Yüzüne bile bakmadan dönüp gittim. Bir kere bile arkama bakmadım. Sımsıkı tuttuğum bebeğime baktım. Gözleri bendeydi.
Nereye gittigimi bilmiyorum aradanda zamah geçmişti , köşeyi dönünce çarptığım sert şeyle geriye sendeledim.
Kafamı kaldırdığımda onu gördüm sinriden kırpkırmızı olmuştu anlındakı damarlar ortaya çıkmıştı. Kolumdan tuttuğu gibi sürükledi. Ne kadar yavaş ol desemde arabaya bindirdi.
Şu an ikimiz de arabanın arka koltuğundaydık bir sinirle ona döndüğümde hayla sinirli olduğunu fark ettim.
Gözleri bir iki saniyeliğine yamaça kaydığında tekrar kara gözleri bana denk getirip konuştu.
" O kadının sözüne inanıp nasıl seni aldattığımı düşünebilirsin!."
Alev çıkaran gözlerine sinirle bakıp konuştum.
" Kadın dediğin kişi senin nişanlın! Evine kadar gelip sana yemek yapıyor asıl benim sana hesap sormam gerekir , beni nasıl kandır-"
" Seni kandırmadım evet nişanlıydım ama geçmişte kaldı bir sormadın ki neden ."
Geçmişte kaldı diyor bir de kadın gelip yemek yapıyor yüzüğünü gösteriyor.
Nasıl da iğrenç bir duruma düştüm.
" Bakma öyle sana ilk ve son kez söylüyorum. O kadınla nişanlandım neden biliyormusun."
Bıkkın bir nefes verim gözlerimi çektim ondan arkama yaslandım.
" Zeynep ben senin evli olduğunu görünce öldüm , yıkıldım. Günler geçti üzerinden artık kalbimde yerin olmamanı istediğimden nişanlandım , evli bir kadına böyle büyük derin duygular yanlış olduğundan , her şey senin gidişinden sonra oldu. Nişanlandım çünkü unutmak istedim, birlikte olduğumuz evi bile satılığa çıkardım. "
Söylediklerini dinledim , şaşkındım doğrumu yanlışmı bilmeden beni unutmak içinmiydi inanmak istiyorum ama söyledikleri kafamı karıştırıyor ve çıkamıyorum işin içinden.
Çenemde uzun parmaklarını hissedince huylandım. Kafamı kendine doğru döndüğünde gözlerim onu buldu.
" Bana inan..Sana ne gelip anlattıysa yüzümede söyleyecek . Ama o zamana kadar bilki bu kalp senin ilk günkü zamanda da şimdide.."
Usulca ayrılıp arabadan indi arka kapıyı kapatıp şoför koltuğuna geçtiğinde sanki bira rahatlamıştım..
Yamaçın az önce sesimizi yükselterek konuşmamızdan korkmuş, battaniyesini minik elleriyle sımsıkı tutuyordu.
Onu kendime bastırdığımda araba hareket etti. Nereye diye sormadım. Sormak istemedim.
Evin önüne araba durana kadar konuşamadık onun sinriden burnundan soluması dışında bir şey yok idi.
İnip kapımı açtı, yüzüne bakmadan indim. Arabada olan çantayı aldığında benden önde eve binaya girip bekledi. Yavaşça yukarı çıktık. Anahtarım kapının üzerindeydi almayı unuttuğum için kapıyı açıp girdi.
Birlikte salona geldik içimde rahatsızlık veren bir his vardı. Hiç bir şey duymak görmek istemiyorum.
Koltuğun üzerine oturup oğlumu uyutmaya çalıştım. Yaman ise salona gelmeden o kadının yanına gitti İçerden gelen seslere bir an bile bakmadım.
Az önceki kadın ağlayarak geldiğinde önümde durdu Yamanda arkasından söylenerek içeri girdi şu anda ne yaşadığımı bilmiyorum. Kafam allak bullak oldu. Doğru düşünemiyorum bile.
" Anlat şimdi!. "
Gözleri kıpkırmızı olan. Kadın sinirle gülüp yaşlarını sildi.. gözlerini gözlerime dikip söylendi.
" Senden sonra nişanlandık Yaman'ın gönlü yoktu , artık ne yaptıysan. Bir de çocuk yapmışsın."
" Esra!"
Yamana değen gözleri tekrar beni buldu.
" Aramızda bir şey olmadı hiç bir şey geçmedi, ama bu olmayacak anlamına gelmiyor sen gelmeseydin herşey daha güzel olacaktı."
Kimsenin sesi duyulmadan hızla çıktı salondan. Gittiğinde bir şeyler söyledi ama duymamıştım. Yaman ise öfke saçan gözlerini ondan alıp bana deydirtti.
Derin bir nefes alıp yanıma oturdu. Kamuflajlı hâli yorgundu.
