Zeynep'ten
Bebek çantasına kıyafet ve ihtiyaçlarımızı koyduğumda doğruldum . Kalın minik kıyafetler alıp küçüğümün yanına gidip giydirdim üstünü.
Sarpın dün dediklerinin üzerine hazırlanıyordum gerçekten ne zaman bitecek bu ızdırap bilmiyorum.
Dün akşam Tamerle haber verme fırsatım olmadı kalkar kalkmaz aradığım dada açmamış tı .
Ama aklımda da bir şey vardı, sonucu nasıl olur bilemem fakat yapmak bizim için en iyisi olacak.
Türkiye'den ayrılıcağız sonumuz olur bu belki asla Tamere ulaşamam belki bir daha bebeğim babasını göremeyecek , bunları düşündükçe deliriyordum artık.
Son çare Yaman dı artık her şeyi bilmeye hakkı vardı. Artık Sarpa boyun eğmek istemiyorum heleki dün söylediklerinin üzerineydi bu kararım .
Yamana gideceğimizi haber verecektim ama korkuyordum , ya herşey dahada kötü olursa.
Ne olursa olsun yamaç babasıyla büyüsün çünkü artık yakın zamansa annesi diye bir şey kalamayacak.
Sarp şerefsizin söylediğine göre ikindi vakti yola çıkacağız akşama da Türkiye sınırlarında olurmuşuz ..
Bunları düşündükçe içimdeki sıkıntı büyüyor du resmen , daha bıçak yaram bile doğru düzgün iyileşmemişti .
Ani kalkmalarda fazlaca ağrıya sebep olurken yolda ne yapacağım bilmiyordum..
Yamacın üstünü giydirip burnumu minik boynuna sıkıştırdım çok güzel kokuyordu cennet gibi yanağını sıkıca öpüp kulağına fısıldadı.
" Herşey sesnin için bebeğim....bu son çaremiz.."
Babası gibi olan kara gözleri gözlerimi bulunca yutkundum.
" Aynı onun gibisin oğlum benim "
Kucağıma alıp kapıya doğru yöneldim çıkıp etrafa baktığımda kimse görünmüyor du içeri girip kapıyı kitledim yatağa doğru yürüyüp bazayı kaldırdım telefonu alttan çıkarıp derin nefes aldım pencere yanındaki koltuğa oturduğum da küçük oğlumu sıkıca tutup Yaman'ın numarası tuşladım..
0538***** aranıyor....
Derin nefesler alıp veriyor dum , heycanlanmıştım hemde çok kalbim yerinden çıkacakmış gibi hem heyecan hem korkuyu aynı anda hissediyordum..
Çalıyor...
" Alo"
Sert sesi hem yorgun hemde garip çıkmıştı.
Kalbimin sesini kulaklarım da duyuyordum. Derince yutkunup araladım dudaklarımı .
" YYaman"
Nefes alışlarım sıkılanmış ateş basmıştı onu düşünmek bile beni heyecandan öldürücekken konuşmak apayrıydı ne kadar geçti bilmiyorum ama sesli yutkunma ve fısıldama duymuştum.
" Zeynep"
Kısık sesle söylediğini zor duymuştum .
Derin nefes alıp cesaretimi topladım ya şimdi yada hiç bir zaman. Vazgeçmemeliydim . Benim için oğlum için bizim için.
" Yaman yardımına ihtiyaçım var , sarp bizi akşama doğru Türkiye sınırlarına götürecek sana ihtiyacım var ."
Gözlerimi kapatarak söylemiştim benim için kolay değil di. Karmaşıktım şu an onu kırdım istemediğimi söyledim şimdide gelip sana ihtiyacım var diyorum, ne kadar doğru bilmiyorum ama şu an herşeyden çok ona ihtiyacım var ..
Kısa bir sessizliğin ardından onun sesini duydum az önce ki gibi sert değildi .
