Minik sırtı okşarken yarı açık gözlerimle gözlerine baktım. Minik oğlum diş çıkardığı için huysuzlanıyor.
Kasıklarımdaki sızı hayla geçmiş değil. Dün gece aklıma geldikçe içimi heycan kaplıyordu. Ama dün geceden yatağın eğri olması sinirimi bozmuştu belim ağrımıştı.
" Hastaneye götürelim mi?"
Arkamdan bana sarılan adamın sesi kulaklarımı doldurduğunda gülümsedim.
" Gerek yok minik oğlumuzun dişleri çıkıyor sadece o yüzden huysuzluğu."
Küçük vücudundan tutup göğsüme yasladım. Şakaklarıma deyen dudaklarıyla ona doğru döndüm.
" Gidip dişleri için diş kaşıyıcı almalısın bu onu rahatlatacak."
Gözleri yüzümü İncelerken ellini yamacın saçlarına atıp karıştırdı. Yanağına öpücük bıraktığında kucağına aldı.
" Annen dün akşam çok yorulmuş oğlum birlikte ona kahvaltı hazırlayalım sonrada minik dişlerine çare bulalım." Dediğinde omzuna vurdum.
" O nasıl laf Yaman ."
" Bir şey demedim. "
Erkeksi kahkahasını atıp yataktan kalktı. Üstümdeki örtüyü bir an çekince hızla tuttum.
" Refleksin zamanımıydı." Güldüğünde bana ve yatağa bakıyor du. Kaşlarımı çatıp yerimde doğruldum " Ne oldu ."
Yan tarafıma geldiğinde yüzündeki ifadeye takıldım. Eğilip yerden aldığım cropu üstüme geçirdiğimde ayağa kalktım.
" Dün akşamki sevişmemizin eseri güzelim." Yatağa baktığımda eğriydi kırılmıştı bu utanç verici bir şeydi yanaklarım kızarırken sinirle ona döndüm. " Hepsi senin yüzünden oldu."
" Benim mi dün pek öyle demiyordunuz Yaman yaman diye inlemeleriniz kulaklarımda ."
Elini belime attığında parmakları dün akşam zorla giydiğim iç çamaşırındaydı. Dedikleri beni yerin dibine sokarken afallayan yüzümle baktım ona .
" Neyse yeni yatak alırız dimi paşam."
Söylenerek mutfağa doğru ilerledi. Arkasından gülerken yorgun vücudumu , kısa bir duşa soktum üzerime şort ve crop geçirdim.
Saçlarıma bandaj geçirirken mutfaktan gelen seslerle doğru ilerledim.
Masadaki kahvaltılıklara elini batıran minik oğlum ve kızgın tavaya yağ koyan sevgilim. Vay be ona sevgili demeyi özlemişim her ne kadar iki günlük bit birlikteliğimiz olsada bir ömre bedeldi.
" Ne yapıyorsunuz."
İki kara gözler beni bulunca dudaklarım kıvrıldı. Yamaç diş ağrısını unutmuş kendi kendine bir şeyler söyleyip reçele ellerini sokarken. Yaman çay koymaya başladı.
" Kahvaltı hazırlıyorum yani çalışıyorum çünkü bu küçük şey izin vermiyor."
Oğluma yaklaşık sandaliyesinden aldım suyun altına minik ellerini sokup yıkadım yüzünüde yıkadığımda belime dolanan ellerle omzuma dudaklarını bastırdı.
" Cennet bahçem benim."
Yüzümü ona dönüp dudaklarımı yanaklarına bastırdım .
Geri çekilip yaptığı yumurtayı masaya koyarken bizde yerimize geçtik.
" Diyorum ki sende istersen babamları görmeye gidelim."
Tereddüt eder gibiydi ses tonu . Onun ailesiyle tanışmak garip gelecek ama oğlumun dedesiyle tanışmasını istiyorum her ne kadar babam hayatta olmasa da Yaman'ın babası oğlumu sevebilirdi.
" Olur."
