Helena, güvenlik kameralarındaki o anlık gölge ve camdaki siluetle ilgili şüphelerini doğrulamak için daha detaylı bir araştırma yapmaya karar verdi. Kameranın kayıtlarını bir USB belleğe aktardı ve yakınlardaki küçük kasabanın teknik destek mağazasına götürdü. Mağazanın sahibi, orta yaşlı, gözlüklü bir adam olan Bay Henderson, videoyu inceledi.
"Hm, ilginç," dedi Bay Henderson, videoyu ağır çekimde izlerken. "Görüntü biraz bulanık, ama evet, sanki hızla geçen bir şey var. Bir hayvan desek, bu kadar hızlı ve hedefli olmazdı. Bir insan… Belki koşuyor olabilir."
Helena, "Ama bu kadar hızlı bir insana benzemiyor. Sanki bir anda belirip kayboluyor," diye ekledi.
Bay Henderson omzunu silkti. "Kamera açısı tam denk gelmiyor, o yüzden net bir şey söyleyemem. Ama bir hareket var, evet. İzleniyor gibi hissetmenize sebep olabilecek kadar belirgin."
Bu cevap Helena'yı ne rahatlattı ne de tatmin etti. Mağazadan çıktıktan sonra, aklında dönüp duran tek bir soru vardı: Gerçekten kim onu izliyordu?
Evine döndüğünde, kamera kayıtlarını kendi bilgisayarında daha detaylı incelemeye başladı. Saatler boyu, her bir kareyi analiz etti. Görüntüleri büyüttü, ışık ayarlarını değiştirdi. Ve sonunda, o saniyelik gölgenin içinde, bir anlığına beliren bir detay yakaladı. Koyu renkli giysilerin içinden belli belirsiz, parlak, metalik bir yansıma. Sanki bir kamera lensi gibi…
Helena'nın kalbi hızla çarpmaya başladı. Bu, basit bir gözetleme değildi. Bu, onun her hareketini kaydetmeye çalışan biriydi. Peki neden? Ve en önemlisi, nasıl bu kadar hızlı hareket edebiliyordu?
Korku, paranoyayla birleşiyordu. Yeni videolar çekmek zorunda olduğu için sürekli dışarı çıkıyordu, orman manzaralı çekimler yapıyordu. Artık her ağacın arkasında bir gölge, her çalının içinde bir çift göz arıyordu. Telefonu elinden düşmüyordu, sürekli dış sesleri kaydediyor, takipçileriyle etkileşimde olmaya çalışıyordu. Sanal dünyadaki milyonlarca takipçisi, bu yalnızlık içinde ona bir nebze olsun güvenlik hissi veriyordu.
Bir akşam, yeni bir makyaj videosu için çekim yaparken, arka planda, ormana bakan camdan içeriye doğru çok hafif bir yansıma fark etti. Sanki birisi ormanın derinliklerinden onu çekiyordu. Videoyu bitirdiğinde, o anı tekrar izledi. Yansıma çok zayıftı, neredeyse algılanamayacak kadar. Ama Elif emindi. Bu, o ışıklı gözlerin bir kanıtıydı.
Ne yapacağını bilemiyordu. Polisi tekrar arasa, "paranoik" diyeceklerdi. Eski sevgilisi olsaydı, bunu ona belli ederdi. Peki bu gizemli kişi kimdi? Ve neden onu hedef almıştı? Helena kendini bir kapanın içinde hissediyordu. En güvenli yeri olması gereken ev, artık en büyük korkularının kaynağıydı.