" Seni alacağım ordan merak etme sakın ve aldığımda bir daha aska bırakmayacağım"
Sesini duydukça içim içime sığmıyorşu ona güveniyordum beni alacaktı ama son kez söylemek istediğim bir şey vardı..belki bir daha söyleyemem diye korkuyorum hayat sonuçta kimin kurtulup kimin toprak altında olacağı belli değildi özelliklede benim için ..
" Se...senin bir oğlu var.
Tuttuğum nefesi verip dolan gözlerimi kapadım.
Bunu bu şekilde duymayı hak etmiyordu ama bilmeye hakkı vardı..bir kaç sonra sesini duymuştum ama kötü bir şey olmuştu.
" Zeynep aç şu kapıyı!." İrkilirken Ekim ayağım birbirine dolaşmıştı elimden kayıp düşen telefon ile oğlumu yatağın üzerine yerleştirip delicesine yeşillerimi kırpıştırdım.. hızlıca geçip kapıyı açtığımda kalbim ağrımıştı..
" S..Sarp." dediğimde dünyasından korkmuştum..
" Bu kapı neden kitli ne iş çeviriyorsun.."
Anlamamıştı değil mi yada anlamıştı bilmiyorum..derin bir nefes alıp dudaklarımı aralarken karnıma ağrının girdiğini hissediyordum..
" Bir şey yapmıyorum.." inanmaz gözler ile bakarken inanadırmaya çalıştım kendimi.
" Yemin ederim bir şey yapmıyorum.." titrek çıkan sesimle inandığını düşünüyordum..
" Neyse zaten karım istesede bir şey yapamaz öyle değil mi hadi gel aşağıya son hazırlıkları kontrol edelim." Dediğinde kafamı olumlu anlamda salladım.. yatağın üzerindeki oğlumu alırken yeşillerim odada gezindi telefonu nereye düşürmüştüm ...
" Hadi gel." Ona dönüp ilerlediğimde odanın kapısını kapatıp peşine takıldım..
" Bu arada hizmetli kadın gelmeyecek ona göre." Yüzündeki sırıtışa şaşırırken korktuğumu saklayamazdım.. içime yerleşen kötü hissin hakkı çıkmasını istemiyorum hemde hiç.. Mutfak kapısının önüne geldiğimizde durmuştu..benim geçmemi sağlarken kapıyı yavaşça araladım...aralamamlada göz bebeklerimin büyüdüğünü hissediyordum.. boğazımdan firar eden çığlık ile gözlerimi kapadım..
Gözlerimin gördüğü gerçekmiydi bilmiyorum yada o muydu bilmiyorum ama korkunhn iliklerimde olduğunu biliyordum.. geri gidip merdiven basamaklarına çöktüğümde bağırmamdan Yamaçta etkilenmişti ..
Neydi o .. gözlerimden akan yaş nefesimi kesiyordu göğsüme ağrıyordu..ben..ben dayanamıyorum olanlara..
" Ortadan kalkması iyi bizim için çok fazla şey biliyor öyle değil mi hem senin içinde iyi bir uyarı oldu.."
Yanıma çöküp söylennesi ile ığrendim kafamı hemen geriye çekince gözlerimi kapadım onun yüzünü görmeyi istemiyorum . omuzlarım düşerken tekrardan konuşmuştu.
" Şimdi kalk ve bak bakayım ölmüş mü ?."
Ayağa kalkıp söylediği şeyle gözlerimi nefretle ona çevirdim kafamı iki yana hayır anlamında salladığım da ise kolumdan tutup sertçe kaldırmıştı.
" Sana ne dediysem onu yap Zeynep, hem birazdan annen gelecek vedalaşın değil mi "
"Annemle vedalaşmak hı anne kız ilişkimiz mükemmel derecede değil mi , sonuçta her annne kızını bir piskopatın eline verrir onun hayatını karartır ."