Dediğimde parmaklarımın üzerine dudaklarını bastırdı gülümserken kahvaltımızı yaptık. Yaman dün akşam ile ilgili konuşmaya başladığında ayağa kalktım.
" Yamaca duş aldıracağım."
Ayağa kalkıp elini kalçama koyduğunda okşadı.
" buraları toplayıp geliyorum yavrum."
Odaya geçtiğimda ilk oğlumun karnını doyurdum. Üstünü soyduğumda çıkmış minik göbeğine dudaklarımı bastırdım. Burnumu karnına koyup ileri geri hareket ettirdiğimde kahkaha atıyordu. Minik elinden tutup ayağa kaldırdım. Minicikti. Boyuna bak .
" Seni yerim yerim."
Öpe öpe banyoya ilerledik suyu açıp bebeğimi küvete koydum . Her ne kadar çığlık atıp çırpınsada duş almıştı. Havluya sarıp çıktık banyodan. Odaya baktığımda yaman gelmiş üstünü değiştiriyordu.
" Mis kokulum yerim seni."
Kucağımdan oğlumuzu aldığında yanaklarını ısırıyordu. Dolaba yönelip kıyafetlerini çıkarıp yaman verdim giydirmesi için.
" Senide giydirme mi istermisin." Söylediğine kaşlarımı kaldırdığımda önüne döndü.
Bende dolabın önüne gelip gözlerimi arattım en son kırmızı gömlek ve kırmızı bir etek bulduğumda gülümseyip aldım.

Banyoya ilerlediğimde hazırlandım saçlarımı açık bırakıp parfüm sıktım aynadan baktığımda kendimi beğenmiştim. Odaya geçtiğimde gördüğüm manzara kadar güzeldiki saatlerce seyir edebilirim. Oğlumun saçları taranmış uslu uslu poz verirken sevdiğim adam oğlumun babası ise bu anı bir kare ile taçlandırıyordu.

" çok tatlı." Sesizliği bozup minik oğlumun yanına ilerledim yanaklarına ıslak öpücüklerimi bırakırken. Geri çekildip yakışıklı sevgilime döndüm. Bu kadar karizmatik olması beni bitiriyor idi.
" Zeynep erken yaşta ölmemi sağlayacaksın."
Dediğine kaşlarımı çatıp yanına ilerledim giydiği siyah gömlekgin ilk üç düğmesi açıktı onları kapatırken konuştum.
" O demek tövbe de ."
Parmak uçlarıma kalkıp kollarımı boynuna sardım.
" Gerçekten öldüreceksin ama çok güzel olmuşsun güzelim fazlasıyla istersen onları çağıralım buraya seni insanların içerisine sokmayayım ."
Kollarımı boynundan çektiğimde belimdeki baskıyla bedenlerimiz birleşti. Burnunu boynuma sokup kokumu içine çektiğinde dualarımı araladım.
" o kadar hazırlandım sevgilim."
Kendini bana daha çok bastırdığımda erekte olmuş aletini hissettim. Hoşuma giderken bende onun kokusunu soludum.
" Çok güzel olmuşsun cennet bahçem. Seni seviyorum ."
" Bende seni çok seviyorum." Dediğimde anlını anlıma denk getirip dudaklarını dudaklarıma bastırdı.
Alt dudağımı emdiğinde üst dudaklarına dişlerimi geçirdim inlediğinde sırtım yatakla buluştu eli eteğimin altından kalçamı bulup sıktığında bu sefer ben inledim.
Bizi bozan şey bebeğimin çığlıklarıydı.
" İznin yok dimi anneyi sevmemde."
Ve tekrar bir çığlık. Yaman üzerinden kalktığında yam tarafa oturudu bir eli hayla bacak aramdaydı.
.........
" ısırırım elini."
Güldüğümde oğlumuzla oynayan sevgilime baktım yamacın küçük elini ağzının içerisine alıp oynadığında minik oğlum kahkahalarla eşlik ediyordu.
