İçeriğe geç

EVİN ORTASINDA KAYLA

Bölüm 8 · 5 dk okuma

EVİN ORTASINDA KAYLA

Bölüm 8

Operasyon ne?

Aileler sakin olmaya çalışıyordu ama hepsi içten içe panik halindelerdi. Belki banka müdürü silah seslerini duymayıp polisi aramasa daha farklı senaryolar meydana gelebilirdi.

“NESİİİİM!”

Kumru hanım en son sükunetini bozup bağırmıştı ve Mircan hanımda onun omzuna dokunarak sessizce desteğini belli etmişti. Herkes ordaydı zaten. Sinan ve Soner dışında Kayla’nın Annesi Mircan Hanım, Şu anda kızını ve içeridekileri kurtarmak için çabalayan Emniyet müdürü Fuat bey, İçeri sızmak için polislere taktik vermeye çalışan istihbarat analisti İlkay burdaydı. Nesim’in babası Beykoz belediye başkanı Metin bey, Mert ve Caner’in babaları Melih ve Cihan beylerde ordaydı. Bazı polis görevlileri ise Kayla’nın sınıf arkadaşlarını tutuyordu. Sanem alışverişe çıkmışken arkadaşlarının ailelerini ve öğretmenlerini polislerle beraber görüp olayları öğrendikten sonra diğerlerine haber vermişti.

“Benim suçum. Eğer gidip erkenden kendim alsaydım çocuklar şu an bu durumda olmazdı.” Diye hüzünlü bir şekilde söylendi. Bu sefer Mircan hanım ona “Kumru tamam sakin ol. Bu ne senin ne de başka birinin suçu, hiç kimse bunun olucağını öngöremezdi.” Diyerek destek olmaya çalıştı ama o da içten içe Kayla’ya bir şey olmasından çok korkuyor ama sakin kalmaya çalışıyordu.

Fuat bey kollarını göğsüne ovuşturdu ve arkasındaki polislere döndü. “ Daha fazla bekletemeyiz iki kere silah sesi geldi.” Diyerek tekrardan önüne döndü ardından İlkay babasına bir tablet verdi ve bir görüntü açtı.

“Yazılım departmanından görüntü geldi baba. Kameraların şifresi kırarak bazı görüntülere ulaşmışlar.” Dedi. Metin bey ve Mircan hanım sakin adımlarla görüntüleri izlemek için geldiler ama Kumru hanım jet hızıyla hemen İlkay’ın yanında belirdi ve Fuat beyin elindeki tabletten görüntüleri izlemeye başladılar ve görüntüleri izlemeyi bitirdikten sonra Kumru Hanımın kıyameti koparacağından habersizlerdi.

Kumru hanım öfkeden saçlarının rengi gibi kıpkırmızı olmuş dişlerini sıkarak konuşmaya başlamıştı.

“ Metin… o görüntüleri izledikten sonra Nesim’in nasıl hissettiğini hissediyorum. O soyguncu pislikler oğlumu korkutuyor.”

Metin beyin yüzünde her zaman ki yumuşak ifade silinmiş Banka’ya bakıyordu. Buz gibi bir sesle “ Sakin ol Kumru kimse Nesim’e ya da içerdeki çocuklara zarar vermesine izin vermiyeceğim. Sana söz veriyorum.” Dedi ama Kumru hanımın içi rahatlamamıştı. Barikatı geçmeye çalışarak içeriye girmeye çalıştı ama polisler onu engelledi ve gözü dönmüş bir şekilde Metin bey’e döndü.

“Eğer on saniye içerisinde o kapı açılmazsa kimseyi dinlemem Metin! O bankayı soyguncuların kafasına yıkarım!” Dedi kumru hanım ve araya Fuat bey girdi.

“Şu an nasıl hissettiğini biliyorum benimde kızım içeride ve o içerdeki basit haydutlar yüzünden çocuğumun saçının teline zarar gelirse… burayı yerle bir ederim.” Dedi Fuat bey her zaman ki soğuk ve ketum haliyle ve belli etmesede o da görüntüleri izledikten sonra öfkelenmişti. Melih ve Cihan beyler ise kendi aralarında konuşmaya başlamışlardı. Melih bey soğukkanlılıkla Cihan bey’i sakinleştirmeye çalışıyordu.

“ Öfkeni kontrol et. Çıkıcaklar ordan rahat ol.”

Arkadaşlar cephesindede işler pek yolunda değildi rıza içeri girmek için polislerle inatlaşıyor Sanem ve Hilal endişe ile bekliyor diğerleri ise sakin kalmaya çalışıyordu. Tabi ne kadar sakin kalına bilirse o kadar sakin kalmaya çalışılıyordu.

“Ya polis bey içeri girip o adamların haddini bildiririm ben.”

“Rıza daha polis giremiyor içeriye sen nasıl giriceksin salak herif.” Diye azarlayarak arkadaşını kolundan çekti Necip. Tülin ise ne kadar nazik olunabilirse o kadar nazik olarak Rıza’ya durumu açıklamaya çalıştı ama o bunu anlamamak için direniyordu.