Bu saatten sonra kendimi bile düşünmeyecektim oğlum kurtulsun yeter, arkamı dönüp mutfağa giderken yutkundum çünkü mutfakta yerde yatan kişi sevda ablaydı , bir kez daha masum insanın canına kastetmişlerdi . Bunca kötülüğün arasında hep iyiler feda ediliyor. Mutfak kapısına geldiğimde gözlerim doldu.
Bir köpek için düştüğüm haller bir kadının düştüğü haller içler acısıydı..
Sevda abla kanlar içerisinde yarde yatarken Yamacı dahada sardım . Küçük bebeğimin gözleri kıpkırmızıydı bunun sebebi ise Sarptı . nefret etmekten yoruldum ama o hayla yaptıklarından yorulmadı..
Yanına yaklaşıp korkuyla baktım, yaşamasını dilerken eğilip nabzını kontrol ettim. O an derin nefes alırken kan kokusu midemi bulandırmıştı..
Hızla kalkıp mutfaktan çıkarken aklım atmayan nabzında kalmıştı, ne zamandır burda nasıl oldu olurken ben neredeydim , dün akşamdan beri gözüme uyku girmemişti bağırsaydı duyardım ama hiç bir ses yoktu tekrar gözlerimi Sevda ablanın cansız bedenine çevirdiğimde üstünde her zamanki kıyafetleri yoktu.
Pijema vardı buda akşam uyurken yada belki su almaya geldiğinde yapıldığını gösteriyor du.
" Çok yorma kafanı güzelim"
Sarpın söylenmesiyle gözüne iğrentiyle baktım..
" Sarp beni sevdiğini söylüyorsun ama seven sevdiğine böyle bir hayat yaşatır mı ?"
Söylediğime afallatmıştı ama çaktırmadı .
" Senden nefret ediyorum "
Ne söylediğimi bilmiyorum ne yaptığımı da şu an onunla aynı yerde neden durduğumuda bir yanım çek vur diyor bitsin bu ızdırap bir yanım ise yapacaklarımı kaldıracak gücüm olmadığını söylüyor ...
" Sen ne diyorsun"
İki adım gelicekken kapı sesiyle durdu , ne o kıpırdadı nede ben gözlerimizin içine baktık onda gördüğüm bazen boşluk bazen ise anlamdıramadığım bir şeyler ama asla sevgi göremedim.
" Gözlerinde gördüğüm nefretle ne kadar yıl baş ettim bilmiyorum"
Bu neydiki şimdi kafam almıyor du hiç bir şeyi , beynim durmuş gibi düşünemiyorum , söylediğinden anlam çıkaramıyorum bile sadece baktım boş boş söylemekten yorulmuştum bıkmıştım.
Yüzünde mimik oynanmazken dudakları kıvrıldı, o sırada.
Sırtını dönüp kapıyı açtı. Kapıda gördüğüm kişiyle sıkışan göğsümü pert etmeye yetti, her şey üst üste geliyor ne hissetmem gerekiyor bilmiyordum . onu her gördüğümde boşluk hissediyordum eğer bana , kendine babama iyi bir kişi olsaydı belki şu an farklı konumlarda olabilirdik .
Bazen düşünüyorum da Sarptan boşa nefret ediyorum asıl nefret edeceğim kişi annem değilmi beni Sarpla o tanıştırdı, babamın ölüme sebebiyet veren o ama işte ne kadar istemesemde annem idi bazen sığınacak limanım olmayınca onu düşünürdüm ona bakardım tabi o sıra annemde benden başka herkese koşuyor du.
" Geç "
" Bir hoşgeldin yokmu damat "
Sırtımı döndüğümde bu manzaraya katlanacağımı sanmıyordum ....
Selamlar
Geçen bölümde bahsettiğim yağız Zeynep ile Yaman'ın oğlu Yamaçla İkizler ama malesef ki Zeynep küçük oğlunu karnında kaybetti ...
Oy ve yorumlarınızı bekliyorum canlarımm 🙈 🥰