Esintiyle uçuşan saçlarımı geriye attığımda yola baktım. Birlikte sevgili kayınvalidem ve kayınbabamın yanına gidiyorduk. İçimde heyecan vardı ama daha çok korkuyordum.
Araba bir sahil kenarında durunca şaşırdım annesi ve babası buralardamı oturuyorlar bana bir konakta kaldıklarını söylemişti.
" Neden durduk."
Bedenimi ona çevirdiğimde kemerini açtı kucağımdaki oğlumuzu alınca bana döndü.
" Seninle konuşmam gereken önemli bir konu var."
Ciddi ses tonu beni korkuturken. Arabadan indik. Bana hiç bakmadan geçip maviliğin önündeki banka oturdu.
Ne olduğunu anlamadım ama bende yanına geçip oturdum.
" Bir şey mi oldu."
" Olacak daha olmadı."
" Korkmalımıyım.'
Yüzünde mimik oynanmazken yüzünü bana döndürdü. Ayağa kalkıp yamacı banka yatırdı.
Kafam karıştı kalbim hızla atarken bende ayağa kalktım.
" Bir şey söylemiyecekmisin."
İç çekip sahile baktı.
" Sana söyleyeceğim önemli bir şey var ."
Kaşlarımı çatıp bekledim onu.
" Seni uzaktan ilk defa gördüğümde hayatımın bu kadar değişeceğini bilmiyordum. Yabancı diye baktığım insan şimdi en güzel anı. Lafı uzatmayacağım çünkü heycandan kalbim durabilir."
Tüm uvuzlarım çekilmiş bir şekilde bakıyordum ona şaşkınlık bedenimi sararken kalbimin heycanla hızla atmaya devam ediyor. Derin yutkunuşumdan sonra önümde diz çöktüğünde o sözleri duydum.
" Benimle evlenir misin.?"
Ellerimi ayaklarımı titrerken ondan daha fazla heycanlı olduğumu biliyorum. Gözlerini gözlerimden ayırmazken yavaşca başımı salladım.
" Evet evlenirim."
Ona yakışan gülümsemesi yüzünde belirirken cebinden çıkardığı kutuyu açtı.
' Kutuyu çıkarmayı unutmuşum." Dediğinde kırkırdadım hiç farketmemiştim.
Alyans ve yanındaki yüzüğü titrek parmakalrıma taktığında dudaklarını bastırdı.
Ayağa kalktığında hemen boynuna atladım. Ben bu adama ömrümü verirdim. Yüzümü ciddi tutamazken bir taraftan kızdım ona.
" Başka bir şey oldu sandım öyle ciddi ciddi konuşunca."
Kolları belimi sararken burnunu boynuma götürüp kokumu içine çekti.
" yüzündeki ifade herşeye bedel Güzel karım."
Son kelimesiyle kalbimde bir şeyler oldu . Mutluluktan uçabiliridim eğer kanatlarım olsaydı.
Gözlerim dolduğunda kendi has kokusu içime çekerken boynuna dudaklarımı bastırdım. Geri çekildiğinimizde bedenlerimiz hayla birbiriyleydi.
Anlını anlıma yasladığında fısıldadı.
" Ah benim yüreğimin çiçeği , ah benim güzel gözlerine sevdalandığım. İncİ tanelerini akıtma ölürüm."
Sözleri kalbime ilmek ilmek işlerken mutluluktan ağladım.
" Seni çok seviyorum."
" Seni senden bile daha çok seviyorum karım."
Dudaklarımı dudaklarına bastırdım alt dudağımda dilini gezdirince üst dudağını emdim. Dilim dilini bulunca inledim. gözlerim kapanırken ellerim sakallarına gelince okşadım belimdeki hareketlenmeyle. Oğlumuzun sesi bir oldu.
Geri çekildiğinimizde belimden tuttuğu gibi kucağına alıp banka oturdu. Nefesimi düzene sokmaya çalışırken. Onu keyifli sesini duydum.
" paşam gel buraya." Kolları arasına alıp dizlerimin üzerine koyunca ıslak öpücüklerini yanaklarına koydu.
