İçeriğe geç

Evim, Hapishanem

Bölüm 4 · 2 dk okuma

Evim, Hapishanem

Bölüm 4

Bölüm 4: Kayıp Bağlantı

Helena'nın psikolojik durumu giderek kötüleşiyordu. Geceleri uyuyamıyor, gündüzleri her tıkırtıda irkiliyordu. Takipçilerinden gelen "Helena, neden bu kadar solgunsun?" ya da "Çekimlerin neden hep evin içinde?" gibi yorumlar artık onu rahatsız etmeye başlamıştı. Onlara iyi olduğunu, sadece taşınma yorgunluğu olduğunu söyleyerek geçiştiriyordu ama bu yalanlar onu daha da yıpratıyordu.

Bir sabah, uyandığında internet bağlantısının kesildiğini fark etti. İlk başta önemsemedi, Amerika'daki kırsal bölgelerde bunun olası bir durum olduğunu biliyordu. Ancak öğleye kadar bağlantı gelmeyince ve telefonunun da çekmediğini fark edince endişelenmeye başladı. Cep telefonunu alıp evin içinde dolaştı, pencerenin kenarına yaklaştı, hatta dışarı bahçeye çıktı. Hiçbir yerde sinyal yoktu.

Normalde bu kadar izole bir bölgede yaşamıyordu. Şehir merkezinden uzaktı evet, ama cep telefonu sinyali her zaman vardı. Bu durum oldukça garipti. İnternet ve telefon bağlantısının aynı anda kesilmesi bir tesadüf müydü, yoksa kasıtlı mıydı?

Helena, arabasına atlayıp kasabaya gitmeye karar verdi. Belki yolda sinyal çekerdi, ya da kasabadan bir telekomünikasyon şirketini arayabilirdi. Ana yola çıktığında, yol kenarında bir tamirat ekibinin çalıştığını gördü. Büyük bir kamyon ve birkaç işçi, yolun kenarındaki bir direğin etrafında toplanmıştı.

Arabayı yavaşlattı ve camını indirdi. "Affedersiniz," diye seslendi. "Bu bölgede telefon ve internet bağlantısı neden kesik biliyor musunuz?"

İşçilerden biri, yaşlıca, yorgun görünen bir adam yaklaştı. "Evet hanımefendi. Bir kablo arızası var. Büyük bir arıza, anlaşılan bir hayvan kemirmiş veya bir şey çarpmış. Biraz zaman alacak gibi görünüyor, belki yarın akşama kadar düzelir."

Helena'nın içinde garip bir his oluştu. Bir hayvan mı? Bu kadar büyük bir arıza mı? Yoksa bu sadece bir kılıf mıydı? Zihnindeki paranoya, her detayı bir tehdit işaretine dönüştürüyordu. İşçilere teşekkür edip yoluna devam etti, ancak bu açıklama onu rahatlatmamıştı. Tam aksine, izlendiği hissini daha da pekiştirmişti. Sanki onu dış dünyadan tamamen izole etmek istiyorlardı.

Kasabaya vardığında, bir internet kafeden ailesine ve birkaç arkadaşına güvende olduğuna dair kısa bir mesaj attı. Aslında pek de güvende hissetmiyordu ama onları endişelendirmek istemedi. En önemlisi, polise gidip bu "kablonun kemirilmesi" olayını anlatmaya çekiniyordu. Kim inanacaktı ki ona?

Helena eve döndüğünde, hava kararmaya başlamıştı. Evin içine girmeden önce, tekrar kameraları kontrol etti. Dünden beri yeni bir hareket var mıydı? Saatler boyu izlediği videolarda, o bulanık gölgeden başka hiçbir şey yoktu. Ancak içgüdüleri, o gizemli kişinin bir yerlerde, onu beklediğini fısıldıyordu. Kendini daha önce hiç bu kadar çaresiz ve savunmasız hissetmemişti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.