“Ya rıza polis içeriye girmiyor seninde içeriye girme gibi bir hakkın yok çünkü oraya girilirse onların vurulma riski var anlandın mı arkadaşım?”

“Merak etme Tülin ben onları Gıyasettin hocayla beraber edindiğim karete hareketleri ile dayak manyağı yaparım!”

“Yok salak yemin ederim gerizekalı bu çocuk.”

Ilgın ise yakın arkadaşları Mert ve Caner için üzgün müydü? Yoksa kızgın mıydı? Hiç belli değildi.

“Ay şimdi Mert şimdi umursamazda Caner’e inşallah o malum kelimeyi söylemez.” O sırada Sanem sinirle Ilgın’a cevap verdi. “ Ilgın saçma sapan konuşma ya. Adam belli ki o şeyi söylemiş Caner’e ki ortalık böyle karıştı ama iyi tarafı ortalık karıştıda haberimiz oldu.”

Hilal, Kerem ve Şinasi ise başka bir alemdeydiler. “Kerem sence Nesim iyi midir? Yada Kayla yada diğerleri.” Diye naifçe sordu Hilal. Kerem ise Kayla’dan sonra Hilal’in Nesim’e aşkını bilen kişiydi ve ne kadar endişeli olduğunu anladı. Şakayla karışık cevap verdi. “Ya hilal merak etme. Nesim adamları boş konuşmasıyla kulak zarlarına zarar vererek mahveder artı konuşarak beyinlerini şişirerek patlatır. Sakin ol.”

Bir süre sonra Sinan geldi. Ailesinin yanına gitti koşarak ve kızkardeşinin durumunu sordu.

“İlkay! Baba! Kayla nasıl? İyi mi? O adiler bir şey yapmadı ona değil mi?” Diye sordu ve Kardeşi İlkay’ın yanına gitti. İlkay bir şey söylemedeki sadece görüntüleri izletti.

“Adiler. Güçleri sadece lise çağındaki çocuklara yetiyor.”

“Evet Kayla’da zaten öyle diyormuş adamlara o yüzden herif üstüne yürümüş. Yani benim bildiğim kadar ses kayıtlarını sadece özet geçtiler ama vermediler.” Diye aralarında konuştu ikisi sonra Sinan annesinin yanına gitti ve onu rahatlatmaya çalıştı. Mircan hanım ağlamıyordu, bağırmıyordu sadece endişeli bir suratla kızının içerden sağ çıkması için dua ediyordu. Sinan elini annesinin omuzuna koydu.

“Merak etme anne kayla zekidir. Oradakiler ona dokunursa zaten kendilerini yaşamıyor saysınlar.” Dedi. Mircan hanımın aksine Kumru hanım duygularını çok belli ediyordu ve yine Metin beyin yanına gidecekti ama Metin bey, Fuat beyin yanına gitti. Tüm polis ekibini topladı ve sessiz bir şekilde konuşarak onlara komut verdi. Zaten gergin olan ortam sessiz plandan sonra iyice gerginleşti ve herkesi merağa boğdu. Kumru hanımda artık tüm duyguları bir arada yaşamaktan çatlayacaktı. Melih bey ve Cihan beyde o konuşmanın içerisindeydiler ve Cihan bey için bu baya bir hararetli konuşmaydı.

“Başkanım tamamda bu…” sözüne Melih bey karıştı. “Riskli evet ama bir yandanda mantıklı.” Sonra diğer polis ekibine bir şey anlatmaya başladılar ama onlarda çok emin gibi değildi ve bu Ilgın’nın gözünden kaçmamıştı.

“Ne konuşuyorlar orda ya? Bizimkiler içeride can çekişiyor onlar orda ne yapıyor.” Dedi sonra Sanem onu tersler bir şekilde karşılık verdi. “Koskoca insanların mahalle kadınları gibi dedikodu yapacak hali yok heralde Ilgın bir planları var heralde.”

Uzun bir konuşmadan sonra herkes eski hallerine geri döndü ve Fuat bey geri kalan ekibe planın anlatılması için bir adamını gönderdi.

Metin beyde ilerlerken yolunu Kumru hanım kesti.

“Metin nereye gidiyorsun? Fuat bey ile az önce ne konuştun bir şey mi var?”

Metin bey iki elinide karısının omzuna koydu ve onu sakinleştirdi.

“Merak etme Kumru çocuklar kurtulacak.” Dedi ve karısının yanından usulca ayrıldı ve gözlerini gençlerin olduğu yere çevirerek ilerlemeye başladı. Sanem ve diğerleri ne olduğunu anlamadan Metin bey ellerini Necip ve Rıza’nın omuzlarını koydu.

“Gençler arkadaşlarınızı kurtarmak için sizden yardım alabilir miyim?”

Necip bir şey anlamamış gibi Metin beyin ne demek istediğini çözmeye çalışıyordu Rıza ise hemen gözleri parlayarak önünde eğildi.

“Emredin Başkanım! Operasyon ne?”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.