" Şimdi ise ikinci önemli bir işi yapmaya gidiyoruz ailecek."
Gerçek bir aile olmuştuk kimsenin yıkamayacağı bir aile , Mutlu huzurlu .
" Ne işi."
Eli belimi okşarken saçlarımla oynuyordu bir taraftan da. İtiraf etmeliyimki saçlarımla oynanışına bayılıyorum.
" Benim güzeller güzeli bir karım ve yakışıklı tatlı birazda huysuz bir oğlum var. Güçlü olduğumu tüm herkes görmeli."
Tebessüm ederken uzanıp dudaklarına dudaklarımı bastırdım geri çekildiğimde belimdeki baskıyla aşkla ona baktım. Tıpkı onun bana her saniye baktığı gibi.
" Birazdaha tanıdı alsaydım."
Elimle saçlarını karıştırıp sakallı yanaklarına ıslak öpücüklerimi bırakırken konuştum.
" Akşama ."
Yüzünde gülümsemesi yayılırken. Kucağından inmek için hareketlendim tam o sırada eliyle alttan kadınlığımı yaptığı baskıyka kala kaldım .
" Yaman ."
Elini geri çektiğinde ayağa kalktım bizi izleyen minik oğlumu alıp boynumu öptüm.
" Hadi arabaya gidelimde yamacı doyurayım."
Yanıma gelip elini kalçama koyduğunda ilerledik. Arabaya bindiğimizde eve gitmeyeceğimizi biliyordum nereye gideceğimizide merak ediyordum. Gözlerim yüzüğümü bulduğunda tekrar gülümsedim. Çok güzel di. Ama alyansın yanındaki yüzüğü ilk kez görüyordum.
" O yüzük senin için güzelim." Dediğinde ona döndüm ne demek benim için.
" Sidelya , Cennette açan yıldız çiçeği demekmiş. Cennet bahçem."
Gözlerine parıltıyla baktım. Bu adam çok güzel yürekliydi. Onunla olduğuma binlerce şükür ediyorum.
Yüzünü incelerken Keskin yüz hatları yakışıklı yüzü kokusu,sesi , bakışlarıyla bambaşkaydı.
Ve şunu ders çıkardım kendime bu adamı asla kaybetmemeliyim ..
*******
İri uzun parmaklarını ince parmaklarım arasında geçirdiğinde derin nefes aldım.
Kolları arasına alan oğlumuzun elinine küçük bir buse kondurdu.
" Sakın yanımdan ayrılma ve ne duyarsan duy aldırma olurmu ömrüm."
Yol boyunca bunu konuştuk ne duyarsam duyayım aldırmayacaktım.
Kafamı salladığımda kapıyı çaldı rahat ve sakin tavrı beni biraz olsa sakinleştiriyirdu.
Kapıyı yirmili yaşlarda bir kız açınca gözleri ilk beni oğlumuzu en sonda ise Yamanı bulmuştu yüzünde şaşkınlık varken yaman konuştu.
" Kapıyı açacakmısın ." Sert çıkan sesineyle irkilen kız kapıyı sonuna kadar açtı. İçeri girdiğimizde büyük avlu karşıladı bizi. Çaprazımızda olan uzun masadaki insanlar bize dönünce şaşkınlık nidaları yankılanıyordu.
Ama aralarında tanıdık bir yüz gördüm. O kadını tırnaklarımı Yaman'ın eline bastırdığımda elimi dahada sıkı tuttu.
" Bir hoşgeldin yok mu Ulubey ailesi."
Sesi tüm avluda yankılandı minik oğlum şaşkınlıkla bana bakarken kollarını babasının boynuna doladı.
" Hoşgeldin oğul."
Yaman'ın babası olduğunu düşündüğüm adam ayağa kalkıp yanımıza geldi. Demek Yaman'ın kara gözleri babasından alıyordu oğlum gibi.
" Hoşbulduk baba."
Ve evet oymuş elini uzattığında ikimizde öptük , babasının gözleri beni bulunca sesini duydum.