İçim rahatladı bı an şimdi ne olacak bilmiyorum ama yorulduğumu çok iyi biliyorum.
" Ee şimdi ne yapacağız."
Rahat tavrı şaşırmama neden olsada belli etmedim onun gibi rahat oldum. her şey akışında değil mi.
" Gidip o yemekleri ortadan kaldırmalısın değil mi. " İneğiliyici konuşmamla bakışlarının bana döndüğünü hissettim üzerime eğilirken barut kokusunu dahada hissettim.
" Artık hiç bir sır yok aramızda."
" Bilemem senin başka bir şeylerin ortaya saçılırsa sinirlenme."
Ciddi bir şekilde konuştum, bir şeyler saklıyorsa bunu şimdi söylemesi gerekiyor.
" O nedemek Zeynebim."
Derin bir nefes alıp hızla atan kalbimi sakinleştirmeye çalıştım. Yüzümü ona döndüğümde nefesi yüzüme rüzgar esintisi yapıyordu.
" Sakladığın söylemediğin her hangi bir şey varsa söyle sonradan ortaya çıkmasın."
Hızla geri çekildiğinde yüzümde eksiklik hissetim.
" Senden saklamadım bu konu benim için önemsizdi, hatırlamadım. Senle olduğum zaman aklım yerinde değil ki ."
Sondaki cümlesini küçük çocuklar gibi utanarak söylemesi çok tatlıydı. Şu an üstüne atlayıp ona sarılmak özlemimi gidermek istesemde yapmadım.
" Ama başkaları için öyle değil, o kadın gelip Yaman sırf Yamacın velayetini almak için Suriyelere geldi diyince üstüne benim oğluma kendisini cici anne diye tanıştırdı sen olsan ne düşünürdün merak ediyorum."
Hızla söylediklerimi sessizce dinlerken öfkelendiğini fark edebiliyordum ve bir şey daha fark ettim ki Yaman öfkelendiği zaman korkutucu birisi oluyordu.
" Özür dilerim evin anahtarını değiştirmeliydim eğer aklında benim sana olan sevgimi azaltacak bir şey varsa söyle." Diyerek boynumdaki kolyeyi çıkardı.
Ama ilk söylediği cümleye takılı kaldım kaşlarımı çatıp yutkunduğumda dudaklarımı araladım.
" Evin anahtarı ondadamı var ."
" yedeğini almış ama gerçekten onu eve sokmadım girdiğinden haberim olmazdı."
O kadar rahat davranmaları falan vay be. Ama artık bu olayın üstünü kapatmalıydık. Ona inanıyorum ilk başta beni kandırdığı düşünsemde öyle değilmiş içim çok rahatlamıştı gözlerim yamaça kaydığında uyukluyordu. Ah benim oğlum en gürültülü yerde uyumayı ne çok sever.
Bir şey demeden kalktım. Yatak odasına giderken onun sesini duydum.
" Gidecekmisin?."
Sesi yaramazlık yapan ama sonra pişman olan küçük çocuklar gibi çıkmıştı dudaklarım kıvrıldı ama sırtım dönük olduğunu için görmemişti. Odaya geldiğimde onunda geldiğini hissettim.
" Yamaça duş aldırmam gerek."
Bu söylediğime oğlumun gözleri kocaman olduğunda gülmemek için tuttum kendimi.
Hmladığında yanıma geldi yamacı yatağa bırakıp ceketimi çıkardım yanmıştım resmen. Kollarımdan çıkaracakken Yaman'ın ellerini ellerimin üzerinde hissettim. Benim yerime o çıkardığında kollarını belime sardı.
Göbeğimin açık olduğu kısma elini deydirdiğinde sesi kulaklarımı doldurdu.
" Sen böylemi çıktın."
"Ne.."
Böyle bir şey beklemiyordum alt tarafı beş parmaklık açıklık. Ki bunu kıskançlık yapacak bir durumu yoktu.
" Bende görevden yeni geldim benide mi duşa soksan diyecektim dilim sürtçtü."
Dediğine gülerken dahada yakınlaşıp dudak kenarıma dudaklarını bastırdı.
Elleri bedenimde gezinirken küçük oğlum çoktan uykuya dalmıştı.
"Düşünmeliyim."
İhtiraslı çıkardığım sesime karşılık yutkunma sesi aldığımda bedenimi kendine çevirdi. Ellerimi kamuflajın üzerine koyduğumda . Sesini duydum.
" Ben oğlumuzu beşiğine koyana dek suyu ayarla güzelim."
Anlıma dudaklarını deydirdiğinde gülümsedim. Yamaça doğru ilerleyip yavaşça kucağına alıp kokladı.
Bende yavaşça banyoya doğru yürüdüm. Kıyafetlerimi çıkarmadım. Suyu ayarlayıp onu beklerken kalbim yerinden çıkacak kadar hızlı atıyordu.
Onu görmek bile beni yakarken dokunmak öldürüldü.