" Demek Yaman'ın Zeynep diye ölüp bittiği kadın sensin. Hoşgeldin"
" Hoşbuldum."
Dediğimde müstakbel kayınbabam torununa yöneldi.
" Dedesinin paşası gelmiş." Kucağına aldığında bir kadın geldi yanımıza.
" Gül gibi gelinimizi bırakıp bunumu kendine eş seçtin."
Sanırım bu kayınvalidemdi galiba her gelin ve kayınvalidenin arası yoktu.
Yamana baktığımda boş olan eliyle beni gösterip konuştu.
" Çok güzel değil mi anne ."
Yanaklarıma hücum eden kırmızılıklarla karşımdaki kadın beni baştan aşağıya süzdü.
" Güzel olsa ne yarar evli bir kadın nişanlı bir adamın koynuna girmiş."
Bundan bahsediyordu sevgili kocam. Kalbim kırılmıştı ama belli etmedim sonuçta yaman her şeyi biliyor idi.
" Annecim isteğini söyle , herkes herşey biliyor. Buarayada müstakbel gelininizi sizle tanıştırmaya geldim. Yakında düğünümüz var."
Ortaya bombayı koyduğunda masada olanlarda gelmişti. O kadın ise sinirden kırp kırmızı olmuştu hoşuma da gitti.
" Hayırlı olsun kardeşim." Uzaktan kutlayan adam Yamanda büyüktü sanırım abisiydi çocukluk fotoğraflarında görmüştüm. Ve yanında ki de eşiydi. Adı ise Nur 'du yanlış hatırlamıyorsam.
" Bizde düğün olsada halay çeksek diyorduk tam üstüne bastın abicim." Söylene söylene yanımıza gelen genç kardeşi ilk sevgili kocamla tokalaştıktan sonra elini sıkmam için elini uzattığında bizde kısa bir tanışma falsından sonra yamaçı kucağına alarak yanıma geldi.
" Bu yakışıklı beyefendinin güzel annesine bakın."
" Aras."
Yaman'ın tehtitkâr sesinden sonra ciddileşen Aras ve onun kucağındaykı oğlum koldan kola dolaşıyor du.
Elimi bıraktığında avucumdaki sıcaklık kaybolmuştu . Kulağıma yaklaşıp fısıldadığında annesinin gözleri üzerimizdeydi.
" Esra'nın burada olduğunu bilmiyordum güzelim."
Elini belime koyduğunda sorun olmadığını belirten bakışlarımı yolladığımda şakaklarıma dudaklarını bastırdı.
" Bu gece buradasınız değil mi?."
Kayınbabamın sorduğu soruya birbirimize baktık benim için bir sorun yok ama karar Yaman'ındı.
" Kalalım mı?."
"Olur."
Dediğimde yaman tekrar elimden tutup masaya doğru yürüdü bende arkasından geldiğimizde. Oturduk.
" E o zaman yemek yiyelim." Bize kapıyı açan kız servislere başladığında kayınbabam kayınvalidem ile konuşuyordu. Az sonra bizim yanımıza gelip masaya oturduğunda gözlerim oğlumu aradı.
Sevgili Aras amcasının yanında kahkahalara boğulurken. Masadaki herkes onlara bakıyordu.
Gözleri beni bulunca bükülen dudağıyla minik kollarını uzattı.
" Ana kuzusu mu bu ." Aras dolanıp oğlumu bana verdiğinde . Aldım taranmış saçları dağılmıştı yanakları kırp kırmızı olmuştu.
" yemeğimizi yedikten sonra odaya çıkalım sözün vardı."
İnanmaz gözlerle ona bakarken göz kırmıştı gülümserken masanın altından elini bacağıma koydu. Okşarken bende oğlumuzla ilgilendim. Hafif atıştırmalık bir şeyler yediğimde yamanın zoruyla tatlımıda yemiştim.
Çay içtiğimizde gözlerim Esra yı bulduğunda nefretle bakıyordu. Elimdeki bardağı bırakıp minik oğluma baktım uykuya dalıyordu geldiğimizden beri koldan kola dolaşyor hem ağlayıp hem gülüyor du. Ama uyumadan önce karnını doyurmam gerekiyor.
" Yamacın uykusu geldi emizdirmemde gerek."
Kulağına fısıldadığımda elimden tutup kaldırdı.
" Biz odamıza geçelim baba .: "
" Odanızamı bu kadınla aynı odada kalamazsın ."
Kayınvalidem solmaz hanımın söyledikleriyle Mehmet bey araya girdi. " Solmaz neler dersin." Dediğinde yamanın sesinide duydum
" Oğlumun annesiyle aynı odada kalmanın bir sakıncası yok anne ama çok istiyorsan gel aramızda yat."
Söyledimlerine afallarken etraftan kıkırtılar duyuldu. Elimi daha sıkı tutup yönlendirdi. Üst kata çıktığımızda bir odaya girmiştik.
" Güzel karıma bu gece doymak istiyorum."
Bu adam gerçektende muhteşemdi. Gülerken gömleğimi açıp minik oğlumu emizdirdim yatağın üzerine oturunca Ona baktım gömleğini çıkarıp arkasındaki koltuğa attı . Kaslı iri vucuduyla yanıma geldiğinde yutkundum. Gözlerimi ondan alıp odada gezdirdim.
Klasik dizayn edilmiş odada çerçevelerin içindeki çocukluk fotografı dikkatimi çekti.
" Burasį benim genç ken kullandığım odaydı." Yanıma gelmesiyle etrafımı kokusu sardı içime çektiğim sırada sözleriyle gülümsedim.
" Hayla gençsin."
inanmaz gözlerle baktığında geri çekilip sırtımı yatak başlığına yasladım.
" Beni genç bulman hoşuma gitti ama başka ilgi çekici yanlarımıda dudaklarından dökülsün istiyorum."
Uzun parmaklarını bacaklarımda dolaştırırken kanım kaynadı. ilgi çekici yanı mı bu adamın her yanı ilgi çekiciydi. uyuyan bebeğimi yan tarafa yatırıp üzerini örttüm. Bu gece her ne kadar yabancı evde olsamda ona teslim olmak istedim.
" Yakışıklı ve çok karizmatiksin sevgilim." Gülümseyip parmaklarını bacak arama götürdü hmlarken artık üzerime çıkmıştı.
" öpsem ileri gidermiyiz." Dediğinde agız dolusu güldüm kafamı olumlu anlamda salladığımda kafasını açık olan göğüslerim arasına bastırdı.
Nefesini üflediğinde titredim kalbim her zamanki gibi doruktayken. Gömleğimi hızla çıkardı. Gözleri gözlerimi bulduğunda korkmadım değil . Tutku aşk ve vahşileşen bakışlarını çıplak göğüslerim arasında gezdirdi
" Dün gece yemeğim yarıda kaldı sanki tam emin olamadım."
Dudaklarını göğsüme bastırıp hırladı. inlememek için alt dudağimı ısırırken her saniye dahada beni kendimden geçiriyordu. Sol göğsümü çekince sütümün aktığını hissettim.
Durmasını beklerken o dahada çekip içiyordu . Şaşkınlığım üzerimdeyken göğsümün hepsini ağzına almaya çalışıyor idi. Saçlarındam tutup kendime daha çok bastırdım inlediğimde onun hırıltısı beni bastırıyordu.
"Yaman!"
Erekte olmuş aleti beni zorlarken kasıklarımı kaldırıp onunkiyle birleştirdim. Her göğsümü ağzının içine aldığında sırtım yatak başlığına çarpıyordu.
Üstümden kalktığında pantolun kemerini açtı. Eteğimi tek eliyle yataktan aşşağıya attığında boxerinide çıkardı.
Üzerime eğilip dudaklarını dudaklarıma bastırdı. Dudakları çenemden kulağıma yol alınca fısıldadı.
" Hayattaki en büyük zaâfımsın Zeynebim."

